Hatay’daki “Afette Kadın” paneli ve TÜRMOB iftar programı hem deprem gerçeğini hem de mali müşavirlik mesleğinin beklentilerini yeniden gündeme taşıdı: Türkiye dirençli kentler kurmalı, mali müşavirlik mesleğinin talepleri ivedilikle hayata geçirilmelidir.
Yeni haftadan herkese merhaba. Öncelikle Ramazan Bayramınızı şimdiden kutluyor, barış, sağlık, refah ve esenlikler diliyorum. Bir önceki yazımı kaleme aldığımdan bu yana TÜRMOB olarak yoğun bir dönemi geride bıraktık ve iki önemli etkinliğe imza attık. Bu organizasyonlar yalnızca birer program olmasının ötesinde hem toplumsal sorumluluğumuzu hatırlatan hem de mesleğimizin gündemindeki sorunları dile getirme fırsatı sunan anlamlı platformlar oldu.
İlk etkinliğimiz, 1-7 Mart Muhasebe Haftası kapsamında ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün hemen öncesinde, Hatay’da düzenlediğimiz “Afette Kadın” paneli oldu. Programda afet süreçlerinde kadınların karşılaştığı zorluklar, dayanışmanın önemi ve toplumsal iyileşme sürecinde kadınların üstlendiği kritik roller ele alındı.
Mali müşavirlik mesleğinin talepleri Geçtiğimiz hafta düzenlediğimiz TÜRMOB’un geleneksel iftar programında siyasi parti temsilcileri, milletvekilleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileriyle ve basın mensuplarıyla bir araya gelerek mesleğimizin sorunlarını ve beklentilerini doğrudan dile getirme imkanı bulduğumuz önemli bir buluşma oldu. Öncelikle katılım gösteren herkese buradan çok teşekkür ediyorum.*** Bu çerçevede meslek camiamızın uzun süredir dile getirdiği bazı taleplerimizi tekrar paylaşma fırsatı da bulduk:
1. Vergi beyan ve bildirimlerinde, mali müşavirler tarafından imzalanma zorunluluğuna ilişkin kapsamın genişletilmesi gerektiği üzerinde durduk.
2. Elektronik beyanname ve bildirimlerde olduğu gibi e-Defter ve beratlarının geç yüklenmesi durumunda da gecikme süresiyle orantılı indirimli ceza uygulanması gerektiğini söyledik.
3. Hazine ve Maliye Bakanlığının, sorgu başına aldığı “Katılım Payı”nın meslektaşlara maliyet olarak yansıtıldığını, bu payın meslek mensupları tarafından ödenmesinin adil olmadığını ifade ettik.
4. Yeminli mali müşavirlerin karşıt inceleme işlemlerinin elektronik ortama taşınmasını olumlu bir gelişme olarak görmekle birlikte, 30 günlük cevap verme süresinin bir gün bile aşılması halinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlere ceza uygulanmasının hakkaniyetli olmadığını belirtik.
5. Meslek Yasamızda yer alan, bir yıl veya daha fazla hapis cezası alanların (ertelenmiş olsa dahi) meslekten menedilmesine yol açan düzenlemenin, meslek mensupları açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını ifade ettik.
6. Mali müşavirlerin ekonomik ve ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk yapabilmesine imkân tanıyacak bir yasal düzenlemenin ivedilikle yasallaşmasını gerektiğini talep ettik.
7. Esnaf odalarına muhasebe yapma ve beyanname verme yetkisi tanıyan düzenlemeyi hukuka aykırı bulduğumuzu bir kez daha açıkça dile getirdik.
8. Meslek yasasına ilişkin alt düzenlemeler yapılırken TÜRMOB’un görüşünün alınmasının, mesleki çalışma barışı açısından son derece önemli olduğunu özellikle vurguladık.
Kısacası; bir yanda afetlerin yaralarını sarmaya çalışan toplumun dayanışma ihtiyacı, diğer yanda ülkemizin mali sisteminin sağlıklı işlemesi için emek veren meslek mensuplarının beklentileri var. TÜRMOB olarak hem toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmeye hem de mesleğimizin hak ettiği değeri görmesi için mücadele etmeye devam edeceğiz.