Anayasa Mahkemesi’nin TÜRMOB’un düzenleme yetkisine ilişkin kararı, meslek kuruluşlarının görev ve sorumlulukları açısından önemli bir değerlendirme ortaya koydu.
Bir mesleğin gücü yalnızca sahip olduğu yetkilerle değil, o yetkileri hangi sorumluluk bilinciyle kullandığıyla ölçülür. Serbest muhasebeci mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirlik mesleği de yıllardır kamu yararı doğrultusunda; finansal sistemin (muhasebe), vergi ve denetim sisteminin güvenilirliği için önemli bir görev üstlenmektedir.
Bu nedenle meslek örgütlerinin kurumsal özerkliği bir ayrıcalık değil, Anayasa’nın tanıdığı kamusal bir güvencedir. TÜRMOB tarafından açılan dava neticesinde; Anayasa Mahkemesi, yeminli mali müşavirlik sınav komisyonunun çalışma usulleri, sınav konuları ve sınava ilişkin diğer esasların belirlenmesinde TÜRMOB tarafından çıkarılacak yönetmelik için öngörülen “Maliye Bakanlığının uygun görüşü alınmak suretiyle” şartını, Anayasa’ya aykırı bularak iptal etti. (Anayasa Mahkemesinin, 12/2/2026 tarihli ve E.2026/25, K.2026/25 sayılı kararı, 23 Haziran 2026 tarihli RG.) Daha önce de TÜRMOB tarafından, Genel Kurul Kararları uyarınca çıkarılacak olan 3568 sayılı Yasayla ilgili Disiplin Yönetmeliği, Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, Oda ve Birlik Yönetmelikleri hakkında da Anayasa Mahkemesi aynı yönde karar tesis etmişti.
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği bu kararlar, anılan yönetmeliklerin yasaya aykırı olmaması şartıyla, yalnızca bir kanun maddesindeki ifadenin iptali değil, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının anayasal konumunu ve mesleki özerklik anlayışını yeniden hatırlatan önemli bir değerlendirmeleri içermektedir.
Meslek kuruluşları, üyelerinin ortak çıkarlarını koruyan yapılar olmanın ötesinde; mesleğin standartlarını belirleyen, etik ilkeleri geliştiren ve kamu adına sorumluluk taşıyan kurumlardır. Bu nedenle bu yapıların görevlerini yerine getirirken belirli bir özerkliğe sahip olması gerekir. Devletin, meslek kuruluşları üzerindeki idari gözetim ve mali denetim yetkisi, meslek kuruluşunun yerine geçmek anlamına gelemez. Bir yönetmeliğin yürürlüğe girebilmesinin idarenin “uygun görüşüne” bağlanması, görüş bildirme sınırını aşarak uygulamada onay mekanizmasına dönüşmektedir. Bu da meslek kuruluşunun düzenleme yapma yetkisinin ve özerkliğinin ortadan kaldırılması demektir.
TÜRMOB, kanunla kurulmuş, tüzel kişiliğe sahip, kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşudur. Mesleki standartları yükseltmek, sınav süreçlerini düzenlemek ve kamu yararını gözetmek gibi görevlerini etkin biçimde yerine getirebilmesi için kurumsal özerkliğinin korunması zorunludur. Özerklik, kamu yararından bağımsız bir alan değil; tam tersine kamu yararının daha etkin şekilde gerçekleştirilmesine hizmet eden bir sorumluluk anlayışıdır.