5-6 Haziran’da Çorum UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları dahilinde düzenlenen Açık Ateş Gastronomi Etkinlikleri’ni izlemek için Logos İletişim Başkanı Zeynep Kakınç ve ekibiyle birlikte küçük bir basın grubu olarak Çorum’daydık.
Çorum Valisi Ali Çalgan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın da katıldığı etkinliklerde kentin zengin tarihi mirası, ekonomisi, yatırımları ve hedefleri hakkında bilgi aldık. Kentin hayallerini dinledik. Bedesten’deki ilk gün etkinliklerinde Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Yüksek Meslek Okulu, Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölümü Öğrencileri ve çeşitli kadın kooperatiflerinin temsilcileri Çorum yemeklerini tanıttılar. Programda Hitit Üniversitesi öğrencilerince hazırlanan İlklerin Coğrafyası Resim Sergisinin açılışı yapıldı.
Tüm etkinliklerde kadınların ve gençlerin yoğunluğu özellikle dikkatimi çekti. Gençlerin hepsinde büyük bir heyecan, neşe ve geleceğe yönelik umut vardı.
Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın “Gizli bir hazine” olarak tanımladığı Çorum, bugüne kadar öne çıkmamayı tercih etmiş olan bir kent. Oysa, anlatacak pek çok öyküsü var. Kent son yıllarda üretimde ve tarımda büyük bir ivme yakalamış. Artık kabına sığamıyor. Bu yüzden, önümüzdeki dönemde kenti Türkiye’ye ve dünyaya tanıtmaya yönelik bir niyet ve kararlılık mevcut. İlk adım olarak UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Alanı başvuru sürecini resmen başlatmışlar. Bu süreci hızlandırmak ve eko-sistemi büyütmek için de Açık Ateş Gastronomi Etkinlikleri yapılmasına karar verilmiş.
Çorum tüm cephelerde birden çalışarak iddiasını artırıyor.
Dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından biri ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hitit İmparatorluğu'nun başkenti Hattuşa Çorum’u dünya tarih mirası atlasında ilk sıralara yerleştiriyor. TÜİK verilerine göre çevre ilçeler ve köylerle Çorum il genel nüfusu 520 bin civarında. Merkezin ise 300 bin nüfusu var. Yarım milyon nüfuslu Çorum, bugün 6.2 milyar dolar ihracat yapan, 4 bin yıllık medeniyet mirasıyla Türkiye'nin en önemli sanayi merkezleri arasında yer alıyor.
M.Ö. 1280 veya 1269 yıllarında Hititler ve Mısırlılar arasında imzalanan Kadeş Antlaşması, tarihin bilinen ilk yazılı barış antlaşmasıdır. İki büyük imparatorluk arasında eşitlik ilkesine dayanan bu belgede Hitit Kralı’ın yanında Kraliçe Puduhepa’nın da mührünün olması, Anadolu topraklarında kadının toplumsal liderliğinin ve yöneticiliğinin de bir göstergesidir. Hitit kraliçesi Puduhepa’dan 3 bin yıl sonra, bir zamanlar Hitit medeniyetinin başkenti olan Çorum’da, bugün kadınların ve gençlerin yüzü gülüyor. Hitit Kraliçesi Puduhepa ilham kaynağı olmaya devam ediyor.
Daha önce bir kaç kez gittiğim Çorum’da bu toplantılarda edindiğim bilgi ve izlenimler doğrultusunda kentin yakın bir gelecekte önemli bir cazibe merkezi olacağını söyleyebilirim. Bu öngörümü destekleyecek 9 maddeyi de aşağıda kısaca özetlemeyi diliyorum:
- Güçlü ekonomik yapı
Karadeniz Bölgesi'nin açık ara ihracat lideri olan Çorum, 2025 yılındaki 6.2 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye'nin ilk 10 ili arasında yer alıyor. Çorum’un üretim ve ihracattaki başarısına dikkat çeken Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Ticaret Bakanlığı verilerine göre ilin 2026 yılının ilk dört ayında 1 milyar 603 milyon doları aşan ihracata ulaştıklarını ifade ediyor.
Kentte Merkez’de, Osmancık’ta ve Sungurlu’da olmak üzere aktif 3 organize sanayi bölgesi var. Dördüncü organize sanayi bölgesi için de çalışmalar yürütülüyor. Çorum OSB’de 167 firma faaliyet gösteriyor. 8.194 kişi çalışıyor. Çorum OSB firmaları ürünlerini 136 ülkeye gönderiyor. Çorum, Makine ve imalat, Döküm ve metal sanayi, Savunma sanayi , Seramik ve toprak ürünleri, Medikal ekipman üretimi, altın rafinerisi faaliyetleriyle büyük katma değer yaratıyor.
- Gıda üretiminde ilk sıralarda
Çorum sanayide olduğu gibi, tarımda da çok başarılı sonuçlar elde ediyor. Anadolu’nun tahıl ambarlarından birisi olan kentin verimli topraklarında çeltik, çörek otu, nohut, arpa, ayçiçeği, haşhaş ve buğday üretimi yapılıyor. Buğday-çavdar melezi olan tritikale üretiminde Türkiye birincisi konumunda olan Çorum, kaliteli buğdaylarından elde edilen unları, ülkenin dört bir tarafına gönderiyor. Ayrıca, Osmancık pirinci, çörekotu, yeşil mercimek, Alaca mor soğanı, Üyük sarımsağı, Kışlacık pırasası, Oğuzlar cevizi gibi ünlü ürünleri de bulunuyor.
- Coğrafi işaretli ürünler
Çorum ekilip dikilen alan itibariyle illerimiz arasında 19. sırada yer alıyor. Gastronomi hammaddelerinin tedarikçisi olan kentin, bu alanda 36 coğrafi işaretli ürünü var. Bölge, leblebinin yanı sıra, Çorum kebabı, İskilip dolması, Kargı tulum peyniri, kuru mantı, beyaz baklava, Çorum şekerlemesi, Çorum simidi, İskilip turşusu, Osmancık ayvalı yahni, kapari gibi çok sayıda özel ve lezzetli ürüne sahip.
- Köklü gastronomi geleneği
Çorum mutfağı özgünlüğüyle dikkat çekiyor. Kentin tarihi mirasında, İtalyanların “Cucina povera” olarak tanımladığı yaklaşımın en güzel örneklerini görmek mümkün. (Cucina povera İtalyan mutfağında "yoksul mutfağı" veya "fakir mutfağı" anlamına gelen; kırsal kesimlerdeki ekonomik zorluklar nedeniyle ortaya çıkan, elde kalan yerel ve basit malzemelerin israf edilmeden değerlendirildiği geleneksel bir pişirme kültürü. )
Çorumlu kadınlar yokluk-kıtlık zamanlarında evlerinde bulunan her türlü malzemeyi kullanmış ve eşsiz ve uyumu mükemmel yeni lezzetler ortaya çıkarmışlar. Karaçuval helvası, hasıda, omaç, yırtma aşı gibi özgün lezzetlerin çıkış noktası hep yokluk olmuş.
Son yıllarda, Hitit döneminin tabletlerinden elde edilen yemek tarifler üzerinde de çalışılıyor. Hattuşa’da ve Hititler’in yaşadığı diğer bölgelerde yapılan kazılarda bulunan kil tabletler Hititlerin zengin mutfak kültürüne sahip olduklarını kanıtlıyor. Bilim adamları, o dönemde 200’den fazla ekmek çeşidinin olduğunu tahmin ediyorlar. Hititlerden alınan ilham ve çalışmalar sonucunda, 2025 yılında “Hitit Ekmeği” üretimi başlamış durumda. Kadın kooperatifleri, 3000 yıllık tarifle organik yöntemlerle yaptıkları ekmekleri el emeği pazarlarında ve internet aracılığıyla satışa sunuyorlar.
- Eşsiz tarihi doku
Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden birisi olan Çorum’un tarihi yaklaşık 8 bin yıl öncesine uzanıyor. Kent, MÖ 2. binyılda Anadolu'nun ilk büyük imparatorluğunu kuran Hititlerin başkenti olan Hattuşa ile tanınıyor. Hititlerden sonra Frigler, Persler, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar’a ev sahipliği yapan bölge çok zengin bir tarihi mirasa sahip. Devesa bir açık hava müzesi olan Çorum’da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki Hitit başkenti Hattuşa, Aslanlı Kapı, Kral Kapısı ve Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı’yla; Alacahöyük, Şapinuva, İncesu Kanyonu, Laçin Kapılıkaya Kaya Mezarı gibi eşsiz tarihi ve doğal cazibe merkezleri bulunuyor. Hitit, Frig, Roma ve Osmanlı dönemlerine ait eserleri barındıran zengin bir arkeoloji müzesi olan Çorum Müzesi ise başlıbaşına çok önemli bir ziyaret noktası.
- Tarihi Kültür yolu projesi ve canlanan kent kültürü
Anadolu medeniyetlerinin önemli duraklarından biri olan Çorum, son yıllarda Tarihi Kültür Yolu projesi çerçevesinde yeniden düzenleniyor. Kale İçi’nde kapsamlı bir dönüşüm projesi yürüttülüyor. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın verdiği bilgiye göre,
14 bin 500 metrekarelik bir alan içinde Çorum’un tarihi meydanı ve Han Önü Meydanı’nı birleştirildi. Türkiye’nin en büyük ahşap hanı olan Veli Paşa Hanı restore edildi. 1100 yıllık Selçuklu döneminde ait 1100 yıllık kalenin etrafı açıldı. Merkezdeki alanda 1500’lü yıllara ait olan bir bedesten aslında uygun olarak yerinden inşa edildi. İçine yer alan dükkanlarda yerel ürünler ve el emeği çalışmalar satılıyor.
Bölgede müze, sanat atölyeleri, butik otel, restoran ve kültürel yaşam alanlarının yer alacağı yeni bir cazibe merkezi oluşturulması planlanıyor. Birçok yapı restore edilerek yeniden işlevlendirilmiş durumda. Tarihi İkiz Konaklar butik otel konseptiyle turizme kazandırılacak. kaydede Veli Paşa Hanı, İkiz Konaklar, Çöplü Arastası ve tarihi meydan düzenlemeleriyle Çorum’un kültürel kimliğini güçlendiriliyor..
- Halkın katılımı
Çorum halkı gastronominin sağlayacağı katma değerin farkında olarak, kentin UNESCO yolculuğunda en güçlü katkıyı vermek için çalışıyor. Çorum mutfağının geleneksel lezzetleri restoranlarda kolayca bulunabiliyor. Çorum Belediyesi, bu süreçte oluşturduğu gastronomi birimi vasıtasıyla hem vatandaşları hem de restoran sahiplerini bilgilendirmek için çalışıyor. Restoranların yemek menülerinin yanı sıra, dekorasyonu, menü tasarımları, restoran çalışanlarının kıyafetleri, müşteri karşılama gibi konularda da eğitim çalışmaları yapılıyor.
Şehirde yer alan 8 Kadın Kültür merkezinde her yıl 15 bin üzerinde kadın; geleneksel el sanatları, resim, müzik, dikiş-nakış, gastronomi benzeri programlara katılarak eğitim alıyor. Ayrıca, 8 gençlik merkezinde her yıl 30.000 üzerinde ilkokul ortaokul lise öğrencisi akademik, spor ve sanat konularındaki kurslara katılıyor. Çorumlu Obası gençlik kampında her yıl 60.000 öğrenciye eğitim veriliyor.
Örnek bir tanıtım faaliyeti: Çorum Açık Ateş Etkinlikleri
3-7 Haziran 2026 tarihinde Çorum UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları dahilinde düzenlenen Açık Ateş Gastronomi Etkinlikleri, İspanya, İtalya, Fransa, Brezilya, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere birçok farklı ülkeden şefleri, gastronomi profesyonellerini ve fikir insanlarını ağırladı.
Program Bedesten Meydanı’ndaki ateş yakma töreniyle başladı. Çorum Valisi Ali Çalgan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve Çorum Esnaf ve Sanatkarları Odaları Birliği Başkanı Recep Gür’ün açılış konuşmaları ile devam eden etkinlikler, daha sonraki günlerde açık ateş pişirme teknikleri, şefler ile yerel ustaların birlikte gerçekleştirdikleri workshoplar, Hitit mutfağı ve kültürel miras temalı gezi programları, söyleşiler, sergiler, gastronomi safarileri ve Gala Yemeği gibi organizasyonlarla devam etti..
Bedesten’de Kadınlar ve gençler ön plandaydı
Etkinliklerde en çok dikkat çeken nokta , her ortamda Hitit Üniversitesi öğrencilerinin yüksek sayıdaki katılımıydı. Bedesten’deki ilk gün ekinliklerinde Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Yüksek Meslek Okulu Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölümü Öğrencileri ve çeşitli kadın kooperatiflerinin temsilcileri Çorum yemeklerini tanıttılar. Programda Hitit Üniversitesi öğrencilerince hazırlanan resim sergisinin açılışı yapıldı. Yakılan etkinlik ateşi sonrası açılışı yapılan İlklerin Coğrafyası Resim Sergisi gezildi.
Etkinlik akademik içeriğiyle de ön plana açıktı
Geçmişin Peşinde Geleceğin İzinde Etkinlikler kapsamında ilk gün Anitta Hotel’de “Geçmişin Peşinde Geleceğin İzinde” başlığı altında birçok oturum düzenlendi. Konuşmacılar, Çorum’un gastronomi potansiyelinin yalnızca mutfak kültürüyle değil, tarih, üretim, kültürel miras ve şehir kimliğiyle birlikte ele alınması gerektiğine vurgu yaptılar. UNESCO yolculuğunun bir tanıtım kampanyasından çok, şehrin sahip olduğu değerleri görünür kılan ve geleceğe taşıyan kapsamlı bir kalkınma vizyonu olacağı ifade edildi.
Moderatörlüğünü Yemek Kültürü Danışmanı Filiz Hösükoğlu’nun yaptığı Yemek, Bireysel Bir Üretim Mi Yoksa Kolektif Bir Deneyim Midir? oturumunun ardından Osmancık Belediye Başkanı Ahmet Gelgör tarafından gerçekleştirilen Osmancık’ta Pirinç Kültürü sunumu yapıldı.
Sürdürülebilirlik Açısından Ateşle Pişirme Nasıl Anlaşılmalıdır? oturumu Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Kübra Sultan Yüzüncüyıl; Anadolu’da Peynir oturumu ise Yöresel Yemek Araştırmacısı ve Yazar Adnan Şahin moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
Gastronomi ve Mutfak Kültürü Yazarı Reha Tartıcı, Yerel Ürünler Ve Sürdürülebilir Tarım Denkleminde Çorum’u konukları ile konuşurken; İskilip Belediye Başkanı İsmail Çizikci ise İskilip Dolmasının Tarihçesi’ni anlattığı sunum ile programda yer aldı.
Unesco Yolculuğunda Çorum başlıklı oturum; Milliyet Gazetesi Gastronomi Yazarı Zeynep Kakınç’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Kakınç’ın konukları Çorum Valisi Ali Çalgan, Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve Yöresel Yemek Araştırmacısı – Yazar Adnan Şahin oldu.
Çorumlu Obası’nda yerli ve yabancı ustalar maharetlerini sergilediler.
Çorumlu Obasında düzenlenen Açık Ateş etkinlikleri tam bir şölen havasında geçti. Taş, kül ve doğrudan ateş ile gerçekleştirilen ilkel pişirme tekniklerini izlemek programa katılan gastronomi öğrencileri için çok değerli bir deneyim oldu.
Oba’da bir yanda, Brezilya ve Uruguay tarafından kurulan açık ateş alanlarında etin yanı sıra sarımsak-soğandan ananas ve portakal gibi sebze meyvelere kadar çeşitli tarifler hazırlandı. Diğer yanda, kadın üreticilerin, sacda yaptıkları baklavalardan tepsi böreklerine, ekmeklerden tandırlardan helvalara birçok özgün lezzet ateşin gücü ile neler yapılabileceğini gösterdi. Adana’dan Erzurum’dan Diyarbakır’a Anadolu’dan birçok usta, kendi istasyonlarında yemeklerini hazırlayıp, sundular. İspanya’dan Brezilya’ya Uruguay’dan Lübnan’a birçok ülkeden gelen şefler, akademisyenler ve sanatçılarla zenginleşti.
Obadaki büyük Otağı’da gerçekleştirilen Sürdürülebilir Kalkınma İçin Bir Güç Olarak Gastronomi söyleşisi, Sürdürülebilir Gastronomi Uzmanı ve Bağımsız Danışman Blanca Del Nova’nın moderatörlüğünde ve Brezilya’dan Diego Adrian Peres Sosa ve Juan David Diaz Murcia ile İspanya’dan İnaki Gorrochategui Ayerbe ve İvan Carlo Perez konukluğunda gerçekleştirildi.
Tebrikler…
Çorum UNESCO Gastronomi Şehri hedefi ve uluslararası açılım planları dahilinde düzenlenen Açık Ateş Gastronomi Etkinlikleri ilk yılında sınavı başarıyla geçerek, uluslararası bir etkinlik olarak kayda geçti. Başarının gerisindeki herkesi kutlamak gerekiyor.
- İlk tebrik projeyi sahiplenen kent halkına gitmeli. Çorum çok temiz bir kent. Halkı kibar. Göç almayan bir beldenin huzuru her yerde hissediliyor. Esnaf ilgili, servis kalitesi yüksek. Konakladığımız Anitta Otel’deki çalışanların ilgisi ve nezaketi, gastronomi alanındaki kadın girişimcilerin sayısı ve başarıları dikkatimi çekti. Etkinliklerde sohbet ettiğim kadınlar, girişimciler ve gençler kentin UNESCO Gastronomi Şehri çalışmalarını çok önemsediklerini dile getirdiler.
- İkinci tebrik, Çorum’un yerel yönetimi kentin gastronomi alanında uluslararası bir marka haline gelmesi için yoğun çalışmalar yürüten yerel yönetime. UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı Gastronomi Alanı başvuru sürecinin resmen başladığını , “Gastro Çorum” projesi kapsamında kentin gastronomi mirasını turizmle bütünleştirdiklerini belirten Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, amaçlarını şu cümlelerle ifade etti: “sadece yemeklerimizi tanıtmak değil; üretim kültürümüzü, imece sofralarımızı, kadın emeğini ve binlerce yıllık mutfak hafızamızı geleceğe taşımaktır. Çorum’un UNESCO Gastronomi Şehri olması için tüm paydaşlarımızla birlikte çalışıyoruz.”
- Üçüncü tebrik: Açık Ateş Festivali’nin fikir babası olan Anadolu Halk Mutfağı Derneği kurucularından, araştırmacı, yazar Adnan Şahin’e. Adnan Bey, eşi Deniz Şahin’le birlikte işlettikleri “SADE Beş Denizler Mutfağı” adlı restoranın sahibi. Tokatlı olduğu için bölgeyi yakından tanıyor. Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ı Çorum’un UNESCO başvuru sürecinde, Berlin Turizm Fuarı’na katılmaya yönlendiren Şahin’in “Açık Ateş” önerisi doğrultusunda İspanya, İtalya ve Brezilya başta olmak üzere birçok ülkeden ünlü şeflerin katılımıyla gerçekleştirilen organizasyon Çorum’un uluslararası tanıtımına önemli katkı sağladı. Çorum heyeti, Ekim ayında İspanya’da düzenlenecek San Sebastian Gastronomika Fuarı’na da katılmayı planlıyor.
- Dördüncü tebrik, Logos Gastronomik ve Stratejik İletişim Ajansı’na. Zeynep Kakınç ve ekibi, Çorum Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Eray Çetinkaya’nın ekibiyle birlikte, çok kısa sürece mükemmel bir organizasyona imza attılar. Logos’un kurucusu Zeynep Kakınç, Gastronomi alanında Türkiye’nin en eski ve saygın sivil toplum örgütü olan Mutfak Dostları Derneği’nin 4 dönemdir yönetim kurulu başkanlığını yürütüyor. Slow Food’un Balkan ülkelerinde sürdürdüğü Essedra projesinin 2012-2016 yıllarında Türkiye ortağı olan Mutfak Dostları Derneği’nde hem Anadolu Lezzet Envanteri (ALE) projesinde, hem de “Uluslararası Coğrafi İşaretleme Sistemi” gibi Türk mutfak kültürüne yönelik çalışmalarda sorumluluklar üstlenen Kakınç Gaziantep UNESCO Lansmanı, Uluslararası Akdeniz Ülkeleri Hatay Mutfak Günleri, Gaziantep UNESCO lansmanı ve Adana Lezzet Festivali gibi pek çok ulusal ve uluslararası etkinlikte rol aldı.
Önümüzdeki dönemde de Çorum’dan gelecek yeni haberleri beklemeye devam edelim.
