Barselona’dayım ve şehirde adım atacak yer bulmak neredeyse imkânsız. Oteller cep yakıyor; müze ve tarihi mekânlara rezervasyonsuz girmek ise hayale yakın. Şehrin simgesi, 1882’de yapımına başlanan ve hâlâ tamamlanmayan Sagrada Familia’yı ziyaret etmek istedim, “19 Nisan’a kadar dolu” yanıtını aldım. Otelde internette dolaşırken, 25 Euro'luk biletlerin 150 Euro'ya satıldığını gördüm.
Resmî rakamlara göre geçtiğimiz yıl Barselona’da 16 milyon turist konaklamış. Çevredeki yerleşimlerle birlikte bu sayı 26,1 milyona ulaşıyor. Oysa şehrin nüfusu 1 Ocak 2025 itibarıyla yaklaşık 1 milyon 732 bin. Başka bir deyişle, Barselona her yıl kendi nüfusunun yaklaşık 10 katı kadar ziyaretçi ağırlıyor. Günübirlik turistler de eklendiğinde bu oran çok daha çarpıcı bir hâl alıyor. Tüm bunlara eklenecek, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına koyduğu tavır ile geniş kitlelerin gönüllerini fetheden İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in getirdiği cazibeyi düşünün.
Turizmin ekonomik katkısı tartışılmaz. 2025 itibarıyla toplam etkisinin yaklaşık 14 milyar Euro'ya ulaştığı ve istihdama önemli katkı sağladığı hesaplanıyor. Ancak bu yoğunluk, şehirde yaşayanlar için ciddi sorunlara yol açıyor. Barselonalılar, artan yaşam maliyetleri ve düşen yaşam kalitesi nedeniyle turizmin olumsuz etkilerinden şikâyetçi. 2024’te düzenlenen protestolarda turistlere su tabancasıyla su sıkılması, “turistler evine dönsün” ve “Airbnb yasaklansın” sloganları bu rahatsızlığın sembolü hâline gelmişti.
Şehir yönetimi de artan baskıyı hafifletmek için önlemler alıyor. Sürdürülebilir turizmi teşvik etmek amacıyla Park Güell gibi popüler noktalarda ziyaretçi sayısı sınırlandırılıyor. Kısa dönem kiralamalara ciddi kısıtlamalar getirilmiş durumda ve 2028’e kadar tamamen kaldırılması planlanıyor. Ayrıca turistlerden alınan konaklama vergisi sürekli artırılıyor; 1 Nisan itibarıyla gecelik vergi 5,5 Euro'dan 7,7 Euro'ya yükseltildi ve artışların devam edeceği konuşuluyor.
Bugün Barselona’nın sokakları ve tarihi merkezleri olağanüstü kalabalık. Bu yoğunluk, şehirde yaşayanlar için günlük hayatı giderek zorlaştırıyor. Alınan önlemlerin ne kadar etkili olacağı ise belirsiz. 1992 Olimpiyatları sayesinde küresel bir turizm destinasyonuna dönüşen Barselona’nın, şimdi de sürdürülebilir turizm hedefine ulaşmayı başarıp başaramayacağını zaman gösterecek.