Ülkemizi de etkisi altına alan sıcak hava dalgası, Avrupa’nın başta Fransa olmak üzere birçok ülkede ölümlere neden olurken kıtanın birçok ülkesinde “klima yasağı”ndan kaynaklanan siyasi çekişmeleri de beraberinde getirdi. Wall Street Journal (WSJ) gazetesi de bu konudaki gelişmeleri “Avrupa cehennem gibi sıcak. Peki neden klima kullanmak istemiyor?” başlıklı haberde topladı. WSJ’ye göre Avrupa, kentlerini, binalarını ve altyapısını yıllarca ılıman iklimin sağladığı konfora göre şekillendirdi. Ancak iklim değişikliği, bu düzeni beklenenden çok daha hızlı sarstı. Bugün kıta, tarihinin en sıcak yazlarını yaşarken yalnızca insanlar değil; elektrik şebekeleri, demiryolları, hastaneler ve okullar da aşırı sıcakların baskısı altında.
Avrupa’daki tartışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak da Fransa’da klima var. Sağ partiler özellikle hastane, okul ve yaşlı bakım merkezlerinde yaygın klima kullanımını savunuyor. Çevreciler ise buna enerji tüketimini artıracağı, kentleri daha da ısıtacağı ve iklim krizini derinleştireceği gerekçesiyle karşı çıkıyorlar. Paris Belediye Başkan Yardımcısı Audrey Pulvar çözümün kentleri klimalarla doldurmak olmadığını söylerken, gölgelendirme, doğal havalandırma ve yeşil alanların artırılmasını savunuyor. Ancak bilim insanları tek başına bu yöntemlerin artık yeterli olmadığı görüşünde. Oxford Üniversitesi'nden iklim bilimci Radhika Khosla ise doğru bina tasarımı ile enerji verimli klima kullanımının birlikte planlanması gerektiğini vurguluyor.
WSJ'ye göre asıl sorun yalnızca klima değil. Avrupa'nın altyapısının, bugünün iklimine göre inşa edilmemiş olmasına vurgu yapılıyor. Demiryolları, enerji hatları, hastaneler ve konutlar yükselen sıcak hava dalgalarına karşı yetersiz kalıyor. İklim değişikliği artık yalnızca çevre değil, aynı zamanda ciddi bir şehircilik ve altyapı meselesi.
Bu tablo Türkiye için de önemli bir uyarı niteliğinde. İklim değişikliğinden en olumsuz etkilenecek ülkelerden olan Türkiye’de sadece yeni klima takmak ya da daha fazla ağaç dikmek ileride tek başına çözüm olmayacak. Enerji altyapısından kent planlamasına, bina standartlarından ulaşım sistemlerine kadar her alanda artan sıcaklık gerçeğini dikkate alan yeni bir anlayış gerekiyor. Çünkü artık mesele birkaç sıcak yaz günü değil; değişen iklime uyum sağlayabilen şehirler kurabilmek.