Zeytin ve zeytinyağı üretim bölgelerinde rekolte tahminleri başladı. Hem “var yılı” olması hem de uygun hava koşullarının etkisiyle yüksek rekolte beklentisi hâkim. Zeytinyağında rekolteyi 450 hatta 500 bin ton olarak tahmin eden iyimserlerin yanı sıra, tahminlerin bilimsel yapılmadığı için tutmadığını söyleyenlerin sayısı da az değil.
Merak edip “Dünya bilimsel rekolte tahminini nasıl yapıyor?” sorusunu Türkiye’nin önde gelen zeytin araştırmacılarından Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü öğretim üyesi Prof. Mücahit Taha Özkaya’ya yönelttim. Yanıtını özetleyerek aktarıyorum.
Prof. Özkaya’ya göre zeytinde güvenilir rekolte tahmini, yalnızca bahçelere bakıp rakam açıklamakla yapılmıyor. Bilimsel çalışmalarda örnek bahçelerde meyve sayımı yapılıyor; ağaçların yük durumu, yağış ve sıcaklık verileri, hastalık ve zararlı riski ile yağ randımanı birlikte değerlendiriliyor. Çünkü ağustos sonuna kadar meyvenin gelişimi devam ediyor. Bu nedenle yaz başında açıklanan rakamların önemli bölümü, bilimsel tahminden çok kişisel öngörü niteliği taşıyor.
Dünyada ise teknoloji hızla işin içine giriyor. ABD başta olmak üzere birçok ülkede üretim alanları uydu görüntüleri ve uzaktan algılama teknolojileriyle düzenli olarak izleniyor. Avrupa'nın önemli üretici ülkelerinde de saha sayımları, meteorolojik veriler ve dijital görüntüler birlikte değerlendirilerek hata payı mümkün olduğunca azaltılıyor.
Prof. Özkaya, gelecekte hiperspektral kameralar ve yapay zekâ destekli görüntü analizlerinin rekolte tahminlerinde belirleyici olacağını söylüyor. Hiperspektral kameralar, insan gözünün göremediği yüzlerce farklı ışık bandını analiz ederek ağaçların meyve yükünü, su stresini, besin eksikliğini ve hastalık belirtilerini ortaya çıkarabiliyor. Uçak, drone veya uyduya yerleştirilen bu sistemlerden elde edilen veriler yapay zekâ ile işlendiğinde, hasattan aylar önce çok daha isabetli rekolte tahminleri yapılabiliyor. Aslında mesele yalnızca bu yılki üretim rakamı değil. Asıl mesele, bu rakama nasıl ulaşıldığı. Bilimsel temele dayanmayan tahminler üreticiyi, ihracatçıyı, sanayiciyi ve piyasayı yanlış yönlendirebilir. Zeytin ve zeytinyağında iddialı olmaya devam edeceksek, tahminleri de dünyanın kullandığı bilimsel yöntemlerle yapmak zorundayız. Doğa zeytin ağacına ne kadar ürün vereceğine karar verir. Miktarı doğru tahmin ise fal değil, veri ve bilim işidir.