Gerek Suriye’deki merkezi yönetim ve çeşitli grupların sözcülerinin son günlerde yaptıkları açıklamalar, gerek çevre ülkelerin tutum bildirgeleri, gerekse denizaşırı ülkelerin talep ve hedeflerindeki “değişiklik” olarak nitelenebilecek gelişmeler Ankara’da dikkatle izleniyor…
Yapılan tespitleri, değerlendirmeleri (şu an için) aşağıdaki gibi sıralamak mümkün.
- Tom Barrack, İsrail’in müdahale ederek durdurduğu HTŞ’nin Süveyda bölgesindeki katliam girişiminden sonra, Ahmet El Şara’nın savunduğu katı merkeziyetçi devlet anlayışı yerine, “federasyon değil ama herkesin kendi varlığını, kültürünü, dilini koruyabileceği ve İslamcılık tehdidinin olmadığı” ademi merkeziyetçi bir yolun bulunması gerektiğini söyleyerek önceki tavrından çok farklı bir noktaya geldi.
- Haseke’de SDG’nin daveti üzerine toplanan Suriye’deki azınlık grupları temsilcilerinin ademi merkeziyet talep eden konferansı en az Tom Barrack’ın açıklaması kadar önemli bir gelişmedir.
- Suriye’de şimdiye kadar bir tek Dürziler ve Kürtler otonomi veya ademi merkeziyetçi bir yönetim talebinde bulunmuşlardı. Haseke’de dört yüz kadar Kürt, Arap, Süryani, Ermeni ve Türkmen grupların temsilcinin katıldığı konferansta “medeni, laik, çoğulcu ve ademi merkeziyetçi” bir devlet yapısının gerekliliğine dikkat çekilerek, bu doğrultuda yeni bir anayasa talebine bulunuldu.
- Süveyda’da uğradıkları kanlı saldırılardan sonra Dürzilerden ordu kurma kararı geldi. Dürzilerin güvenlik endişesiyle bu kararı alırken İsrail’le temas halinde oldukları kesin.
- Kıyı bölgelerine yerleşik Nusayrilerin de binlerce sivilin hayatını kaybettiği Mart katliamından sonra kendi silahlı güçlerini kurmaya çalıştıklarına dair gelen bilgiler kesinleşti..
- Ahmet El Şara, ani bir kararla seçimler yoluyla iktidarını tahkim etmeye karar verdi. Yapılan açıklamaya göre Suriye’de 15-20 Eylül tarihleri arasında seçimler gerçekleştirilecek.
- Ancak seçim bir çare olarak görülmemeli. Çünkü ülkede nüfus sayımı yapılmadı, seçmen kaydı tutulmadı. Dolayısıyla seçimler gerçek bir temsiliyeti sağlayamayacak. 210 mevcutlu meclisin üçte birine tekabül eden 70 milletvekilini de El Şara atayacak. Güvenlik gerekçesiyle, SDG bölgesinde Rakka ve Haseke ile Dürzi bölgesinde ise Süveyda’da seçim yapılmayacak. Seçim ülkede gerilimleri daha da artıracak.
- Ankara’nın Suriye’deki önceliği PYD/ YPG’nin silahsızlandırılıp lağvedilmesi. Bu görevi de HTŞ’den bekliyor. Ancak mevcut durumda HTŞ’nin PYD/YPG’yle başa çıkma olanağı görünmüyor. ABD de mevcut konjonktürde HTŞ’nin PYD/ YPG ile bir çatışma içine girmesine izin vermiyor.
- Yeni konjonktürde sadece HTŞ’nin değil ayrım yapmadan tüm Suriye halkının yanında nasıl durulacağı masaya yatırılmış vaziyette. Çünkü Suriye’deki durum “Terörsüz Türkiye” politikasını da yakından ilgilendiriyor.