2026 ile birlikte Suriye'de ilk çatışma ortamı Halep'te ortaya çıktı.
Tam da Paris'te İsrail ve Suriye tarihlerinde ilk kez bir konuda uzlaşıp, Amman merkezli bir "istihbarat paylaşım hücresi" kurmaya karar verdiklerinde, Suriye'nin kuzeyinin karışması manidar.
Belli ki hem İsrail, hem de Türkiye ile Ortadoğu'da beraber hareket etmeye kararlı olan Washington yönetimi kendince bir "denge" politikası izliyor; Suriye'nin güneyinde İsrail'in işgalini fiilen meşrulaştırırken, Suriye'nin kuzeyinde ise Türkiye'nin "elini rahatlatan" bir hamlenin önünü açıyor.
Çatışma Fırat'ın doğusuna da kayar mı?
Halep, Türkiye'yi Şam'a bağlayan hattın tam ortasında yer alırken, PYD-YPG'nin fiilen özerk bir yönetim kurduğu Fırat'ın doğusundaki bölgenin ise dışında kalıyor. Dolayısıyla PYD-YPG güçlerinin kentte Şam ordusuna karşı tutunması güç.
Burada en büyük soru ise, Halep'teki Suriye ordusu-SDG çatışmasının Fırat'ın doğusuna doğru da genişleyip genişlemeyeceği üzerinde düğümleniyor.
Barzani ve Talabani'den "Kürt dayanışması"
Nitekim Halep çatışmalarına ilk tepkinin Iraklı Kürt liderlerden gelmesi de manidar; Irak'taki hem Barzani, hem de Talabani aşiretleri bir yandan PKK'nın feshedilmesine ilişkin süreci desteklerken, diğer yandan PYD-YPG'nin Fırat'ın doğusunda kurduğu fiili özerk bölgenin "hamiliğini" üstlenmişlerdi.
Açıklamalarıyla hem Mesut Barzani, hem de Bafel Talabani Halep konusunda daha ılımlı bir tutum alırken, Şam yönetiminin saldırılarının Fırat'ın doğusuna doğru genişlemesine karşı kendilerince "kırmızı çizgi" çizdiler.
ABD ise, Şam ordusunun Halep kentinin tümünde kontrolü ele geçirmesine tepkisini alt perdeden, birkaç kuru diplomatik açıklamayla göstermeyi tercih etti. Bu durumu, Fırat'ın batısında kalan bölgeden SDG'nin tümüyle silinmesine Washington'un da yeşil ışık yaktığı olarak yorumlamak mümkün.
Ancak iş Fırat'ın doğusuna gelince işler değişebilir;
Iraklı Kürtlerin tepkileri ortada.
Ankara ile Washington arasında ise Ortadoğu'nun geleceği konusunda "öncelikler meselesinde" henüz uzlaşma sağlanabilmiş değil; ABD'nin Ortadoğu'daki önceliği İsrail ile birlikte İran'ın etkisizleştirilmesi gibi görünüyor. Ankara ise Suriye sınırının hemen güneyindeki terör bağlantılı yapılanmayı ortadan kaldırmayı en büyük önceliği olarak belirlemiş durumda.
Bu açıdan, Halep'teki çatışmanın Fırat'ın doğusuna doğru genişletilmesi -en azından şimdilik- bu öncelik meselesi çözülmeden zor görünüyor.
Halep'te yaşananların, Türkiye'de PKK elebaşı Öcalan üzerinden yürütülen yeni süreci olumsuz etkileyeceği de açık. Ancak Şam ordusunun saldırıları PYD-YPG'nin fiili özerklik kurduğu Fırat'ın doğusuna genişlemedikçe, sürecin devam etme ihtimali de büyük.
