2024 yılının Aralık ayını yıllıkta yüzde 7’lik oldukça yüksek bir artışla kapatmıştık. 2025 yılı sanayi üretimine ilişkin bir diğer dikkat çekici husus; yıllıklandırılmış bazda negatif değeri 10 ay sonra yeniden görmüş olmamız.
Bu haftanın veri takviminde en önemli verilerden biri sanayi üretimiydi. 10 Şubat 2026 salı günü gelen Aralık 2025 sanayi üretimi verisi yıllıkta yüzde 2,1’lik sert bir daralmayı işaret etti. Verinin benim gördüğüm detaylarına birazdan bakacağım, ancak sanayi üretimi verisini neden önemsediğimiz konusuna da kısaca değinmek istiyorum.
Yaygın dille sanayi üretimi verisi diyoruz, ancak verinin orijinal adı ‘Sanayi Üretimi Endeksi’.
“Sanayi Üretim Endeksi”; ekonominin sanayi kesiminde meydana gelen gelişmelerin ve uygulanan ekonomik politikaların, kısa dönemde olumlu veya olumsuz etkilerinin ölçülebilmesi için hesaplanıyor. Basitçe ifade etmek gerekirse, bir ekonominin nabzını ölçen, bu ölçümü de göreceli olarak erken ölçen bir gösterge.
Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) verisi genellikle üçer aylık dönemler halinde ve geriden gelerek açıklanırken, sanayi üretimi verisi aylık olarak yayınlanıyor. GSYH verisini hesaplamak için yararlandığımız bir öncü gösterge, Sanayi Üretim Endeksi.
Sanayi Üretim Endeksi ile aylık ve yıllıklandırılmış bazda, takvim etkisinden arındırılmış, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış olarak, toplam sanayiyi, sanayinin alt kolları (madencilik ve taş ocakçılığı, imalat sanayi, elektrik-gaz-buhar ve iklimlendirme, ara malı, dayanıklı tüketim malı, dayanıksız tüketim malı, enerji, sermaye malı üretimleri) ile teknolojik sınıflandırmaya göre (düşük teknoloji, orta düşük teknoloji- orta yüksek teknoloji ve yüksek teknoloji) üretimleri, madencilik üretimini, gıda ürünleri imalatını vs. hepsini tek bir seferde görebilmemiz mümkün.
EKONOMİ POLİTİKALARININ ETKİLERİNİ SANAYİ ÜRETİMİNDE GÖRMEK MÜMKÜN
Bence sanayi üretimi endeksini eşsiz yapan (bana göre tabii) özellik de bu. Tüm sanayi kollarındaki gelişmeleri aylık bazda ve yıllıklandırılmış olarak görüp, karşılaştırma yapmak, uygulanan ekonomi politikalarının etkilerini ölçümlemek, Sanayi Üretimi Endeksi’nin takibi ile mümkün. Merkez bankaları açısından da para politikasının özellikle sanayi sektörüne etkilerini görmek ve para politikasına zamanında müdahale edip, politikanın etkinliğini artırmak adına en temel ‘veri odaklı’ araçlardan biri Sanayi Üretimi Endeksi.
Ekonomistler, sanayi üretimi endeksi verilerini kullanarak GSYH büyümesini tahmin etmek için genellikle Ekonometrik Köprü Modelleri (Bridge Models) ve Nowcasting (Şimdi-Tahmin) yöntemlerini kullanıyorlar.
Tarihsel olarak da sanayi üretimi ile GSYH büyümesi arasında çok güçlü bir bağ (korelasyon) var. Sanayi üretimi hangi oranda arttığında ya da azaldığında, GSYH'nin ne kadar artacağının tahminini yapabilmek mümkün. Yine benzer şekilde Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI) ile de benzer bir bağ görebiliyoruz.
Politikasının doğru ve müdahalesiz uygulandığı ülkelerde merkez bankaları, enflasyon tahmini ve çıktı açığı grafiği üzerinden faiz artırımı ya da faiz indirimi seçeneklerini sanayi üretimi verilerine bakarak gerçekleştirirler.
Yine, olası bir durgunluk işareti alındığında, ekonomiyi canlandırmak adına zamanında müdahale imkânı sağlaması açısından sanayi üretimi verileri hayati bir rol oynar. Zorluk içerisinde sektörlere yönelik uygulanabilecek maliye politikaları için de vaz geçilmez bir veri seti oluşturur sanayi üretimi verileri.
Özetle Sanayi Üretimi Endeksi sıradan bir veri değildir. Veri takviminde önem derecesi yüksek bir veridir ve bu gözle bu veriye bakmak gerekir.
2025 yılı Aralık ayı Sanayi Üretim Endeksi verilerine geri döndüğümüzde neler görüyoruz bir bakalım.
YILLIKTA 10 AY ARADAN SONRA NEGATİF VERİ GELDİ
2024 yılının Aralık ayını yıllıkta yüzde 7’lik oldukça yüksek bir artışla kapatmıştık. 2025 yılı sanayi üretimine ilişkin bir diğer dikkat çekici husus; yıllıklandırılmış bazda negatif değeri 10 ay sonra yeniden görmüş olmamız. Şubat 2025’te yüzde -2 gelen veri, böylece 10 ay sonra Aralık ayında yüzde -2,1 gelmiş oldu. Yılın geri kalan 10 ayında yıllık bazda hep pozitifte seyreden bir sanayi üretimimiz vardı.
Aylık bazda ise mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerde aynı şeyi söyleyebilmek mümkün değil. Yıl içerisinde çok kere negatif ve pozitif değerleri gördük. Özellikle Kasım ve Aralık 2025 verileri aylık bazda yüzde 2,5 ve yüzde 1,2 gelerek, daha önceki iki ayın (Eylül ve Ekim) negatif değerlerini hemen hemen silmiş gözüküyor. Fakat yine de aylık büyüme verisi matematiksel ortalaması yüzde -0,1.
Merkez Bankası’nın bize sürekli ima ettiği ve bizlerin de bu imadan milimetrik kağıtlara oturtarak hesapladığımız ve tamamen kişisel tahmine dayalı çıktı açığının, gelen büyüme verileri ile örtüşmediğini düşünüyorum. Bir yerde bir yanlış var.
Zaten Merkez Bankası yıl sonu enflasyon ara hedeflerini sürekli güncellemese de esas revizyon geçiren alanın çıktı açığı grafiği olduğunu da belirtmekte fayda var.
İmalat sanayisinde de toplam sanayi üretimine benzer bir durum söz konusu. Aralık ayında yıllık bazda yüzde 2,7’lik daralmayı daha önce Şubat 2025’te görmüşüz. Aylık bazda mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış verilerde kasım ve aralıkta sırasıyla yüzde 3,1 ve yüzde 1’lik büyümeler var. İhracat pazarlarındaki iyileşmenin bunda payı büyük.
9 Şubat 2026’da gelen ‘İstanbul Sanayi Odası-İhracat İklim Endeksi’ verilerine göre aralıkta 51,6 gelen veri, Ocak 2026’ta 52,1’e yükselmiş durumda. Avrupa’daki önemli ihracat pazarlarında talep güçlenmiş gözüküyor. Birleşik Krallık’ta üretim artışı ocak ayında yaklaşık 1,5 yılın en yüksek hızında gerçekleşirken, Almanya’da da büyüme ivme kazanmış. Bu iki ekonominin Türk imalat sanayi ihracatındaki payının yaklaşık yüzde 15’ler düzeyinde olduğunu hatırlamakta fayda var. Avrupa'nın diğer bölgelerine bakıldığında İtalya, İspanya, Hollanda ve Yunanistan'ın ekonomik aktivitesi artış gösterirken, Fransa, Romanya ve Polonya'da ise talebin zayıflamaya devam ettiği görülüyor. Diğer önemli Pazar ABD'de de özel sektör faaliyeti ocak ayında yine güçlü bir artış kaydetmiş durumda.
Buna bir de parite etkisini eklendiğimizde, imalat sanayisi açısından gelecek aylar biraz daha parlak gözüküyor.