IMF'nin Temmuz 2026'da yayımladığı çalışma, ülkelerin sanayi desteklerinde stratejik sektörlere yaklaşımının belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koydu. Çin, yarı iletkenler, biyoteknoloji ve sanayi robotları gibi stratejik alanlara mal üretiminde yaratılan katma değerin yüzde 3'ü düzeyinde destek verirken, Türkiye'de bu oran yüzde 0,15'te kaldı.
Sanayi politikası hakkında yazmaya devam ediyorum. Sıra ‘fırından yeni çıkmış’ bir çalışmanın bulgularında. Temmuz ayında yayımlanan çalışma üç IMF uzmanı tarafından yapılmış. Başlığı: “Sanayi Politikası ve Stratejik Sektörlerde Ticaret Gerilimleri”. İki amacı var. Birincisi, yeni veri tabanlarına dayanarak 2015-2023 döneminde ülkelerin sanayi desteklerini mal üretiminde yaratılan katma değere oranla hem sektörel düzeyde hem de toplamda hesaplayabilmek. Dolayısıyla, tarım ve madencilik destekleri var, hizmet ve inşaat sektörü destekleri yok. İkincisi, ülkeler arası gelişmiş bir dış ticaret modeli kullanarak bu desteklerin kapsamdaki ülkeler için ihracat ve ithalat etkilerini hesaplamak. Etkiler hem toplam olarak hem de sektörel düzeyde hesaplanıyor. On ülke/bölge için ayrıntılar veriliyor. Aralarında Türkiye de yer alıyor, diğerleri ise ABD, Avrupa Birliği, Avustralya, Çin, Hindistan, İngiltere, Japonya, Kanada ve Rusya.
Hesaplanan destek değerleri için raporlanan dikkat çekici olgular şöyle;
- Birincisi, 2015-2023 dönemindeki ortalamalar dikkate alındığında, mal üretiminde yaratılan katma değere oranla en yüksek destek yüzde 1,8 ile Çin’de. Bu oran ABD için yüzde 1,3, AB için ise yüzde 0,6. Türkiye’nin destek değeri büyüklük açısından yüzde 0,4 ila yedinci sırada. Arkasından sırayla Avustralya, Japonya ve Hindistan geliyor.
- İkincisi, dönem içinde desteklerin ana eğilimi artma yolunda. Dönem başı / dönem sonu karşılaştırması bazı ülkeler için şöyle (yüzde): Çin: 1,1 / 2,1; ABD: 1,1 / 1,6; AB: 0,5 / 1. On ülkenin bazılarının ve bu arada Türkiye’nin değerleri raporlanmamış.
Yine aynı sonuç; Çin bu ölçüt açısından da ön sırada. Sanayi desteği artışı ABD ve AB’den çok daha fazla.
Bu iki sonuç açık ki ilginç ama daha ilginç olan bir üçüncü sonuç var. Şu: Rapor destekleri bir de iki gruba ayırarak değerlendiriyor. İlk grup stratejik sektörler grubu: Yarı iletkenler, sanayi robotları, bioteknoloji ve diğer yüksek teknolojili ürünler. İkinci grup ise geriye kalan sektörler. Dönem ortalaması açısından, Çin ile iki ana rakibi ABD ve AB bu sektörlere verdikleri desteklerin boyutu açısından gece ve gündüz gibi ayrışıyorlar. Çin’in diğer sektörlere verdiği destek mal üretiminin yüzde 1’i iken, stratejik sektörlere verdiği desteğin oranı yüzde 3. Oysa ABD ve AB’de tam tersi geçerli. ABD’de diğer sektörlere mal üretimine oranla yüzde 2 destek verilirken stratejik sektörlere yüzde 0,5 oranında destek veriliyor. AB’de ise bu oranlar sırasıyla yüzde 1 ve yüzde 0,2. Fark çok belirgin. Türkiye ise bu açıdan ne yazık ki ABD ve AB gibi. Mal üretiminde yaratılan katma değere oranla diğer sektörlere yüzde 0,5 oranında destek verilirken, stratejik sektörlere verilen destek yüzde 0,15 oranında. Bu açıdan, Çin ölçeğindeki kadar ayrışma yoksa da, Avustralya, Hindistan, Kanada ve Rusya da Çin’e benzer: Stratejik sektörlere daha fazla destek veriyorlar.
Birkaç uyarı / hatırlatma yapmama izin verin. Birincisi, bu büyüklükler sonuçta tahminleri yansıtıyor. Kullanılan yönteme ve veri tabanına göre hesaplanan destek değerleri değişebilir. İkincisi, sanayi politikası denilince sadece sanayiye yönelik destekleri algılamamak gerekiyor. Sanayi politikası kavramı, tüm ekonomiye verilen destekler için kullanılıyor. Ama bu çalışmada sanayi, tarım ve madencilik ana sektörleri kapsanıyor; hizmet yok. Üçüncüsü, sanayi politikasını sadece ‘destek’ olarak görmemek gerekiyor. Sanayi politikasının diğer önemli politikalarla etkileşimi önemli. Eğitim düzeyini yükselten ve beceri düzeyini artıran politikalarla, kur politikasıyla ve makro istikrarla birlikte düşünmek gerekiyor. Ayrıca destek mekanizmasının etkinliği açısından devlet ile destek verilen şirketler arasındaki bilgi alışverişi mekanizmaları çok önemli. Devam edeceğim.
Meraklısı için çalışmanın künyesi şöyle: L. Rottuna, M. Ruta ve P.Varma (2026). Industrial Policy and Trade Tensions in Strategic Sectors, IMF Çalışma Tebliği No: WP/26/155.