Türkiye için genel endeksteki yükselişi tüm imalat sanayiine mal etmek mümkün değil. Bu süreçte üretim hacmi gerileyen sektörler ya da yatay giden sektörler çoğunlukta. Ancak örneğin savunma ve havacılık sektörü üretimindeki muazzam artışın endeksi yukarı çektiğini de görüyoruz.
- Finansman maliyetlerinin yüksekliğine rağmen,
- Kredi kaynaklarının sıkılaşmasına rağmen,
- TL’deki değerlenme ihracatı zorlaştırıyorken,
- Aynı nedenle ithalat daha cazip hale gelmişken,
- ABD pazarında engellerle karşılaşan Çin, dünyanın geri kalanına ihracata odaklanmışken,
- Sanayi üretimimiz son yıllarda yatay bir seyir izliyorken, diğer ülkelerde sanayi üretimi nasıl bir seyir izliyor? Aramızdaki fark açılıyor mu?
Yazıya başlamadan önce aklımda bu iki soru vardı. Bakın bulduğum cevap ne oldu…
AB-27, ABD, Türkiye, Çin ve Güney Kore’nin sanayi üretim endekslerini alıp, kolay bir kıyaslama olması için 2022 başında 100 olacak şekilde standartlaştırdım. Altta göreceğiniz grafik bu ekonomilerdeki üretimin son dört yıllık seyrini gösteriyor.
2022 başından bu yana
- Çin’de sanayi üretimi yüzde 26 artmış. Kesintisiz ve yüksek oranlı bir artış.
- En zayıf performans Avrupa Birliği ülkelerinde.
- ABD genel olarak yatay bir görünüme sahip ancak son zamanlarda üretimde artış başlamış,
- Güney Kore’de üretim 2022’de sert düştükten sonra artışa geçmiş ve son dönemde performansı daha da iyileşmiş
- Türkiye’de dalgalı ve yatay bir seyir olmasına rağmen bu dört yıllık süreçte üretim düzeyi yüzde 8’e yakın artmış.
Elbette Türkiye için genel endeksteki yükselişi tüm imalat sanayiine mal etmek mümkün değil. Bu süreçte üretim hacmi gerileyen sektörler ya da yatay giden sektörler çoğunlukta. Ancak örneğin savunma ve havacılık sektörü üretimindeki muazzam artışın endeksi yukarı çektiğini de görüyoruz.