Bilge Yılmaz, kurumsal kapasitenin azalmasının en önemli nedeni olarak, doğru insanı doğru işe yerleştirme prensibinin işlememesine işaret ediyor.
Bir ekonomist olarak en çok aldığım sorulardan bir tanesi, Türkiye’de ve dünyada ekonomide olan bitenleri izlemek ve anlayabilmek için kimleri takip ettiğim ile ilgili. Bu son derece haklı bir soru, zira özellikle sosyal medyada ekonomi ve finans dünyasıyla ilgili paylaşım yapan çok sayıda “uzman” var. Ne yazık ki bu “uzman”ların pek azı gerçekten izlenmeye layık. Bu nedenle, düşüncelerine ve tespitlerine değer verdiğim kişileri zaman zaman bu köşede ağırlamak istiyorum.
Bugünkü misafirim Prof. Bilge Yılmaz. Kendisini birçok kişi 2021’de İyi Parti saflarında politikaya atılmasıyla tanıdı. Bilge Yılmaz ile benim yolum ise çok daha önce, 1991-1992 yıllarında Boğaziçi Üniversitesi’nde kesişti. Ben ekonomi bölümünde son sınıftayken, Bilge Yılmaz da elektrik-elektronik mühendisliği ve fizik çift ana dal derecesini tamamlamış, Boğaziçi Üniversitesi’nin efsane hocası rahmetli Murat Sertel’in öğrenci asistanı olarak bizim derslerimize girmeye başlamıştı. Hemen sonrasında Amerika’ya giden Bilge Hoca, Princeton Üniversitesi’nde doktorasını tamamladıktan sonra, akademik kariyerinin neredeyse tamamını, kendi alanında dünyanın en önde gelen bir kaç okulundan birisi, belki de birincisi olan, The Wharton School’da geçirdi.
Kişisel tanışıklığım nedeniyle benim zaten uzun yıllardır takip ettiğim Bilge Yılmaz’ın, Amerika’daki çok prestijli ve bol kazançlı akademik ve profesyonel işlerini bırakıp, 2021’de Türkiye’de politikaya girmesi beni şaşrtmış ve heyecanlandırmıştı. İyi Parti’nin 2023 seçimleri öncesinde kaydettiği yükselişte, Bilge Hoca’nın kendi sorumluluğunda olan ekonomiyle ilgili hazırladığı program ve sonrasında verdiği mesajlar çok etkili oldu. Seçimler sonrasında ise Bilge Hoca’nın İyi Parti’den ayrılması ve Amerika’ya dönmesi ile birlikte, kendisinin Türkiye’deki ekonomik, siyasal ve toplumsal konularla ilgili görüşlerini ancak sosyal medya üzerinden izleyebildik.
Bilge Hoca’nın yeniden sahalara dönüyor olması önemli
Bilge Yılmaz’ın sosyal medya paylaşımları son aylarda önemli ölçüde arttı. İlaveten, kendisini hem ulusal televizyon yayınlarında, hem de Youtube üzerinden yayın yapan mecralarda dinleme şansımız oldu. Bilge Hoca’nın, tabiri caizse, yeniden sahalara dönüyor olmasını önemli buluyorum. Bu nedenle, bugünkü köşemde kendisinin son haftalarda verdiği mesajlara yer vermeyi uygun buldum.
Bilge Hoca’nın şu an itibariyle herhangi bir siyasi partiyle angajmanı olmadığını anlıyoruz. Lakin, kendisinin Türkiye ekonomisinin gidişatıyla ilgili derin bir endişe taşıdığını; önümüzdeki dönemde de bunun değişmesi için elini yeniden taşın altına koymaktan çekinmeyeceğini tahmin etmek pek zor olmasa gerek.
Prof. Bilge Yılmaz’ın Türkiye ekonomisine yönelik tespitlerini temelde üç kaynaktan derledim. Bunlardan en önemlisi, son haftalarda düzenli bir şekilde kullanmakta olduğu X hesabı. İkincisi, Mesele Ekonomi dijital medya platformunda Semih Sakallı ile gerçekleştirdiği röportaj. Üçüncüsü ise Sözcü TV’de Özlem Gürses ile yaptıkları yayın. Bilge Hoca’nın ekonomiyle ilgili tespitlerini belli başlı dört başlıkta toplayabiliriz:
İlk olarak, Bilge Yılmaz, Türkiye’de kurumsal altyapının çok zayıfladığını söylüyor. Aslında Bilge Hoca kamuoyu karşısına ilk çıktığı 2021 yılından itibaren bu konuda tespit ve uyarılarda bulunuyor. Bu kapsamda, sadece Merkez Bankası, SPK, BDDK ya da TÜİK gibi ekonomi ile ilgili olan kurumlar değil, hukuk, eğitim, sağlık ve kişisel güvenlik gibi tüm bireylerin hayatlarını doğrudan etkileyen kamu hizmetlerini sağlayan kurumlar da Prof. Yılmaz’ın eleştirilerinden nasibini alıyor.
İkinci tespit de ilkiyle bağlantılı: Bilge Yılmaz, kurumsal kapasitenin azalmasının en önemli nedeni olarak, doğru insanı doğru işe yerleştirme prensibinin işlememesine işaret ediyor. Bir yandan liyakat yerine sadakat öne çıkarken, diğer yandan eğitim sistemindeki sorunlar nedeniyle, hemen her alanda insan kaynakları kalitesinde gözlenen erozyona dikkat çekiyor.
Prof. Yılmaz: Bugünkü ekonomi politikaları eski ezberlere dayanıyor
Prof. Yılmaz’ın üçüncü tespiti, Haziran 2023’ten beri uygulanmakta olan ekonomi politikaları. Bilge Yılmaz’a göre bugünkü uygulamalar, hiçbir şekilde bütüncüllük arz etmeyen, iyi düşünülmemiş ve eski ezberlere dayanan politikalar. Hükümet’in kapsamlı bir ekonomik istikrar programı uygulamadığına dikkat çeken Bilge Hoca, politikaların dengesiz yapısı sonucunda, son 26 aylık dönemde toplumun zaten en sıkıntılı ve kırılgan kesimleri olan düşük gelirli ücretli kesim, esnaf ve zanaatkârlar ve küçük işletmelerin, orantısız bir ekonomik yük altında ezildiklerini söylüyor.
Bilge Yılmaz’ın dördüncü tespiti ise Hükümet’in Türkiye’ye yönelik herhangi bir ekonomik vizyonu olmaması ile ilgili. Özellikle Trump sonrası dönemde dünyada olup bitenleri okumakta çok geç kaldığımızı, yeni oluşmakta olan küresel ekonomik düzende karşı karşıya olduğumuz tehditlere karşı hiçbir önlem almadığımızı iddia ediyor. Türkiye’nin iyi düşünülmüş, paydaşlarla istişare edilmiş, etki analizleri detaylı bir şekilde yapılmış, kapsamlı ve bütüncül bir ekonomik programa ihtiyacı olduğunu düşünen Yılmaz, bugün itibariyle böyle bir program olmadığı gibi, böyle bir programı hazırlama iradesinin ve kabiliyetinin de olmadığını vurguluyor.
Ülkemizde muhalefet yapan çok insan var. Ne var ki, muhalefetin de yapıcı ve arkası dolu olanı makbul. O nedenle, Bilge Yılmaz’ın söylediklerine kulak verilmesi gerekiyor.