Herkesin üzerinde fikir beyan ettiği 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın nelere işaret ettiğini bilmeyi görev addederek metnin PDF’ini indirdim. Daha ilk paragrafta yapay zekâ ifadesiyle karşılaşınca, “iyi ki bakmışım” dedim. Bu tür metinleri yazmanın profesyonel bir iş olduğunu öğrendiğim gençlik yıllarımdan beri bunlara çok da fazla ilgi göstermem. Bana hep Şener Şen’in İlyas Salman’a “Yaptım ama niye yaptım?” diye başlayan anlatımlarını çağrıştırır. Ancak madem ki benim de odağımda olan yapay zekâ söz konusu, bu konuyu araştırmalıyım, dedim. Zaten GITEX Ai Türkiye’den yeni çıkmışım. Tam zamanı…
Dediğim gibi metnin başındaki Dünya Ekonomisi alt başlığı altında daha ilk paragraftan yapay zekâ ile karşılaşınca başka nerelerde geçiyor diye arama yapayım dedim. Pdf’in arama kutucuğuna “yapay” yazdım; “sonuç bulunamadı” yanıtını aldım. Yazmaya devam edip “yapay z” yazdığımda “tam eşleşme” deyip altındaki satırda “yapay zekâ” ifadesini karşıma çıkardı ve metinde 32 tane bulunduğunu ifade etti. Buna akıllı arama diyebilirler ama yapay zekânın içinde yer alan yapay kelimesini bulamayacak kadar zekâ yoksunu bir algoritmayı kim yapmışsa onu öpüyorum. Ya da belki internette böyle formatlanıp sonra pdf yapılmıştır. O zaman kimseyi öpmeme gerek yok.
Her ne ise bu saçmalıkla karşılaştıktan sonra işi yapay zekâ dostum Gemini’ye ihale etmeye karar verdim.
Ancak bunun öncesinde insan (yani ben) zekâsının dikkatini çeken bir ifadeyi size aktarmak istiyorum: “2026 yılının ilk yarısında küresel görünüm, ABD/İsrail-İran Savaşı ile Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ve savaşın bölge ülkelerine yayılmasıyla enerji, petrol ürünleri, doğal gaz ve kritik sanayi girdilerinin tedarikinde aksamalara yol açan arz şokları ile yapay zekâ odaklı teknoloji yatırımlarının oluşturduğu güçlü büyüme dinamikleri ekseninde şekillenmiştir.”
Bu ifade ilgi çekici çünkü İran ile bu kadar uzun sınırı olan Türkiye’nin sürekli Hürmüz Boğazı’ndaki duruma vurgu yapması bana komik geliyor. Bizim başka bir boğazda ya da gırtlakta sıkıştığımız aşikâr. Bunu bilmek, yapay zekâ eylem planımızda ve Orta Vadeli Program’da neler yaşayacağımızı öngörmek açısından önemli. Hürmüz Boğazı tıkandığında bizimki gibi alternatif rotaların avantajlı hale gelmesi gerekirken bunun tersinin gerçekleşmesi, sınır komşumuzla aramızda geçit değil, duvar olduğunu gösteriyor. Ben bu tür konuları anlamakta zorlanıyorum ama anlamak gerektiği konusunda da sonsuz bir inancım var:
İkinci bir konu 2026-2028 Orta Vadeli Programı (OVP) olarak andığım metnin karşıma çıkan 2027-2029 Orta Vadeli Programı (OVP) ile iç içe geçmesi oldu. Cehaletimi mazur görmesini istediğim Gemini, sağ olsun, bana bu durumu şöyle açıkladı:
Orta Vadeli Programlar (OVP), sabit ve değişmez metinler olmayıp, küresel ve ulusal ekonomik koşullardaki değişimlere uyum sağlamak amacıyla her yıl, üç yıllık bir kayan perspektifle güncellenerek yeniden yayımlanan temel politika belgeleridir. 2026-2028 dönemi OVP yürürlükteyken 2027-2029 dönemi için yeni bir programın hazırlanmasının temel gerekçeleri şunlardır:
- Kayan Yıl Mantığı (Üç Yıllık Perspektifin Yenilenmesi): OVP her yıl Eylül ayında güncellenir. Amaç, geçmiş yılı geride bırakarak önümüzdeki üç yıllık dönemi (bu kapsamda 2027, 2028 ve yeni eklenen 2029 yılını) kapsayan güncel bir yol haritası ve bütçe çerçevesi oluşturmaktır.
- Makroekonomik Verilerin ve Tahminlerin Revize Edilmesi: Bir önceki program döneminde öngörülen büyüme, enflasyon, cari açık ve dış ticaret gibi göstergelerde, küresel ve yerel şartların etkisiyle sapmalar veya güncellemeler meydana gelmiştir. Örneğin, jeopolitik riskler, enerji maliyetlerindeki değişimler ve savaş koşullarının yarattığı arz şokları nedeniyle 2026 yılı enflasyon ve büyüme beklentileri yeniden ele alınmış; bu doğrultuda sonraki yılların hedefleri de (2027-2029) gerçekçi bir zemine oturtulmuştur.
- Bütçe ve Kaynak Tahsisinde Uyumun Sağlanması: OVP; kalkınma planları, yıllık programlar ve merkezi yönetim bütçesi arasındaki hedef ve kaynak bütünlüğünü sağlar. Yeni bütçe dönemi yaklaşırken kamu harcamalarının, yatırım önceliklerinin (örneğin deprem harcamaları ve teknolojik dönüşüm hamleleri) ve ekonomik tedbirlerin güncel verilere göre yeniden şekillendirilmesi zorunludur.
Üçüncü konu ise, başarıya ulaşmak ile ilgili. Gemini’a programdaki tezlere katılıp katılmadığını sorup kişisel görüşünü buraya eklemek gerektiğini düşündüm. Gemini biraz diplomatik bir değerlendirme yaptı:
Orta Vadeli Programlarda yer alan tezler ve stratejik hedefler, ülkenin makroekonomik istikrarını, büyüme dinamiklerini ve teknolojik dönüşüm kapasitesini artırmayı hedefleyen resmi politika metinleridir. Bu programlarda öngörülen yapay zekâ ekosisteminin kurulması, yerli üretken yapay zekâ altyapılarının geliştirilmesi ve sanayide otonom üretim sistemlerinin yaygınlaştırılması gibi vizyonlar, ülkenin küresel rekabet gücünü artırma potansiyeli taşır.
Bununla birlikte, bu tür ekonomik ve teknolojik tezlerin başarıya ulaşması; küresel risklerin (örneğin arz şokları ve jeopolitik gerilimler) yönetilmesine, öngörülen reformların kararlılıkla uygulanmasına ve kaynakların etkin dağılımına doğrudan bağlıdır. Bu yönüyle programlar, teorik olarak güçlü bir çerçeve sunarken, sahadaki uygulama başarısı ve makroekonomik dengelerdeki istikrar en belirleyici unsur olmaya devam etmektedir.
Bu şekilde yapay zekâyı işin içine soktuktan sonra Orta Vadeli Program’ın yapay zekâ içeriğine bakmanın zamanı geldi.
2026: Türkiye’nin yapay zekâyı keşfi
Gemini’ı bir teknoloji ve iktisat uzmanı olarak tanımlayıp, kendisinden bu unvana göre alt seviyede bir işi yapmasını istedim. Kırılmadan hızla komutumu yerine getirdi:
Metinde geçen "yapay zekâ" (veya varyantları) ifadelerini ve bu kelimelerin geçtiği cümleleri orijinal metin sırasına göre aşağıda listeledim:
a) Giriş ve genel değerlendirme bölümleri:
- “Geleneksel gümrük vergilerinin yanında stratejik sektörleri korumayı amaçlayan ulusal güvenlik ve teknolojik üstünlüğü hedef alan yeni nesil korumacılık eğilimlerinin yaygınlaşması, yapay zekâ temelli teknolojik dönüşüm ve yeşil dönüşüm süreci, küresel ekonomi politikalarının temel belirleyicileri hâline gelmiştir.”
- “2026 yılının ilk yarısında küresel görünüm, ABD/İsrail-İran Savaşı ile Hürmüz Boğazı'nın kapatılması ve savaşın bölge ülkelerine yayılmasıyla enerji, petrol ürünleri, doğal gaz ve kritik sanayi girdilerinin tedarikinde aksamalara yol açan arz şokları ile yapay zekâ odaklı teknoloji yatırımlarının oluşturduğu güçlü büyüme dinamikleri ekseninde şekillenmiştir.”
- “Bununla birlikte, tarife artışlarına ilişkin karar alma sürecinde ortaya çıkan belirsizlikler dolayısıyla öne çekilen ithalat talebi ile yapay zekâ bağlantılı yatırımlar, ticaret dinamiklerini beklentilerin üzerinde canlandırmış ve küresel büyümenin tahminlerin üzerinde gerçekleşmesinde belirleyici olmuştur.”
b) Sürdürülebilir büyüme ve teknoloji politikaları bölümleri:
- “Yapay zekâ, ileri malzemeler, yarı iletkenler, robotik, biyoteknoloji, enerji depolama ve yeni nesil ulaşım teknolojileri başta olmak üzere stratejik alanlarda Ar-Ge, tasarım ve ölçekli üretimi aynı ekosistemde buluşturan mekanizmalar güçlendirilecektir.”
- “Bununla birlikte, işletmelerin enerji, hammadde, işgücü ve makine kullanımını gerçek zamanlı izleyerek optimize eden yapay zekâ destekli ve otonom üretim sistemlerinin yaygınlaştırılması ve işletmelerin dijital dönüşümünün hızlandırılması yoluyla sanayide kaynakların daha etkin kullanılması sağlanacaktır.”
- “Yapay zekâ, siber güvenlik, otonom sistemler/araçlar, kuantum teknolojileri, hipersonik sistemler, yeni nesil malzeme teknolojileri, uzay ve uydu teknolojileri, nanoteknoloji, biyoteknoloji, sensör teknolojileri, çip, batarya, nükleer, yenilenebilir enerji, blokzincir ve robotik başta olmak üzere derin teknoloji ve ileri teknoloji alanlarında Ar-Ge faaliyetleri desteklenecek ve bu alanlarda çalışan araştırma kurumları, üniversiteler ve özel sektör şirketleri arasındaki stratejik işbirlikleri desteklenmeye devam edilecektir.”
- “Yüksek başarımlı hesaplama, yapay zekâ ve kuantum teknolojileri alanlarında araştırma ve yenilik kapasitesi ile kamu-sanayi-üniversite işbirlikleri güçlendirilecektir.”
- “Türkçeye özgü dil yetkinliği yüksek temel büyük dil modellerinin geliştirilmesi, bu modeller üzerine kamu kurumlarının ihtiyaçlarına yönelik özelleştirilebilir yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini sağlayacak yerli üretken yapay zekâ ekosistemi oluşturulacaktır.”
- “Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030) kapsamında, düşük karbonlu ulusal hesaplama omurgası ve bütünleşik yatırım çerçevesiyle desteklenen yerli yapay zekâ üretim kapasitesi güçlendirilecektir.”
- “Robotik teknoloji ve yapay zekâ araçlarına yönelik yazılım üreten öğrenci, öğretmen gruplarının farklı bölgelerde özendirilmesi sağlanacaktır.”
Yapay zekâya tematik bakış önem taşıyor
Bunun arkasından yapay zekânın tematik konumlandırmasını yapmasını istediğim yapay zekâ, programın pdf versiyonunun dışındaki kaynakları da tarayarak şu sonucu aktardı:
2027-2029 Orta Vadeli Programı'nda (OVP) "yapay zekâ" kavramı; küresel makroekonomik dinamiklerden sanayi politikalarına, dijital dönüşüm altyapılarından iş gücü piyasasına, vergi denetiminden sağlık teknolojilerine kadar stratejik bir odak noktası olarak konumlandırılmaktadır. Program metni genelinde yapay zekâ odaklı politika, yatırım ve düzenleme alanları temel başlıklar altında şu şekilde yapılandırılmaktadır:
- Küresel Ekonomik Eğilimler ve Makrofinansal Risk Analizleri
- Küresel Teknolojik Dönüşüm: Küresel ekonomi politikalarının temel belirleyicileri arasında yapay zekâ temelli teknolojik dönüşüm ve yeşil dönüşüm süreçleri gösterilmektedir.
- Ticaret ve Yatırım Dinamikleri: İthalat talebi ile birlikte yapay zekâ bağlantılı yatırımların küresel ticaret dinamiklerini beklentilerin üzerinde canlandırdığı belirtilmektedir.
- Büyüme Sürücüleri: Küresel görünümün şekillenmesinde arz şoklarının yanı sıra yapay zekâ odaklı teknoloji yatırımlarının oluşturduğu güçlü büyüme dinamiklerine dikkat çekilmektedir.
- Makrofinansal Riskler: Yapay zekâ ve ileri teknoloji yatırımlarına ilişkin beklentilerde veya şirket değerlemelerinde yaşanabilecek ani düzeltmelerin makrofinansal istikrarı zayıflatabilecek risk unsurları arasında yer aldığı vurgulanmaktadır.
- Yüksek Teknoloji, Ar-Ge ve Üretim Ekosistemi
- Bütünleşik Teknoloji Ekosistemi: Yapay zekâ, yarı iletkenler, robotik, biyoteknoloji, ileri malzemeler, enerji depolama ve yeni nesil ulaşım teknolojileri stratejik alanlar olarak belirlenmiş; bu alanlarda Ar-Ge'den ölçekli üretime uzanan bütünleşik bir ekosistem kurulması hedeflenmiştir.
- Yerli Üretken Yapay Zekâ: Ülke içi teknolojik yetkinliği artırmak amacıyla yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini sağlayacak yerli üretken yapay zekâ ekosisteminin oluşturulacağı ifade edilmektedir.
- Dijital Dönüşüm, Süper Bilgisayar Altyapıları ve Kamu Hizmetleri
- Mevzuat Altyapısı: Yapay zekâ alanında Avrupa Birliği (AB) müktesebatı ile uyum gözetilerek ulusal mevzuat altyapısının geliştirilmesi sağlanacaktır.
- Süper Bilgisayar ve TRUBA Kapasitesi: Yapay zekâ uygulamalarının yoğun veri ve işlem gücü ihtiyaçlarını karşılamak üzere süper bilgisayar altyapıları geliştirilecek ve Türk Ulusal Bilim e-Altyapısı (TRUBA) süper bilgisayarının kapasitesi artırılacaktır.
- Yapay Zekâ Destekli Kamusal Hizmetler: Kamuda dijital dönüşümü hızlandırmak ve yeni nesil teknolojilerden etkin faydalanmak amacıyla yapay zekâ destekli hizmet modelleri tasarlanacaktır.
- Uygunluk ve Belgelendirme Süreçleri: Test, muayene, gözetim, belgelendirme, standardizasyon ve uygunluk değerlendirme süreçlerinde dijital dönüşüm hızlandırılarak yapay zekâ destekli, veri odaklı entegre hizmet modelleri geliştirilecektir.
- İş Gücü Piyasası, İstihdam ve Beşerî Sermaye
- Beceri Uyumsuzluklarının Giderilmesi: Yapay zekâ ve otomasyonun iş gücü piyasasına etkilerini yönetmek, dönüşen iş süreçlerine uyum sağlamak ve yapay zekâ ile stratejik alanlardaki beceri uyumsuzluklarını gidermek programın öncelikleri arasında yer almaktadır. - Nitelikli İnsan Kaynağı ve Lisansüstü Eğitim: Savunma sanayisi başta olmak üzere yapay zekâ, siber güvenlik, enerji, madencilik ve uzay teknolojileri gibi nitelikli insan kaynağına ihtiyaç duyulan stratejik alanlarda iş gücü yetiştirmek amacıyla lisansüstü eğitimler ve özel uzmanlık programları desteklenecektir.
- Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele ve Vergi Denetimi
- Risk Analizi ve Vergi İhbarları: Kayıt dışı ekonomiyle mücadelede etkinlik sağlamak amacıyla vergi ihbarları ve risk analizlerinde yapay zekâ ve büyük veri destekli analitik sistemlerin aktif olarak devreye sokulması kararlaştırılmıştır.
- Sağlık Teknolojileri ve Yerleşme Hamlesi
- Sağlıkta Yapay Zekâ Ekosistemi: Sağlık teknolojilerini ekonomik güvenliğin merkezine alan yerleşme hamlesi kapsamında; yerli aşı, ilaç, tıbbi cihaz ve biyoteknolojinin yanı sıra yapay zekâ alanına stratejik destek sağlanacak ve sektörel yapay zekâ ekosistemi tesis edilecektir.
Bir eylem planı hazırladık
Bundan sonraki adımda Gemini’dan bu olgulara dayanan bir eylem planı hazırlamasını istedim. Yaptı:
Metinde yer alan stratejik hedefler, küresel ekonomik eğilimler ve teknolojik dönüşüm alanları dikkate alınarak hazırlanan kapsamlı eylem planı aşağıda yer almaktadır:
Stratejik Dönüşüm ve Kalkınma Eylem Planı
1. Teknoloji, Derin Teknoloji ve Yapay Zekâ Ekosistemi
- Yerli Üretken Yapay Zekâ Altyapısı: Türkçeye özgü dil yetkinliği yüksek temel büyük dil modelleri geliştirilecek; kamu kurumlarının ihtiyaçlarına yönelik özelleştirilebilir yerli üretken yapay zekâ ekosistemi kurulacaktır.
- Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030): Düşük karbonlu ulusal hesaplama omurgası ve bütünleşik yatırım çerçevesi hayata geçirilerek yerli yapay zekâ üretim kapasitesi artırılacaktır.
- Kritik Teknoloji Alanlarında Ar-Ge: Yapay zekâ yanı sıra siber güvenlik, otonom sistemler, kuantum teknolojileri, hipersonik sistemler, yarı iletkenler (çip), batarya, robotik ve biyoteknoloji gibi derin teknoloji alanlarında araştırma kurumları, üniversiteler ve özel sektör arasındaki iş birlikleri güçlendirilecektir.
- Eğitim ve Yetkinlik Geliştirme: Robotik teknoloji ve yapay zekâ araçlarına yönelik yazılım üreten öğrenci ve öğretmen grupları farklı bölgelerde teşvik edilerek yaygınlaştırılacaktır.
2. Sanayi, Üretim ve Dijitalleşme
- Otonom ve Akıllı Üretim: İşletmelerin enerji, hammadde, iş gücü ve makine kullanımını gerçek zamanlı izleyip optimize eden yapay zekâ destekli otonom üretim sistemleri yaygınlaştırılacak ve sanayide dijital dönüşüm hızlandırılacaktır.
- Stratejik Sektörlerde Entegrasyon: Yapay zekâ, ileri malzemeler, robotik, enerji depolama ve yeni nesil ulaşım teknolojilerinde Ar-Ge, tasarım ve ölçekli üretimi aynı ekosistemde buluşturan mekanizmalar güçlendirilecektir.
- Kamu-Sanayi-Üniversite İş Birliği: Yüksek başarımlı hesaplama, yapay zekâ ve kuantum teknolojileri alanlarında araştırma ve yenilik kapasitesi artırılacaktır.
3. Küresel Tedarik Zincirleri ve Arz Güvenliği
- Arz Şoklarına Karşı Direnç: Enerji, petrol ürünleri, doğal gaz ve kritik sanayi girdilerinin tedarikinde yaşanabilecek aksamalara (jeopolitik riskler ve bölgesel çatışmalar kaynaklı) karşı alternatif güzergâhlar ve stratejik stoklama politikaları geliştirilecektir.
- Yeni Nesil Korumacılık ve Ticaret: Küresel düzeyde artan ulusal güvenlik ve teknolojik üstünlük odaklı korumacılık eğilimleri karşısında dış ticaret dinamikleri yakından izlenecek, proaktif dış ticaret politikaları uygulanacaktır.
4. Yeşil Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik
- Düşük Karbonlu Omurga: Teknoloji yatırımları ve veri merkezi altyapıları oluşturulurken düşük karbon salınımı hedefleyen sürdürülebilir enerji kaynakları ve yeşil dönüşüm kriterleri esas alınacaktır.
- Kaynak Verimliliği: Sanayi ve tarım başta olmak üzere tüm ekonomik faaliyetlerde kaynakların daha etkin kullanılması için yeşil ve dijital dönüşüm süreçleri (ikiz dönüşüm) entegre bir şekilde desteklenecektir.
Zurnanın zırt dediği yere geldik
Bundan sonraki adımda Gazi Mustafa Kemal’in Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) ile başardığı ve ondan sonra gelenlerin kendisinin devamı gibi gösterdikleri çakma projelerle yapamadıklarını karşılaştırıp Türkiye’nin başarısına üst düzeyde bir katkı sunmak istedim. Eski Türkiye’nin entelektüellerinin yarattığı ağır enkazın içinden veriyi süzüp AOÇ ile diğer projelerin başarı karşılaştırmasını yapamadı. Türk kültürel birikiminin çapakları doğrultusunda bütün projelerin birbirinin devamı olduğunu düşünüyor. Bunu benim ayrıca araştırıp yazmam gerekecek ama şimdilik karşılaştırma yapmak isteyenler için Gazi Mustafa Kemal’in 1925’te kurduğu AOÇ’nin performansını burada aktarayım. Birileri de köy enstitülerinin başardıklarını yazarsa karşılaştırma imkanımız olur. Ya da ben bunu yapana kadar bekleriz. Şimdilik elimizdeki sonuçlar şöyle:
Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ) modeli, sadece tarımsal bir üretim alanı ya da bir rekreasyon sahası değil; millî iktisat politikasının, fen bilimlerinin ve toplumsal dönüşümün uygulamalı bir laboratuvarı ve ideolojik manifestosudur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 1925 yılında Ankara'nın bataklık, kıraç ve ağaçsız steplerinde bilinçli olarak seçtiği bu verimsiz arazi üzerinde kurguladığı model şu temel analiz sütunları üzerine oturur:
- AOÇ Modelinin Temel Dinamikleri ve Analizi
- İrade ve Bilimin Zaferi (İmkânsızı Başarmak): Çiftliğin kurulduğu coğrafya tarım için son derece elverişsizdi. Buranın seçilmesi bilinçli bir tercihti; amaç, "Türkiye’nin en verimsiz topraklarında bile insan iradesinin, fennin ve tekniğin imkânsızı yenebileceğini" tüm millete uygulamalı olarak kanıtlamaktı.
- Tarım-Sanayi Entegrasyonu: Model, hammaddenin tarlada kalmayıp aynı ekosistem içinde işlenmesini öngörüyordu. Çiftlik bünyesinde kurulan malt fabrikası, bira fabrikası, gazoz/soda fabrikası, süt fabrikası, deri ve tuğla fabrikaları ile tarım ve sanayi tek bir zincirde halka halka birleştirildi.
- Kendi Kendine Yete otros (Otonom Finansman): Çiftlik, dışarıdan sürekli bütçe aktarılan hantal bir kamu kurumu değil; kendi kârını yine kendi yatırımlarına ve kamusal hizmetlere dönüştüren, ekonomik olarak rasyonel ve ayakları üzerinde duran bir işletme mantığıyla yönetildi.
- Bu Model Nasıl Bir "İnsan Modeli" Ortaya Çıkardı?
AOÇ, toprağı işlerken aynı zamanda "yeni Türk insanını ve zihniyetini" inşa ediyordu. Bu modelin yetiştirdiği insan profili şu nitelikleri taşıyordu:
- Uygulayarak Öğrenen (Pragmatist ve Bilimsel) Fert: Geleneksel ve ezbere dayalı üretim biçimlerini reddeden; laboratuvar sonuçlarını, ıslah edilmiş tohumları, modern traktörleri ve biçerdöverleri kullanan, fenle hareket eden üretici profili.
- Stajyer ve Uzman Kuşağı (Teknik Kapasite): Çiftlik sadece işçi çalıştırmadı; dönemin ziraat mekteplerinden gelen yüzlerce öğrenciye ve gence (aralarında kadın stajyerler de olmak üzere) modern tarım, zootekni, süt teknolojisi ve işletmecilik öğreten bir okul işlevi gördü. Burada yetişen mühendisler, teknisyenler ve uzmanlar, Cumhuriyet’in tarım ve sanayi devrimini Anadolu’nun dört bir yanına taşıyan öncüler oldu.
- Özgüven Sahibi Üretici: Bataklık bir arazinin ortasında modern bir medeniyet adası yaratıldığını gören köylü ve işçi, çaresizlik psikolojisinden sıyrılarak "emek verirse her şeyi başarabileceği" özgüvenini kazandı.
- Yarattığı Maddi ve Manevi Zenginlik Neydi?
- Zirai ve Genetik Zenginlik (Islah ve Verimlilik): Anadolu’nun yerli ırkları ile dışarıdan getirilen nitelikli damızlık hayvanların (Merinos, Karagül koyunları, Simental inekler vb.) melezlenmesiyle verimlilik katbekat artırıldı. Örneğin, köylünün 2-3 litre olan süt verimi bu modelin dağıttığı damızlıklar sayesinde 18-20 litrelere çıkarıldı. Kuraklığa dayanıklı "kunduru" buğdayı gibi özel tohumlar ıslah edilerek tüm ülkeye yayıldı.
- Halk Sağlığı ve Gıda Güvenliği Zenginliği: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ilk kez standartlarına uygun pastörize süt, hijyenik yoğurt, sağlıklı et ve türevleriyle AOÇ sayesinde tanıştı. Başkent Ankara’nın sağlıklı gıda, temiz içme suyu ve süt ihtiyacı doğrudan bu çiftlikten karşılandı.
- Çevresel ve Sosyal Zenginlik (Yeşil Vatan): Çorak ve kıraç bir step, milyonlarca ağacın dikildiği, göletlerin ve parkların (Marmara Parkı, Karadeniz Parkı) yer aldığı bir ekolojik cennete dönüştürüldü. Ayrıca halkın spor yapabileceği, plajından faydalanabileceği, lunaparkında eğlenebileceği ve sosyal hayatın merkezinde buluşabileceği kamusal bir cazibe merkezi yaratıldı.
Özetle; Atatürk Orman Çiftliği modeli, maddi anlamda üretkenliği, verimliliği ve yerli sanayileşmeyi; manevi anlamda ise "kuldan vatandaşlığa, kadercilikten akılcılığa" geçişin somut karşılığı olan yepyeni bir insan ve toplum zenginliği ortaya çıkarmıştır.
Benim yapay zekâ için önerdiğim kalkınma modeli budur ve bu, 100 yıldan öncesine giden bir miras olduğunun altını çizmem gerekiyor. Bize hiç öğretilmeyen ve bizim görmemiz istenmeyen bir gerçeğe yapay zekâ sayesinde erişebiliyoruz. Bu bilinçle şunu deme gücümüz oluyor: Ya bizden birinin yaptığı gibi böyle yaparsınız ya da siz bilirsiniz.