Dezenflasyon programında en fazla değiştirilen rakamlar enflasyon ile ilgili. Bir türlü dikiş tutmayan durum var. 2027 enflasyon hedefinin de yüzde 21 öngörüldüğü durumda, bunun yukarı yönlü sapacağını anlamak için kâhin ya da uzman olmak gerekmiyor.
Dün TÜİK tarafından Ekim 2026 ayına ait üretici ve tüketici fiyatları yayımlandı.
Rakamlarla enflasyon…
Ekim 2026 ayının TÜFE tüketici enflasyonu bir önceki aya göre yüzde 2,58 arttı. Bu oran, geçen yılın aynı ayında yüzde 2,55 ve önceki yılın aynı ayında da yüzde 2,88 olarak gerçekleşmiş. Görüldüğü gibi 3 yılın ekim ayında da aşağı yukarı aynı oran ortaya çıkmış görünüyor. Baz etkilerinden nispeten az nasiplenen aylık değişimin birbirine çok yakın rakamda oluşması analiz yapabilme bakımından önemli.
Bir önceki yılın ekim ayına göre Ekim 2026 ayının TÜFE oranı da yüzde 29,77 olup bu oran önceki iki yıla göre düşüş sergilemiş.
Aynı şekilde yılın başına göre Ekim 2026 ayının TÜFE oranı da yüzde 27,52 olarak gerçekleşmiş. Bu oran geçen yılın aynı döneminde çok değişmemiş, ancak 2 yıl önceki ekim ayına göre azalış sergilemiş.
TÜFE yıllık değişim oranları açısından 2026 Ekim ayında:
- İlk sırayı yüzde 48,86 ile eğitim almış,
- Bunu yüzde 43,29 ile sağlık sektörü ikinci sırada izlemiş,
- Üçüncü sıraya yüzde 40,24 ile konut girmiş ve
- İzleyen sırayı da yüzde 28,73 ile alkollü içecekler ve tütün izlemiş.
Yıllık değişime katkı yönüyle:
- Yüzde 6,81 ile gıda ve alkolsüz içecekler,
- Yüzde 6,10 ile ulaştırma,
- Yüzde 4,71 ile konut,
- Yüzde 3,08 ile de lokanta ve konut sıralanmış.
TÜFE aylık değişim oranları açısından ise:
- İlk sırayı yüzde 12,58 ile giyim ve ayakkabı,
- İkinci sırayı yüzde 3,50 ile gıda ve alkolsüz içecekler,
- Üçüncü sırayı yüzde 2,84 ile konut,
- Yüzde 2,02 ile ulaştırma sektörü almış.
Bu arada aylık değişime katkı oranları da şöyle:
- Giyim ve ayakkabı yüzde 12,58,
- Gıda ve alkolsüz içecek yüzde 3,50,
- Konut yüzde 2,84,
- Ulaştırma yüzde 2,02.
Öte yandan çekirdek enflasyon da yüzde 2,07 olmuş.
Konuya Yİ-ÜFE yurt içi üretici fiyatları açısından bakacak olursak…
Yİ-ÜFE Ekim 2026 itibarıyla yıllık yüzde 27,41 ve aylık yüzde 1,65 olarak gerçekleşmiş. Bu oran, en yüksek yüzde 35,12 ile maden ve yüzde 33,42 ile enerji sektöründe ortaya çıkmış. İmalat sektörü ÜFE rakamı da yıllık yüzde 29,04 ve aylık yüzde 1,79 olmuş.
Daha fazla rakama boğulmadan 2026 yılına genel çerçeveden baktığımızda, Ekim 2026 ayının en yüksek 4. ay olduğunu görüyoruz.
Ne olacak enflasyonun hâli?
Malum, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in ekonomi dümeninin başına geçtiği 2023 yılı Mayıs ayından bu tarafa “dezenflasyon programı” adı altında bir program uygulanıyor ya da uygulanmaya çalışılıyor. Zaten programın ekonomik istikrar, kemer sıkma, ekonomik değişim ve dönüşüm gibi adlarla anılmadan ifade edilmesi, “…mış gibi” olduğunu ortaya koyuyor.
Ekonomik programın temel metninin son üç yıldır orta vadeli programlar olduğunu biliyoruz. Yani orta vadeli program ile bir yandan rakamsal büyüklükler ve hedefler ortaya konuluyor, bir yandan da yapısal nitelikli algılanabilecek düzenlemeler yapılacağı vaatlerine yer veriliyor.
Bu çerçevede Ekim 2026 ayının enflasyon rakamlarına bakarak şu değerlendirmelerde bulunabiliriz.
Her şeyden önce programda en fazla değiştirilen veya değişikliğe uğrayan rakamlar enflasyon ile ilgili. Bir türlü dikiş tutmayan durum var.
Orta vadeli programlarda, Merkez Bankası’nın yılda 4 kez yayımlanan enflasyon raporlarında, enflasyon beklentilerine ilişkin hanehalkı, iş dünyası ve finans kesimi tahminlerinde, İTO, ENAG, TEPAV ve benzeri kuruluşların periyodik tahminlerinde enflasyon rakamının sürekli değiştiği ortada.
Enflasyon rakamlarını etkileyen önemli unsurlardan birisi yönlendirilen ve yönetilen fiyatlar. Hükümetin ve resmî makamların tek taraflı belirlediği kamusal fiyatlar, ister istemez, enflasyon üzerinde etkili oluyor.
Enerji fiyatları, herhalde son dönemin en net olumsuz unsuru. İran ile İsrail ve ABD arasındaki çatışmalar, bölgedeki jeopolitik çalkantılar petrolün fiyatlarını hem yerinde tutamıyor hem de sürekli yukarı doğru itiyor. Bu da gelişmiş ülkelerde bile enflasyon oranının artması anlamına geliyor.
Gıda fiyatları her zaman kendini ortaya koyuyor. Bu ekim ayında da aylık değişimde ilk sıraya yerleştiği görülüyor. İyi giden iklim koşullarına ve mevsimsel gelişmelere rağmen konunun yapısal sorun niteliği, doğrudan enflasyona yansıyor.
Hizmet sektörü fiyatlarının yapışkanlığı ve katılığı enflasyonu besleyen bir başka önemli unsur olarak karşımıza çıkıyor.
Ki hanehalkı tüketimindeki zayıflamaya rağmen de enflasyon bir türlü ciddi düşüş sergilemiyor.
Aslında bu analizleri ve değerlendirmeleri televizyon kanallarında izliyoruz, gazete ve yazılı basındaki haber ve makalelerde görüyoruz.
Asıl görünen o ki, enflasyon orta vadeli tuzak hâline gelmiş; artı eksi yüzde 30 bandına yerleşmiş. Bu sonuç yakın tarihte de pek değişmeyecek gibi görünüyor. Bu senenin sonunda yüzde 30 zaten görüldü gibi. 2027 enflasyon hedefinin de yüzde 21 öngörüldüğü durumda, bunun yukarı yönlü sapacağını anlamak için kâhin ya da uzman olmak gerekmiyor.