Uygulanan kötü ekonomik programın en önemli çıktısı ‘Yüksek Enflasyon’ oldu Macaristan’da. Macaristan, 2020’den bu yana AB ülkeleri arasında en yüksek kümülatif enflasyonu yaşamış bir ülke. Genel olarak, fiyatlar bu dönemde yüzde 57 oranında arttı.
Tisza Partisi (Saygı ve Özgürlük Partisi) lideri Péter Magyar, 12 Nisan 2026’da yapılan Macaristan parlamento seçimlerinden büyük bir zaferle çıkarak, Viktor Orban’ın 16 yıllık başbakanlık dönemini sona erdirdi.
Siyaset bilimciler elbette Viktor Orban dönemini inceliyor ve daha da çok irdeleyip buradan farklı sonuçlar çıkaracaklar, ancak yenilmez denilen bir liderin yenilmesinin ardında 16 yıl boyunca ilmik ilmik dokuduğu o örgünün ya da belki daha doğru bir ifadeyle örgüt yapısına dönüşmüş devlet modelinin tükenişine sebep olan unsurların belki de en başında ekonomik nedenlerin geldiğini de dikkate almak lazım sanırım.
Viktor Orban’ın yenilgisinin arkasında büyük siyasi ve jeopolitik boyutlar taşırken, tarihi hezimetin en önemli sebeplerinden birisinin “Orbanomics” olarak adlandırılan kötü ekonomik yönetimdi.
Macaristan Merkez Bankası’nın bağımsızlığını ortadan kaldırdı
Uygulanan kötü ekonomik programın en önemli çıktısı ‘yüksek enflasyon’ oldu Macaristan’da.
Macaristan, 2020’den bu yana AB ülkeleri arasında en yüksek kümülatif enflasyonu yaşamış bir ülke. Genel olarak, fiyatlar bu dönemde yüzde 57 oranında arttı. Bu oran, Avrupa ülkeleri genelindeki yüzde 28’lik oranın neredeyse iki katı bir oran. Para birimi Forint’teki (HUF) değer kaybı enflasyonu artırdı ve yaşam standartlarını aşındırdı. 2014 sonundan 2024 sonuna kadar Forint, ABD dolarına karşı yaklaşık yüzde 33,9 oranında değer kaybetti.
Yıllar içerisinde Orban hükümeti Macaristan Merkez Bankası’nın bağımsızlığını istikrarlı bir şekilde ortadan kaldırdı. COVID-19 pandemisi ve ardından Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sürecinde uygulanan ekonomi politikaları yüksek enflasyonun nedenleriydi. Ancak enflasyona yönelik asıl neden, Nisan 2022 seçimleri öncesinde, muhalefet tarafından ‘oy satın alma girişimi’ olarak adlandırılan ek mali teşviklerdi. Ocak 2023’te enflasyon yüzde 25,7 ile en yüksek seviyesini gördü. Aralık 2023’e gelindiğinde enflasyon yüzde 5,5 seviyesine gerilemişti, ancak hâlâ birçok Avrupa ülkesinden yüksek seyreden enflasyonla karşı karşıyaydı Macarlar. 12 Nisan 2026 seçimlerinden önce de Orban hükümeti aynı yola başvurdu, ülke GSYH’sinin yaklaşık yüzde 2,2’sine denk gelen mali yardımlar dağıtıldı, ancak bu sefer başarılı olamadı, hatta geri tepti bu uygulama.
Macaristan’da sanayi üretimi Ocak 2023’ten bu yana sadece 5 ay pozitif bölgede yer aldı. En yüksek pozitif değeri Nisan 2024’te yüzde 6,1 ile gördü Macaristan. Aralık 2023’te ise yüzde 13,1 ile en yüksek daralmayı yaşadı. Son üç yıldır üretim neredeyse durmuş durumda.
Seçim yılı olan 2026’ya girilirken Macaristan’da brüt ortalama ücretler, Ocak 2026’da bir önceki aya göre yüzde 26,3 artarak 840.600 HUF’a (Macar forinti) yükselmişti. Ücretlerdeki bu artış, Şubat 2022’den bu yana görülen en hızlı büyüme hızı oldu ve büyük ölçüde kamu sektöründeki güçlü artıştan kaynaklandı.
Eğitim ve Ar-Ge yatırımları AB ortalamasının altında kaldı
Macaristan ekonomisi, esas olarak Alman otomobillerinin montajı olmak üzere, düşük katma değerli faaliyetler etrafında şekillenmeye devam etti. Audi, BMW ve Mercedes-Benz de dahil olmak üzere birçok otomobil üreticisi Macaristan’da fabrikalar açarak yılda yaklaşık 800.000 araç üretir duruma geldiler. Otomotiv sektörü, Macaristan’ın GSYH’sinin yaklaşık yüzde 5’ini ve sanayi üretiminin dörtte birini oluşturuyor. Ancak, Alman otomotiv sektörünün düşen bir trend izlemesi ve ağır ABD gümrük vergileri, bu fabrikaların yarattıkları istihdamın, otomobil sektörüne destek diğer sektörlerin ve bunlardan elde edilen vergi gelirlerinin de yavaş yavaş sonunun gelebileceğini bize gösteriyor. Orban Hükümeti, görev süresi boyunca katma değer yaratan üretime ulaşmakta fazla bir çaba göstermedi. Macaristan’ın verimlilik artışı kronik olarak düşük ve eğitim ile araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) yatırımları AB ortalamasının çok altında kaldı.
Macaristan şu anda AB’deki emsallerine göre daha düşük bir büyüme oranına sahip. 2023 yılında yüzde -0,9 daralma gösteren Macaristan, 2024’te yüzde 0,6 ve 2025’te yüzde 0,5 GSYH artışı gerçekleştirerek akranlarının epey arkasında kalmış gözüküyor.
Aslında kırılma noktasının 2023 yılı olduğu çok net.
Orban hükümeti yönetimindeki Macaristan’ın ‘post-komünist kalkınma modelin’in can damarı AB’nin yapısal destek fonlarıydı.
Fakat Brüksel, 2022’de Macaristan’a karşı “şartlılık” işlemlerine başladı ve kamu alımlarıyla ilgili iddia edilen ihlallerin yanı sıra kontrol ve şeffaflık eksikliği nedeniyle ödemeleri engelleme yolunu tercih etti. Bunun üzerine Macaristan bazı fonların blokajının kaldırılmasına izin veren reformlar yaptı, ancak toplamda 19 milyar Euro dondurulmuş halde kaldı. 19 milyar Euro’nun 1 milyar Euro’luk kısmı kalıcı olarak kaybedilmiş durumda. 2025 yılı sonu itibarıyla, yaklaşık 18 milyar Euro (21 milyar dolar) fon hâlâ bloke.
Macaristan hukuk ihlalleri nedeniyle önemli miktarda AB yardımını da kaybetti. Reformların 2025 yılı sonuna kadar tamamlanması gerekiyordu. Orban hükümeti reform yapmamakta direnince, yaklaşık 1 milyar Euro kadar yardımdan da ayrıca mahrum kalmış oldu Macaristan.
Manşet açık 2024 yılında GSYH’nin %4,9’una geriledi
AB fonlarından mahrum kalınca, Orban hükümeti bu açığın telafisi amacıyla kamu maliyesinde açıklar vermeye başladı. Denk bütçe fikrinden vazgeçildi. Macaristan’ın mali durumu, kırılganlığın önemli bir kaynağı olmaya devam ediyor. Manşet açık 2024 yılında GSYH’nin yüzde 4,9’una geriledi. 2026 yılında da mali açığın GSYH’nin yaklaşık yüzde 5’i civarında olması bekleniyor. Macaristan’ın borç dinamikleri makroekonomik ve finansal koşullara daha duyarlı olmasına neden oluyor. Finansman ihtiyacı artarken, faiz giderleri de yüksek kalmaya devam ederek mali esnekliği sınırlıyor.
Ekonominin kötü yönetimi ve onun getirdiği fakirleşme, Macaristan’da 16 yıllık bir iktidarı yıkmaya yetti.
