TÜRKİYE-ABD İş Konseyi (TAİK) davetiyle “19’uncu Türkiye Yatırım Konferansı” için bulunduğumuz New York’ta Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı toplantılara “basına kapalı” kuralı koyarken Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Kuzey Amerika Koordinatörü Ramazan Tepe’den mesaj geldi:
- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Atlantic Council’in desteğiyle Franklin Templeton’un New York’taki merkezinde düzenlenen “Yuvarlak Masa Toplantısı”nda ABD’li sektör temsilcilerine hitap edecek, soruları yansıtacak. Sizler de izleyebileceksiniz.
Alparslan Bayraktar’ın Türkiye’nin enerji ve madencilikte 15 yıllık yol haritasını ortaya koyduğu, “Türkiye’nin Enerji Vizyonu 2040”ı açıkladığı toplantıya Türk iş insanlarından ev sahipleri DEİK Başkanı Nail Olpak, TAİK Başkanı Murat Özyeğin’in yanı sıra Ali Kibar, Erman Ilıcak, Levent Çakıroğlu, Ebru Özdemir, Şule Zorlu, Fırat Çeçen, Selim Bora, Ebubekir Tivnikli, Kıvanç Zaimler, Mücahit Ören, Burak Ertaş, Batu Aksoy, Ebubekir Şahin, Burak Talu da katıldı.
Bayraktar, “Türkiye’nin Enerji Vizyonu 2040”ın genel çerçevesini çizerken şu noktalar üzerinde durdu:
- Enerji alanındaki stratejimiz, talep, bağımlılık ve karbonsuzlaşma olmak üzere 3 temel başlık üzerine kuruluyor. Enerji talebi sürekli artıyor. Bu da ülkemizin büyüyen ve yatırım yapılabilir bir pazar olduğunu gösteriyor.
- Enerji talebindeki artışta geleneksel faktörlerin yanı sıra yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli mobilite, soğutma ve gelecekte su arıtma tesisleri gibi yeni faktörlerden kaynaklanıyor.
- Ülkemizin enerji ithalatındaki bağımlılığı temel sorunlarımızdan biri. Her yıl enerji ithalatına 70-80 milyar dolar ödeniyor. Temel hedefimiz bu bağımlılığın azaltılması.
- 2040 vizyonumuzun temelinde elektrifikasyon yer alıyor. Yani, Türkiye’yi elektriklendireceğiz. Binalardan sanayiye, ulaşımdan tarıma kadar Türkiye elektriklenecek.
- Vizyonumuz 5 temel politika alanından oluşacak: Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, nükleer enerji, petrol ve doğalgaz ile madenler.
- Türkiye’de daha fazla yenilenebilir enerji kapasitesinin devreye alınması mümkün. Hem yerli hem de yabancı yatırımcıların bu pazara girme konusunda giderek artan ilgisi var.
- Enerji verimliliği ekonominin tamamında önemli potansiyel taşıyor. 2024-2030 Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı kapsamında 20 milyar dolarlık yatırımla birincil enerji tüketimin yüzde 15 azaltılması öngörülüyor.
- Nükleer enerji, karbonsuzlaşma hedefleri açısından önem taşıyor. Büyük ölçekli nükleer santrallerin yanı sıra küçük modüler reaktörler (SMR) alanında da yatırım ve işbirliği fırsatlarını değerlendiriyoruz.
- Elektrik iletim şebekesinin güçlendirilmesi için 2035’e kadar en az 30 milyar dolar, dağıtım şebekesi için de en az 50 milyar dolarlık yatırım gerekiyor. 2040’a kadar enerji ve maden sektörlerinde planlanan yatırımların toplamı 300 milyar doları aşabilecek.
- Türkiye Petrolleri, Eti Maden, BOTAŞ, Elektrik Üretim A.Ş. ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş.’nin yeniden yapılandırılması çalışmaları sürüyor. Bu şirketlerin yurt dışında da daha aktif olmasını hedefliyoruz.
- Türkiye Petrolleri, 300 bin varil petrol ve doğalgaza eşdeğer üretim yapıyor. Sakarya Gaz Sahası’nın katkısıyla bu rakam 2028’de 550 bin varile çıkabilecek. Hedefimiz Türkiye Petrolleri’ni 2035’te günlük 1 milyon varil üretme kapasitesine taşımak.
- 2040’a kadar ülkemizde 16-17 milyon yeni araç trafiğe çıkacak. Bunun 13 milyonu elektrikli, 3-4 milyonu hibrit olacak. Bu dönüşüm elektrik ihtiyacını artıracak.
“Yuvarlak Masa” toplantısının ardından Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’la sohbet ettik, sorularımızı yanıtladı. Bayraktar, sohbetin başında şu noktanın altını çizdi:
- Nükleer enerjide ilk çağın, büyük reaktörlerin devreye alınması, teknoloji sahibi olunması konusunda treni kaçırdık. Nükleerde şimdi küçük reaktörlerle (SMR) “ikinci çağ” başlıyor. Biz bu noktada teknolojiyi de üretenler arasında yerimizi almak istiyoruz.
New York’ta USTDA (ABD Ticaret ve Kalkınma Ajansı) ve nükleer şirketimiz TÜNAŞ arasında SMR odaklı işbirliği için imza attıklarını kaydetti:
- Kanada ile de görüşmelerimiz yürüyor. Ayrıca Fransa ve Güney Kore ile de işbirliği görüşmelerini sürdürüyoruz. 2030’lu yılların ilk yarısında ilk SMR’ı devreye almayı hedefliyoruz. Sinop ve Trakya’da en az 8 reaktör için teknoloji sağlayıcılarla temastayız.
Küçük ölçekli reaktörler (SMR) konusunda yerli katkıyı artırmayı hedefledikleri üzerinde durdu:
- Bu teknolojide rol alıp Orta Asya ve Türk Cumhuriyetlerini kapsayan bölgede işbirliği ağı kurmayı, gelecekte ihracat kapasitesi oluşturmayı da düşünüyoruz.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar’ın New York’tan verdiği mesajlar, yenilenebilir enerjinin yanı sıra küçük reaktörler (SMR) üzerindeki çalışmaların yoğunlaştığı bu dönemde “öncü rol alınması” adımlarının hızlanacağını ortaya koyuyor…
Petrol boru hattında yıllık gelirin 30 milyar doları aşma potansiyeli var
ENERJİ ve Tabii Kaynakları Bakanı Alparslan Bayraktar, Irak Başbakanı ile gerçekleştirilen son görüşmelerden şu bilgiyi aktardı:
- Kerkük-Ceyhan Boru Hattı’ndan 750 bin varillik petrol akışı konusunda taahhüt gündeme geldi. Irak Başbakanı, akışın 1 milyon varile çıkabileceği mesajı da verdi.
Bayraktar, petrol boru hattıyla ilgili şu hesabı ortaya koydu:
- Boru hattından günlük 100 milyon dolar gelir potansiyeli söz konusu. Yıllık gelir bu durumda 30 milyar doları aşabilir. Petrol akışının 2-2.5 milyon varile çıkma olasılığı Türkiye’nin gelirinin 60 milyar dolar seviyesine de çıkabileceğini gündeme getiriyor.
Türkiye için altın da oldukça kritik maden
ENERJİ ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sohbet sırasında “nadir elementler” konusu açıldığında altına işaret etti:
- Türkiye ekonomisi için altın da kritik maden. Altın ithalatı cari açıkta önemli kalemler arasında yer alıyor. Ülkemizde altın üretimi en yüksek yıllık 42 tona çıkabiliyor.
Ülkemizde yer altında 10 bin tonluk altın rezervi potansiyelinin olduğunu vurguladı:
- Altın üretimini hızlandırmak için çalışmalarımız sürüyor.
Eti Maden’in son yıllarda daha çok bor konusuna odaklandığına dikkat çekti:
- Bor tarafında 1 milyar doları aşan ihracat söz konusu ama Eti Maden’in ülkemizdeki kritik maden portföyünde agresif büyüme stratejisi izlemesi gerekiyor.
Asıl savunma hattı doğa ve iklim olsun, Antalya’ya somut taahhütlerle gelin
ÇEVRE, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile BM Genel Sekreteri’nin İklim Özel Temsilcisi Michael R. Bloomberg, Bloomberg’in merkezinde COP31 için iş dünyasıyla buluştu.
Murat Kurum, Türkiye’nin Kasım ayında COP31’e Antalya’da ev sahipliği yapacağını anımsatıp iklim krizi üzerinde durdu:
- Son 10 yılda iklim kaynaklı afetlerin küresel ekonomiye maliyeti 2 trilyon doları aştı. 2023 yılında sel, kuraklık ve aşırı sıcakların yol açtığı ekonomik kayıp 380 milyar dolara ulaştı. Dünyada 666 milyon insan elektriğe erişemiyor.
Dünyada 2 milyar insanın kirletici pişirme yöntemlerine mahkum edildiğini kaydetti:
- Atık sektörü insan kaynaklı metanın üçüncü büyük kaynağı durumunda bulunuyor.
Dünyada artan savunma harcamalarına dikkat çekti:
- Silah harcamalarını artırarak kendimizi güvende hissedeceğimizi sanıyoruz. Oysa en büyük tehdit iklim krizi. Devletlerin asıl savunma hattı, doğamız ve iklimimiz olmalıdır. Savunmaya ayrılan her kuruş, bu gezegenin can suyuna da ayrılmalıdır.
Kurum, iş dünyasına şu çağrıyı yaptı:
- Antalya’ya gelirken sizlerden somut ve ölçülebilir taahhütler bekliyoruz. Takvimi, kapsamı ve göstergeleri belirlenmiş taahhütlerin COP31’in güçlü sonuçları arasında yer almasını istiyoruz. Dönüşüm, tedarik zincirinin tamamına yayılmalıdır.
