TÜRMOB’un geniş katılımlı basın toplantısında mesleğin dijitalleşme ve yapay zeka eksenindeki dönüşümünden kayıt dışı ekonomiyle mücadeleye, 586 Sayılı VUK Genel Tebliği’ne yönelik eleştirilerden deprem bölgesine ilişkin beyanname taleplerine kadar birçok kritik başlık gündeme taşındı.
Geçtiğimiz hafta TÜRMOB olarak geniş katılımlı bir basın toplantısı gerçekleştirdik. Meslek camiamızı yakından ilgilendiren birçok başlığı kamuoyuyla paylaşırken, ülkemizin ekonomik görünümüne ve güncel sorunlara ilişkin değerlendirmelerimizi, çözüm önerilerimizle birlikte aktarma imkanı da bulduk. Toplantımızın yansımaları ulusal gazetelerde ve televizyon kanallarında geniş yer buldu. Bugünkü yazımda sizlere bu toplantıda dile getirdiğim bazı tespitleri başlıklar halinde aktarmak istiyorum.
Basın toplantısında özellikle mali müşavirlik mesleğinin karşı karşıya bulunduğu sorunlara ve yapısal dönüşüme dikkat çekerek, dijitalleşme ve yapay zeka ekseninde şekillenen yeni ekonomik düzende, mesleğimizin köklü bir değişim süreci ve artan sorumluluk alanlarıyla karşı karşıya olduğunu vurguladım. Ekonomik faaliyetlerin kayda alınması, sağlıklı ve güvenilir mali verilerin üretilmesi, finansal tabloların ve vergi beyanlarının mevzuata uygun ve gerçeği yansıtacak şekilde oluşturulması gibi kritik süreçleri yürüten mali müşavirlerin, bu dönüşümün tam merkezinde yer aldığını, bu noktada TÜRMOB olarak yapay zeka ile ileri teknolojilere uyumu güçlendirme konusundaki kararlılığımızı, yürüttüğümüz yoğun eğitim programlarıyla somutlaştırdığımızın altını çizdim.
Ayrıca, 586 Sayılı VUK Genel Tebliği ile, esnaf odalarının da muhasebe tutabileceği, vergi beyan ve bildirimlerinde bulunulabileceği düzenlemesinin hem hukuki olmadığını hem de mali müşavirlik mesleğinden beklenen bütüncül yarara büyük zarar vereceğini bir kez daha basın mensuplarına ifade ettim.
Deprem bölgesinde 2025 IV. dönem geçici vergi beyanname verme ve ödeme süresi uzadı
Basın toplantısında deprem bölgesindeki mükelleflerin yaşadığı teknik ve altyapı kaynaklı sorunlara ve biriken beyan ile bildirim yüküne dikkat çektik. Bu kapsamda Gelir İdaresi Başkanlığı’na ilettiğimiz, 2025 yılı 4. dönem geçici vergi beyannamesine ilişkin muafiyet veya süre uzatımı talebimiz karşılık buldu ve Gelir İdaresi Başkanlığı 16/2/2026 tarihli 197 Sayılı Sirküleri yayımladı.
Buna göre; “Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri ile Gaziantep ilinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerinde, Cirosu 2,5 Milyon liranın altında olan, 30/11/2025 tarihinde mücbir sebep hali sona eren mükellefler tarafından 17 Şubat 2026 Salı günü sonuna kadar verilmesi gereken 2025 IV. Geçici Vergi Dönemine (Ekim -Kasım -Aralık) ait Gelir ve Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin verilme süreleri ile bu beyannameler üzerine tahakkuk eden vergilerin ödeme süreleri 9 Mart 2026 Pazartesi günü sonuna kadar uzatıldı. Ayrıca söz konusu uzatma, ilgili geçici vergi dönemi itibarıyla beyanname verme tarihi 17 Şubat 2026 günü sonu olan özel hesap dönemine tabi mükellefleri de kapsayacaktır” duyurusu yapıldı.
Diğer başlıklarımız
Öte yandan, aktardığım konu başlıklarından bazılarını da sizlere kısaca iletmek istiyorum. Türkiye’de kayıt dışı ekonominin, vergi tabanını daraltan, sosyal güvenlik sistemini zayıflatan ve rekabet eşitliğini bozan yapısal bir sorun olarak karışımızda durmaktadır. Yüksek vergi ve prim yükleri, denetim kapasitesi, nakit ekonomisinin yaygınlığı, göç ve düşük vasıflı işgücü gibi faktörler kayıt dışılığı besleyen unsurlar arasında görünüyor. Ayrıca Türkiye’de kara paranın aklanması olayları, MASAK tarafından takibi sıkılaştırılmakta. Dijitalleşme, e-fatura/ e-arşiv fatura uygulamaları, POS ve banka hareketlerinin izlenmesi gibi politikalar kayıt dışılığı azaltma yönünde ilerleme sağlasa da kalıcı çözüm için vergi sisteminin sadeleşmesi, işgücü maliyetlerinin dengelenmesi, kayıtlı olmayı teşvik eden mekanizmalar ve toplumsal vergi uyumunun artırılması kritik öneme sahip bulunuyor.
Bir diğer önemli başlığımız ise vergi sisteminin sadeleştirilmesi. Vergi reformuna ilişkin taleplerimizi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a sunduk. TÜRMOB olarak vergi konseyi oluşturulması, vergi reformu çalışmaları yapılması taleplerimizi ilettik. İş dünyası ve kamu tarafının katılımı ile siyasi sahiplenmenin böyle bir düzenleme için gerekli olduğunu aktardım.