1974 yılında Burhanettin Kaya tarafından kurulan Kaya Holding, bugün inşaat, turizm, petrol, enerji ve içecek alanlarında faaliyet gösteren dev bir kuruluş halinde faaliyetlerine devam ediyor. 5000'i aşkın kişiye istihdam sağlayan Kaya Holding, doğrudan ya da dolaylı olarak dünyanın birçok farklı noktasında bulunan binlerce müşteriye ulaşıyor. Turizm ve inşaat sektöründe Türkiye’de ve yurtdışında önemli yatırımlara imza atıyor. Londra, Girne,Belek, Side, Bafra, Kartalkaya, Bursa, Bolu, İzmir ve İstanbul’daki tesislerinden, sonra önümüzdeki günlerde Ankara’da da otel ve ofislerden oluşan yeni tesisi açmaya hazırlanıyor. Kaya Turizm bünyesinde, Kaya Palazzo Hotels & Resorts, Kaya Hotels & Resorts adında iki temel segment bulunuyor. Kartalkaya, Bolu; Belek, Antalya; Girne, KKTC ve Bafra’da bulunan Kaya Palazzo Hotels & Resorts şirketin lüks segmentinde yer alıyor.
Geçtiğimiz hafta sonu Diyalog Medya kurucusu Serpil Ercan’ın davetiyle küçük bir basın gurubu olarak Bolu Kartalkaya’daki Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort’a gittik. Kaya Turizm Kartalkaya Bölge Müdürü Yusuf Avcı’dan bölge turizmi yatırımları hakkında bilgi aldık. Markanın Kurumsal İletişim Yöneticisi Gizem Gülmek, Swiss Fondue'nun Sahibi Ursula Yazıcı, Kurumsal İletişim Direktörü Şebnem Sayakçı, Kıdemli Kurumsal İletişim Uzmanı Sena Ertem ve Kurumsal İletişim Uzmanı Başak Kınıklıoğlu ile sohbet ettik.
Yusuf Avcı’ya ilk sorumuz, başta Ankara ve İstanbul’un en gözde kış tatil bölgesi olan Kartalkaya’da geçtiğimiz sene yaşanan yangın trajedisi sonra neler yapıldığıydı. Tesise toplamda 50 milyon euro yatırım yaptıklarını ifade eden Avcı, 2025 yılında 5 milyon euroluk yeni yatırımla oteldeki alanları en yeni teknolojiyle donattıklarını ekledi.
Önce güvenlik yatırımınızı konuşalım. 2025 yılında yapılan çalışmaları anlatır mısınız?
Öncelikle Türkiye’nin ilk kayak merkezlerinden biri olan DorukKaya Ski & Mountain Resort ve Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort Kartalkaya yalnızca bir kış oteli olmadığını belirteyim. Biz uzun vadeli ve ölçeklenebilir bir işletme modeliyle çalışıyoruz. Bizim her iki otelimizde de tüm yönetmeliklere uygun olan güvenlik standartlarımız mevcuttu. Geçen sezon yaşanan olayların ardından her iki otelimizde bu standartları yeniden gözden geçirdik ve daha da ileri taşımak için yeni yatırımlar da yaptık.
Bu yatırımlar ne değişiklik getirdi?
Bizim mevcut yangın güvenliği yatırımlarımız; akıllı algılama sistemlerinden otomatik sprinkler altyapısına, acil yönlendirmelerden yangına dayanıklı yapı elemanlarına kadar geniş bir alanı kapsıyor. Odalarımızda perdeden halıya, kapılardan mobilyalara kadar mimari tüm unsurlar yanmayan malzemelerden oluşuyor. Yangın merdivenlerimiz, alarm sistemlerimiz en modern anlayışla kurgulanmış durumdadır. Tüm uygulamalarımız “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” çerçevesinde ve sertifikalı firmalarla hayata geçirilmiştir. 2025 yılında Almanya ve Avusturya merkezli bağımsız kuruluşlar tarafından denetlendik ve uluslararası sertifikalarla belgelendirildik. Bu doğrultuda sistemlerimizi yeniledik.
Otelin iç güvenliği kadar, pistler ve liftler de önemli. Tesislerinizin altyapısına hangi yatırımları gerçekleştirdiniz?
Bizim güvenlik anlayışımız hiç bir zaman sadece tesisle sınırlı değildir. Örneğin, kayakçılar pist dışına çıktığında karşılarına bilgilendirici bir tabela çıkar. Bu tabelada, güvenli olmayan bir bölgede oldukları açıkça belirtilir ve üzerinde yer alan numaralı butona basıldığı anda jandarma ekipleri en geç beş dakika içinde alana ulaşır. Bu nedenle Kartalkaya’da kaybolma gibi bir durum söz konusu değildir. Pist güvenliği için yalnızca fiziki önlemler de yetmez. Teknolojik altyapı da bu sistemin önemli bir parçasıdır.
Teknolojik yatırım neleri içeriyor?
Sisli hava koşullarında dahi misafirlerimizin güvenle kayak yapabilmesi için pistlerimizde aktif bir sinyalizasyon sistemi bulunuyor. Bu sistem sayesinde, kayak yapan misafirlerimizin pistin sonuna kadar güvenli bir şekilde ulaşması mümkün oluyor.
Kayak altyapınız nasıl?
Pistlerimizin gerek uzunluk gerekse işletme standartları açısından üst seviyede olduğunu söyleyebilirim. Toplamda yaklaşık 25 kilometrelik pist alanımız var. 13 pistimiz ve 7 mekanik lift sistemimizle 7/24 hizmet veriyoruz. Mekanik tesislerimiz, ilgili resmi kurumlar tarafından düzenli olarak denetleniyor ve gerekli tüm izin ve belgeler alınmış durumda.
Liftlerin güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz?
Pistlerimiz sezon boyunca profesyonel ekipler tarafından aralıksız bir biçimde bakımdan geçiriliyor. Yaklaşık 1,5 milyon metrekarelik pist alanımız, 15 farklı zorluk seviyesine sahip pistimiz ve toplam 9 lift sistemimiz var. Türkiye’de ilk kez kullanılan Leitner marka lift altyapısı sayesinde misafirlerimiz pistlere doğrudan ve güvenli şekilde ulaşabiliyor.
Biraz da tesisten söz edelim. 2011 yılında açıldınız. Aradan 15 yıl geçmiş ancak, otel yeni hizmete giriş gibi görünüyor. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?
Sürekli olarak odalara, restoranlarımıza ve ortak alanlara yatırım yapıyoruz. Üst segmentte hizmet sunmak için ayrıntılara dikkat etmek gerekiyor. Örneğin, geçen yıl tüm yatakları yeniledik. Çarşaflar, havlular, halılar… kullanılan tüm malzemelerin en üstün kalitede olmasına özen gösteriyoruz. Biz mimarimiz ve sunduğumuz üst segment deneyimin ötesinde, insan kaynağı yönetimimiz ve bütüncül işletme modelimizde de ayrışıyoruz.
Kaç kişi çalışıyor?
Kartalkaya destinasyonunda yer alan DorukKaya Ski & Mountain Resort ve Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort bünyesinde yaklaşık 800 kişilik bir istihdam sağlıyoruz.
Hafta içi dönemlerde doluluğa bağlı olarak misafir başına 2 personel hizmet verebiliyoruz. Hafta sonlarında ise bu oran daha da netleşiyor; her bir misafire mutlaka bir personel eşlik ediyor. Bu bizim hizmet anlayışımızın temel göstergelerinden biri.
Kadronuzun dağılımı nasıl?
Çalışanlarımızın yaklaşık 200 kişilik bölümünü kayak eğitmenleri, pist ve ekipman ekipleri ile kiralama ve operasyonel birimlerde görev alan uzman kadrolar oluşturuyor. Biz insan kaynağımızı grup ölçeğinde stratejik bir planlama yaklaşımıyla yönetiyoruz.
Bu yaklaşım nasıl çalışıyor?
Yaklaşık 600 kişilik ana kadromuz var. Bu arkalarımız Kaya Hotels & Resorts’un 12 ay sürdürülebilir turizm yaklaşımı doğrultusunda yıl boyunca dönüşümlü olarak farklı tesislerimizde görev yapıyorlar. Örneğin, kış aylarında Kartalkaya’da olan ekiplerimiz, yaz sezonunda Belek, Side ve Girne de hizmet veren otellerimizde hizmet vermeye devam ediyorlar. Bu sayede hem hizmet standardımızı koruyor hem de nitelikli insan kaynağımızı uzun vadede bünyemizde tutabiliyoruz.
Çok değerli bir yöntem bu. Deneyim kuruluş içinde kalıyor. Çalışan memnuniyeti artıyor.
Evet, çalışanlarımızı kaybetmemek yalnızca operasyonel bir avantaj değil; aynı zamanda kurumsal hafızamızı ve marka sürekliliğimizi besliyor.
Böylece, hizmet kalitemiz mevsimsel dalgalanmalardan etkilenmiyor. Bizim için misafirlerimizin her destinasyonda aynı kaliteyi hissetmesi çok önemli. Bilgi birikimimiz ve deneyimimiz arttıkça, hizmet kalitemiz de çalışan bağlılılı da artıyor.
Çalışan memnuniyetini nasıl sağlıyorsunuz?
Bizce, çalışan memnuniyeti, misafir memnuniyetinin ön koşuludur. Güvenli, saygılı ve eşitlikçi bir çalışma ortamı yaratmak için iç denetim ve geri bildirim mekanizmalarına önem veriyoruz. Personelimizin yalnızca çalışma koşullarını değil; konaklamasını, beslenmesini ve güvenliğini de düzenli olarak denetliyoruz. İç anketlerle; “mobbing” var mı, adalet algısı nasıl, yemek kalitesi yeterli mi, lojmanlar hijyenik mi gibi konuları yakından takip ediyoruz. Özellikle kadın çalışanlarımızın huzurlu ortamda calışma güvenliği ilk önceliğimiz.
Çalışan memnuniyeti müşteri memnuniyetine yansıyor mu?
Kaya markasına duyulan güven bir tesadüf değil. Çalışan memnuniyeti yüksek olduğunda, bu doğrudan misafir memnuniyetine yansıyor. Kaya otellerinin yıllardır yüksek doluluk ve sadakat oranları yakalamasının gerisinde bu insan odaklı yaklaşım var. Biz Kartalkaya’yı yalnızca bir kış turizmi destinasyonu olarak görmüyoruz. Antalya ve Kıbrıs’taki Kaya Palazzo otellerimizde tatil yapıp hizmet kalitemizden memnun kalan yerli ve yabancı misafirlerin önemli bir bölümü, kış sezonunda Kartalkaya’yı tercih ediyor. Bu, destinasyonlar arası talep transferi yaratabilen, güçlü bir marka yapısına sahip olduğumuzu gösteriyor. Misafirlerimizle tek seferlik bir tatil ilişkisi kurmuyoruz. Yazın başlayan marka deneyimi, kışın Kartalkaya’da devam ediyor. Bu da grup genelinde öngörülebilir doluluk oranları, sürdürülebilir gelir yapısı ve güçlü bir marka değeri yaratıyor.
Oteldeki oda segmentasyonu nasıl?
Tesisimizin farklı misafir beklentilerine yanıt verecek şekilde yapılandırmaya özen gösterdik. Otelden pistlere direkt erişim imkânı sağlayan ve çocuklar için de günün her saatini daha keyifli hale getirebilecek şekilde tasarlanmış sistemimiz sayesinde çocuklu ailelerin kış tatilleri için ilk tercihleri arasında yerini alıyoruz.
Konaklama tarafında modern dağ mimarisiyle tasarlanmış Superior Odalar ve Delüks Odalar, Junior Süit, Delüks Süit, Grand Süit ve King Süit seçeneklerimiz mevcut. Oda tipleri yalnızca metrekare farkı değil, deneyim farkı da sunuyor. Örneğin, süit kategorileri konaklama süresini uzatan önemli bir unsur. Y
.Palazzo Luxury Chalet’ler neden beğeniliyor?
Daha uzun süre konaklamak ve özel hizmet almak isteyen misafir profiline yönelik tamamen kişiselleştirilmiş bir ürünümüz. Mahremiyet, konfor ve üstün hizmet düzeyi birlikte kurgulanıyor. Her biri 400 metrekarelik alanda tasarlanan Palazzo Luxury Chalets’de kalanlar için özel pistler, 24 saat butler, özel telesiyej ve shuttle hizmetleri sunuluyor.
Kartalkaya’ya yurt dışından gelen ziyaretler var mı?
Evet, yabancı misafirlerimiz suit’lerin yanı sıra, tesisimizin Palazzo Luxury Chalet’lerine de büyük ilgi gösteriyorlar.
Farklı ürünler size ne sağlıyor?
Biz Kaya Palazzo Kartalkaya’yı yalnızca bir kayak oteli olarak değil; insan kaynağı yönetimi, güvenlik yatırımları, marka sinerjisi ve uluslararası misafir sadakatiyle Türkiye kış turizmine uzun vadeli değer üreten bir yapı olarak konumlandırıyoruz. Konaklama çeşitliliğimiz sayesinde Kaya Palazzo Kartalkaya Türkiye için yalnızca lüks segmentte değil, stratejik marka konumlandırması açısından da önemli bir örnek haline getiriyor.
Yiyecek-içecek alanlarınızı nasıl yönetiyorsunuz?
Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort olarak, otelin restoran ve büfesindee yöresel lezzetlere yer vererek Türk gastronomisinin daha çok tanıtılmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Sürdürülebilir turizm kapsamında kendi kültürümüzü tanıtmak, misafirlere en kaliteli şekilde sunmayı kendimize vazife olarak görmekteyiz. Ayrıca yine bu kapsam doğrultusunda Bolu yöresine Üretim ve tedarikte, çevreye zararlı etkilerinin olmamasına, çevre mevzuatların uyuyor olması yine tesisimiz için tedarikçi seçimlerinde önemli bir unsur. Tesisimizin anlaşmalı olduğu toplam 81 tedarikçinin 26 adedi Bolu yöresine aittir. Bu kapsamda yerel tedarikçi sayımızı arttırmak ve destek olmak hedeflerimiz arasında yer alıyor.
Restoran çeşitliliğiniz nasıl?
Otel içerisinde yer alan, dünyaca ünlü fondue restoranı Swiss Fondue’nun haricinde, Türkiye’nin ilk otel dışı lounge konsepti ve Kartalkaya'nın buluşma noktası: Palazzo Lounge, bizim göz bebeğimiz. Gün içerisinde kayak molaları için ideal bir durak sunan lounge alanı, akşam saatlerinde ise daha sakin, dengeli ve keyifli bir yemek atmosferiyle öne çıkıyor. Palazzo Lounge’ta; Yada Sushi, Serafina, Develi ve Palazzo Steak House’le gün boyu devam eden bir gastronomi deneyimi sunuyoruz.”
Sürdürülebilirlik yatırımlarınız ne durumda?
Sürdürülebilir Turizm sertifikamız var. Yürürlükte olan kanun, yönetmelik, mevzuat ve düzenlemelere uyan ve tüm gerekliliklerini yerine getiren bir kuruluşuz. Kaya Palazzo Ski & Mountain Resort olarak, içinde yaşadığımız çevrenin korunması ve sürdürülebilirliği için örnek olmayı ve liderlik yapmayı taahhüt ediyoruz. Markamızın getirmiş olduğu sosyal sorumluluk anlayışı ile başta personelimiz, olmak üzere, misafirlerimizin, tedarikçilerimizin ve yerel halkın bilinçlendirilmesine, farkındalık sağlanmasına öncülük etmeyi görev edindik.
Çevreye olan etkinizi azaltmak için neler yapıyorsunuz?
Çevre yönetimi konusundaki performansımızı sürekli olarak ölçüyoruz. B u verileri hedefler ile izliyor ve performansımızı geliştirmeye çalışıyoruz. Kaliteden ödün vermeden, işletmelerimize aldığımız malzemelerde “geri dönüşüm” ve“çevre dostu” etiketi olanları tercih ederek doğayı korumaya katkıda bulunuyoruz. Çevresel kirliliği önleyerek, geri dönüşümü söz konusu atıkların büyük oranda geri dönüşüme kazandıracak çözümler üretiyoruz. Atıklarımızı kaynağına, gruplarına ve tehlike sınıflarına göre etkin şekilde ayırıyoruz. Su, enerji ve tüm doğal kaynakları tasarruflu kullanmaya önem veriyoruz. Bu hassasiyetimizi çalışanlarımız, misafirlerimiz, tedarikçilerimiz ile paylaşıyoruz. Eğitimin sürekliliğine inanarak, yerel yönetimlerle işbirliği yaparak çevre koruma projelerinde iş birliği yapıyoruz.
