İstanbul, 2026 Küresel Kadın Zirvesi’ne ev sahipliği yaparken, kadın liderliğini yalnızca eşitlik başlığı altında değil; yatırım, ticaret, teknoloji ve küresel iş birlikleri ekseninde yeniden tanımlayan güçlü bir buluşmaya hazırlanıyor.
Türkiye’nin 4-6 Haziran’da düzenlenecek “2026 Küresel Kadın Zirvesi”ne (Glomal Summit of Women) ev sahipliği yapacak. 35 yılı aşkın geçmişe sahip saygın bir küresel iş ve ekonomi platformu olan Küresel Kadın Zirvesi, her yıl 60’tan fazla ülkeden yaklaşık bin katılımcıyı bir araya getiriyor. Bu sene “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması ile gerçekleşecek olan zirve, politika üretiminden yatırım fırsatlarına, uluslararası iş birliklerinden somut ticari bağlantılara uzanan çok katmanlı yapısıyla, klasik bir konferansın ötesine geçerek gerçek etki yaratmayı hedefliyor.
Zirvenin mimarı ve Küresel Kadın Zirvesi Başkanı Irene Natividad, “Bu yıl 36’ncısı düzenlenecek olan Zirve, 14 yıl aradan sonra yeniden İstanbul’a dönüyor. Programda yer alacak çok sayıda Türk kadın iş liderini tanıtmayı ve Türkiye’deki yatırım ile iş fırsatlarını uluslararası katılımcılarla paylaşmayı heyecanla bekliyoruz. Zirve, katılımcı çeşitliliği ve etkisi nedeniyle bir bakan tarafından ‘Kadınlar için Davos’ olarak tanımlandı ve bu ifade zamanla benimsendi. Kamboçya’dan Kazakistan’a, Fransa’dan Meksika’ya kadar geniş bir coğrafyadan katılım olması, zirveyi gerçekten küresel kılıyor” diyor.
Natividad ile İstanbul’un neden tercih edildiğini, zirvenin küresel ekonomiye nasıl yön verdiğini ve kadın liderliğinin geleceğine dair kritik başlıkları konuştuk.
İstanbul, kadınlar arasında ekonomik köprüler kuracak
“İstanbul’un Asya ile Avrupa arasında kurduğu köprü, zirvenin temel misyonuyla birebir örtüşüyor: kadınlar arasında ekonomik köprüler kurmak. Türkiye, dinamik ekonomisi, genç nüfusu ve özellikle kadınların hem girişimcilikte hem de kurumsal hayatta artan etkisiyle dikkat çekiyor. Türk kadınlarının iş dünyasındaki güçlü varlığı bizi etkiledi. Bu nedenle İstanbul’un yalnızca coğrafi değil, aynı zamanda ekonomik ve kültürel bir buluşma noktası olacağına inanıyoruz. Zirvenin “Kadınlar: Cesur Bir Geleceğe Köprüler Kurmak” teması, otuz yılı aşkın süredir zirvenin üstlendiği temel rolü yansıtıyor: İş dünyasındaki kadınları sınırların ötesinde birbirine bağlayarak küresel pazarın aktif oyuncuları haline getirmek. Dolayısıyla bu tema hem Türkiye’nin köprü rolüne hem de kadın liderliğinin geleceğine güçlü bir vurgu yapıyor. Bugün küresel ölçekte zor bir dönemden geçiyoruz. Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde’ın da ifade ettiği gibi, kadın hakları konusunda bazı alanlarda geriye gidişler yaşanabiliyor. Türkiye’nin Doğu ile Batı arasında bir köprü konumunda olması, küresel gerilimlerin arttığı bir dönemde bu bağlantı kurma rolüyle örtüşüyor. Bu nedenle ‘köprü kurmak’ artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Kadın liderler; iş dünyası, kamu ve toplum arasında bağlantılar kurarak daha kapsayıcı ve dayanıklı bir gelecek inşa edebilir.”
KOBİ’lerin yüzde 34’ü kadınlara ait
Türkiye’de kadınların hem büyük şirketlerde hem de KOBİ’lerde güçlü bir varlık gösterdiğini görmek çok etkileyici. Kadınların iş dünyasında aktif rol alırken aynı zamanda toplumsal yaşamda da güçlü bir denge kurabilmesi dikkat çekici. Bugün KOBİ’lerin küresel ekonominin bel kemiğini oluşturduğunu ve bu işletmelerin yüzde 34’ünün kadınlara ait olduğunu görüyoruz. Türkiye’de de bu oranı destekleyen güçlü bir ekosistem var. İş dünyası, kamu ve sivil toplumun birlikte hareket etmesi gerçekten umut verici. Ayrıca Borsa İstanbul’da işlem gören 31 büyük şirketin kadın CEO’lara sahip olması da Türkiye’yi birçok ülkeden ayrıştıran önemli bir gösterge.”
Zirvede hedef: Somut, ölçülebilir ve kalıcı etki
Zirve programı, hızla değişen küresel ekonomide kadınların rolüne odaklanıyor. Özellikle e-ticaretin büyümesi, teknolojinin iş dünyasını dönüştürmesi ve yeni nesil liderlik anlayışları ana gündem maddeleri arasında yer alacak. Zirve öncesinde, 3 Haziran’da Borsa İstanbul’da bir açılış gerçekleştireceğiz. Burada hem piyasa açılışını yapacağız hem de ‘Kadın CEO’lar: Küresel Bir Rapor’ başlıklı çalışmamızı açıklayacağız. Zirve öncesindeki bir diğer kritik buluşma ise Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’ın ev sahipliğinde düzenlenecek Bakanlar Yuvarlak Masa Toplantısı olacak. 30’dan fazla kadın bakan ve üst düzey kamu temsilcisini bir araya getireceğimiz bu platformda, kadınların ve kız çocuklarının ilerlemesini hızlandıracak kamu-özel sektör iş birliklerini ele alacağız. Zirvenin açılışında ise Türkiye’nin ekonomik potansiyelini küresel katılımcılara doğrudan anlatacağımız bir oturumumuz var: ‘Türkiye ile İş Yapmak’. Bizim için zirvenin en değerli unsurlarından biri de doğrudan iş bağlantıları kurulmasını sağlayan B2B görüşmeler. Sonuç olarak İstanbul’daki zirvede amacımız çok net: Kadınların küresel ekonomideki rolünü güçlendiren, ölçülebilir, somut ve sürdürülebilir etkiler yaratmak.”
Genç kadınlara önemli tavsiye: “İnatçı iyimserlik” ve “sonuç odaklılık”
“Genç kadınlara en önemli tavsiyem şu: Masaya değer getirin. Liderlik bir unvan değil, yarattığınız etkiyle ilgilidir. Bugünün gençleri teknolojiye ve bilgiye hiç olmadığı kadar erişebiliyor. Bu büyük bir avantaj. Ancak bunun yanında kapsayıcılık, sorumluluk ve güçlü bir amaç duygusu da çok önemli. Benim için en önemli iki değer “inatçı iyimserlik” ve “sonuç odaklılık”. Çünkü değişim zaman alır; ama kararlılıkla ilerlerseniz mutlaka gerçekleşir.
İş dünyasından zirveye tam destek
Küresel Kadın Zirvesi 2026’nın tanıtım toplantısı geçtiğimiz günlerde TÜSİAD ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Toplantıya Zirve Başkanı Irene Natividad’ın yanı sıra TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kemal Ebiçlioğlu ve Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz katıldı. Zirvenin Türkiye Ev Sahibi Komitesi ise G20 bünyesinde kurulan W20’nin kurucusu ve ABB Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Vekili Dr. Gülden Türktan tarafından tanıtıldı.
Toplantının moderasyonunu ise Küresel Kadın Zirvesi Türkiye Ev Sahibi Komitesi İletişim Başkanı Doret Habib üstlendi. Toplantıda konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Kemal Ebiçlioğlu, “Tüm dünyada, kadınların karşılaştığı sorunlar bir yandan birbirine benzese de kendine özgü yerel dinamiklerle de şekillenmekte. O nedenle kadınların birbirinden öğrendiği, ilham aldığı ve aynı zamanda tüm paydaşlara seslenerek farkındalık yarattığı küresel ölçekteki tüm çalışmalar, dönüşümü hızlandırmak ve eşitliği sağlamak için çok kıymetli” dedi.
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Pamir Karagöz ise konuşmasında, “Kadınların potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkaran bir sermaye piyasası yapısı; yalnızca bireyler için değil, ülke ekonomisi için de daha güçlü, daha dengeli ve daha sürdürülebilir bir gelecek anlamına gelir. Kadınların ekonomik hayata, özellikle de karar alma süreçlerine güçlü katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, sürdürülebilir büyümenin temel unsurlarından biridir” yorumunu yaptı.
