Özgür Özel ve CHP yönetiminin İmamoğlu sürecinden fon skandalına, sert muhalefet söyleminden İzmir Büyükşehir Belediyesi’ndeki değişime kadar attığı adımlar tartışma yaratırken, 7 Ekim’de Cemil Tugay’ın AK Parti’ye geçmesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarihinde ilk kez AK Parti yönetimine geçti. İzmir’e bu ilki yaşatanlar da Özel ve arkadaşları oldu!..
Kaç zamandır yazıyoruz ben de unuttum artık…
Önce Ekrem İmamoğlu’nu CHP’nin “Cumhurbaşkanı Adayı” olarak lanse edip sonra CHP’den ayrılan Özel ve arkadaşları o gün Mansur Yavaş’ı da kaybetmişlerdi.
CHP bayrağı altında önce mitinglerle meydanları hareketlendiren Özel ve arkadaşları sonra CHP’den ayrılıp (ne hikmetse) mitingleri unutmuşlardı.
Önce CHP çatısı altında İmamoğlu’nu unutturmayacaklarını ısrarla söylenen Özel ve arkadaşları CHP’den ayrıldıktan sonra yavaş yavaş Silivri’nin yolunu unutmaya başlamışlardı. (İmamoğlu’nu deyim yerindeyse ölümüne savunan sosyal medya hesaplarına bakın; neler söylüyorlar Özel ve arkadaşları için, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız.)
Önce CHP çatısı altında sert bir muhalefeti örgütlemeye çalışa Özel ve arkadaşları sonra CHP ayrılıp, “Sizin yumuşak muhalefetinizden rahatsızım” diyen vatandaşa şunları söylemişlerdi:
“Katı muhalefet yapayım diye milleti rahatsız eden bir gerginliğin parçası olunca, Tayyip Bey karşısındakini önce ötekileştiriyor, sonra şeytanlaştırıyor, kutuplaştırıyor, kendi arkasını kalabalıklaştırıyor. Biz o oyunu artık bozmak durumundayız.”
Önce CHP çatısı altında “Cumhurbaşkanı’nın Meclis’e gelince ayağa kalkılacak” diyen Özel ve arkadaşları CHP’den ayrıldıktan sonra Cumhurbaşkanı gelince Meclis Genel Kurulu’nu top yekûn terk etmişlerdi.
Şimdi Fon Skandalı’dan hangi iktidar partisi mensuplarının yararlandığını açıklayacağını söyleyen Özel ve arkadaşları, on gündür sus pus.
Kimi yorumculara göre iktidarla pazarlık içindeler, kimi yorumculara göre İzmir Belediyesi’nin el değiştirmesinin şaşkınlığı içindeler. İlk yoruma inanmak istemem, ikinci yoruma da ben şaşırırım. Şaşırırım çünkü bu değişiklik bağıra bağıra geldi.
Özel, istediği kadar “Ben Tugay için ‘sütte leke var onda yok’ demedim” desin, tablo ortada.
Misal, CHP Milletvekilliği de yapan, gazeteci, siyasetçi Atilla Sertel “Sütün suçu ne?” başlıklı yazısında şu satırları kaleme aldı:
“2024 Yerel seçimler öncesiydi.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni yönetmek için dokuz kişi aday adaylığına başvurmuştuk.
Tunç Soyer, Tacettin Bayır, Musa Çam, Cemil Tugay, Abdül Batur, Olgun Atila, Buğra Gökce, Ayhan Baltacı ve ben…
Musa Çam, Tacettin Bayır ve benim başvurumuzun açık bir koşulu vardı: Önseçim yapılması.
Çünkü Özgür Özel, kurultayda adayların önseçimle belirleneceğini söylemiş, bunu ‘namus borcu’ olarak tanımlamıştı.
Biz de o söze güvendik.
Adaylar belirlenmeden önce Genel Başkan’dan davet geldi.
Türk Parlamenterler Birliği Başkanı Erdal Karademir, eski İzmir milletvekilleri Alaattin Yüksel, Metin Öney, Tacettin Bayır ve ben makamında buluştuk. Musa Çam toplantıya katılmadı.
Herkes görüşünü söyledi. Ben de talebimizi açıkça dile getirdim:
Sizin önseçim sözünüz üzerine aday adaylığına başvurduk. Sizden bizi seçmenizi istemiyoruz. Üyeye yetki vermenizi, önseçim yapmanızı istiyoruz.
Yanıt tanıdıktı.
Zaman dardı. Önseçim daha sonra yapılacaktı. Anladık ki kurultay salonunda verilen ‘namus sözü’ genel başkanlık makamında ertelenmişti.
Kalem onların elindeydi. İzmir’in adayını onlar yazacaktı.
Öyle de oldu.
Cemil Tugay aday gösterildi…”
Hatırlayın o dönem, bir önceki İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de “Kurultayda bizi desteklemedi” gerekçesiyle adeta “istenmeyen adam” ilan edilmiş, sonra İZBETON soruşturmasıyla tutuklanarak cezaevine konmuştu. Soyer’in tutuklanmasına yol açan en önemli katkının da Cemil Tugay’dan geldiği söylenmişti. Nitekim Tugay, bir röportajında “İZBETON dosyasını incelediğimizde gerçekten kimi yolsuzluklar ve usulsüzlükler vardı. İç denetim sürecinde ortaya çıktı. Ben niye böyle bir sorumluluğu alayım? Biz de suç duyurusu yerine bildirimde bulunduk." itirafında bulunmuştu…
Şimdi geldiğimiz noktada…
AK Parti, 2001'de kurulmasından bu yana İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini kazanamamıştı. 7 Ekim 2026'da Tugay'ın partiye katılmasıyla birlikte ise ilk kez AK Partili bir isim İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yapmaya başladı. İzmir’e bu ilki yaşatanlar da Özel ve arkadaşları oldu!..