Türkiye 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda politika, teşvik ve Ar-Ge çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda.
Yeşil dönüşüm, ekonomiyi ve toplumu çevre dostu, düşük karbonlu ve sürdürülebilir bir yapıya dönüştürme sürecini ifade eden yaygın kullanılan bir kavramdır.
Kısaca özetlersek:
Yeşil dönüşüm demek;
- İklim değişikliğiyle mücadele etmek
- Karbon emisyonlarını (özellikle CO₂) ciddi şekilde azaltmak
- Fosil yakıtlardan (kömür, petrol, doğalgaz) yenilenebilir enerji kaynaklarına (güneş, rüzgar, hidrojen vb.) geçiş yapmak
- Doğal kaynakları (su, toprak, madenler) daha verimli ve döngüsel kullanmak
- Üretim, tüketim, ulaşım, inşaat, tarım gibi her sektörde çevreye zarar veren eski yöntemleri terk edip daha temiz teknolojilere ve iş modellerine geçmek demektir.
Temel hedefler genellikle şunlardır:
- Karbon nötr / net sıfır emisyon hedefine ulaşmak
- Döngüsel ekonomi (atık = yeni hammadde mantığı) oluşturmak
- Enerji verimliliğini artırmak
- Biyoçeşitliliği korumak
- Hem çevreye hem de ekonomiye fayda sağlayacak yeni iş alanları yaratmak (yeşil işler, yeşil teknolojiler)
Türkiye’de ve dünyada bu kavram özellikle Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı (European Green Deal) ile çok konuşuluyor.
AB, 2050’ye kadar karbon nötr olmayı hedefliyor ve ithal ettiği ürünlerde “karbon sınırı düzenlemesi” (CBAM) gibi mekanizmalar getiriyor.
Bu da Türk şirketlerini “yeşil dönüşüme uymazsan Avrupa’ya mal satman zorlaşır” baskısı altına sokuyor.
Türkiye’nin imalat sanayinde yeşil dönüşüm durumu:
2026 itibarıyla hızlanan bir geçiş sürecinde diyebiliriz.
Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM)‘nın 2026’da tam olarak devreye girmesiyle birlikte, özellikle ihracat ağırlıklı sektörlerde zorunlu bir dönüşüm yaşanıyor. Türkiye 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda politika, teşvik ve Ar-Ge çalışmalarını yoğunlaştırmış durumda.
Genel tablo şöyle:
- İlerleme seviyesi: Henüz başlangıç-aşırı değil, ama ivme kazanıyor.
Enerji verimliliği yatırımları, yenilenebilir enerji entegrasyonu ve döngüsel ekonomi uygulamaları artıyor.
Ancak karbon yoğun sektörlerde (çelik, çimento, seramik, tekstil) dönüşüm hızı küresel ortalamanın gerisinde; birçok firma hala raporlama ve temel verimlilik aşamasında.
- En çok etkilenen sektörler: Demir-çelik, çimento, alüminyum, gübre, kimyasallar ve elektrik (CBAM kapsamı). Bunlar imalat sanayindeki sera gazı emisyonlarının büyük kısmından sorumlu.
- Devlet desteği: Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Yeşil Dönüşüm Programı, KOSGEB/TÜBİTAK hibeleri, EKA (Enerji ve Karbon Azaltım) destekleri, Yeşil Sanayi Projesi gibi mekanizmalar aktif. Son yıllarda 31,5 milyar TL+ yeşil proje desteği aktarıldı.
- Yatırım potansiyeli: İmalat sanayinde enerji verimliliği için 2,8-4,3 milyar € arası potansiyel var (özellikle metalik olmayan mineraller ve ana metal sanayi öne çıkıyor).
Sektör bazında güncel durum ve somut örneklerler:
- Demir-Çelik Sektörü
- Durum: En yüksek riskli sektörlerden biri. CBAM nedeniyle ihracat kaybı riski büyük.
Emisyon yoğun üretim hâlâ yaygın, ancak yeşil çelik (hidrojen tabanlı, elektrik ark ocaklı) geçişi hızlanıyor.
Yeşil hidrojen ve karbon yakalama teknolojileri pilot aşamada.
- Örnekler:
- Birçok firma karbon ayak izi raporlaması yapıyor ve ücretsiz tahsisat yerine yeşil sertifikalara yöneliyor.
- Bazı büyük oyuncular (örneğin İsdemir, Erdemir grupları) elektrik ark ocaklarını yenilenebilir enerjiyle besleme ve biyokütle/yeşil hidrojen denemeleri yapıyor.
- Başarı hikayesi: Bazı tesislerde atık ısı geri kazanımı + yenilenebilir enerji entegrasyonu ile enerji maliyetinde %15-25 düşüş sağlandı.
- Çimento Sektörü
- Durum: Emisyonların %60+’ı proses kaynaklı (klinker üretimi). Alternatif yakıt (atık lastik, biyokütle) kullanımı artıyor. Yeni entegre tesislerde düşük karbonlu klinker formülleri deneniyor.
- Örnekler:
- Birçok çimento fabrikası fırınlarında yaşam döngüsü tamamlanmış lastikve biyokütle yakıt geçişi yaptı → emisyonlarda %20-30 azalma.
- Yeni yatırımlarda yenilenebilir enerji oranı %25’e ulaşan tesisler var (örneğin güneş + biyogaz entegrasyonu).
- Başarı hikayesi: Bazı firmalar ters ozmoz + su geri kazanımı ile su tüketimini %80 azalttı; aynı zamanda alternatif yakıtla enerji maliyetini düşürdü.
- Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü
- Durum: Su tüketimi ve kimyasal atık en büyük sorun. AB Yeşil Mutabakatı + tedarik zinciri regülasyonları baskı yapıyor. Su bazlı boyama, geri dönüştürülmüş iplik ve dijital izlenebilirlik artıyor.
- Örnekler:
- 2022’den beri Temiz Üretim Genelgesizorunlu kılıyor: Boya banyosu atık suyundan renk giderme + tuzlu su geri kazanımı yaygınlaştı.
- Denizli ve Bursa’daki birçok KOBİ güneş paneli + su geri kazanım sistemi kurdu → su faturasında %30-40 tasarruf, AB alıcılarında tercih edilme artışı.
- Başarı hikayesi: Geri dönüştürülmüş polyester iplik kullanan firmalar hammadde maliyetini %15-20 düşürdü ve “sürdürülebilir koleksiyon” ile ihracatını artırdı.
- Seramik ve Cam Sektörü
- Durum: Yüksek enerji tüketimi (doğal gaz) ve proses emisyonları var. Enerji verimliliği + alternatif yakıt + atık ısı geri kazanımı odak noktası.
- Örnekler:
- Birçok seramik fabrikası atık ısıyı kurutma prosesinde yeniden kullanıyor → doğal gaz tüketiminde %20-30 azalma.
- Cam sektöründe bazı tesisler elektrikli fırın + yenilenebilir enerjiye geçiş denemesi yapıyor.
- Başarı hikayesi: Kütahya ve Bilecik’teki firmalar LED aydınlatma + akıllı sensör + atık cam geri kazanımı ile enerji verimliliğini %25 artırdı ve CBAM raporlamasına hazır hale geldi.
İmalat sanayinde açık kaynaklardan yaralandığım bilgilerde sektörel değerler geçiş sürecinde olumlu gelişmeler görülmesi önemli.