Evet anlıyorum başlık biraz garip gelebilir size.
Bana da bazı şeyler garip geliyor son günlerde.
Misal…
CHP lideri Özgür Özel, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere İBB davalarından yargılanan bütün arkadaşlarının tahliye edilerek tutuksuz yargılanması gerektiğini söyleyerek, “Eğer Ekrem Bey’in sokak performansından korkuyorlarsa, en azından ev hapsi versinler” dedi.
Nerede dedi?
Murat Yetkin’in, Yetkin Report’ta yayınlanan mülakatında...
Yetkin’in sorularını yanıtlayan CHP lideri, “Tutuklulukların uzamasıyla Ekrem Bey’i sevenlerde öfke biriktiği gibi, iktidardakiler de bu kadar uzun tutukluluğu savunamaz hale geldiler” diye konuştu.
“İç cephe tahkimi, ateş çemberi, siyasi kutuplaşma diyorlar. Tahliyeler siyasi tansiyonu düşürür,” diyen Özel, İmamoğlu ve arkadaşlarının tahliyesinin Terörsüz Türkiye’ye kamuoyu desteği bakımından da yardımcı olacağını öne sürdü. Mahkemenin nisan başı ve sonunda yapacağı tutukluluk değerlendirmelerine dikkat çeken Özel, sorgusu yapılan İBB davasından tutuklu arkadaşlarının tahliyelerinin başlamasıyla Borsanın rekor kıracağını, Türkiye’nin risk priminin düşeceğini de iddia etti.
Mülakatın tamamını Yetkin Report’tan okuyabilirsiniz…
Özel, İmamoğlu için tahliye ve ev hapsi isterken bir yandan da gerekçeler oluşturuyor:
- “Siyasi tansiyon düşer”
Yani İmamoğlu ev hapsine alınsa ya da tahliye edilse Özel, 31 Mart seçimlerinden sonra gündeme getirdiği “yakınlaşma/yumuşama/normalleşme” pozisyonuna geri mi dönecek?
- “Terörsüz Türkiye sürecine destek artar.”
Yani İmamoğlu ev hapsine alınsa ya da tahliye edilse CHP, Terörsüz Türkiye” sürecine açık destek mi verecek.
- “Borsa rekor kırar, Türkiye’nin risk pirimi düşer”.
Yani Özel, mevcut ekonomik krizin, tahliye ya da ev hapsi ile atlatılabileceğini mi düşünüyor? Ya da ekonomik krizin altında inim inim inleyen geniş halk kitlelerine sunduğu çözüm bu mu?
“Nerden baksan tutarsızlık.”
Meselenin bir başka tarafı ise şu: Yetkin’e bunları söyleyen Özel, kendi tarifi ile “gecikmiş bir iade-i ziyaret” yapıyor. Kime? Bülent Arınç’a... Bu görüşmenin içeriği ile ilgili söylentiler muhtelif. Ama “iktidar bizim üzerimize neden bu kadar geliyor” sorusu sanırım o görüşmenin tam merkezinde duruyor.
Tanju Özcan’ın tutuklanmasını Meclis Başkanı’nın iftarına katılmayarak “protesto” eden;
Meclis’teki İran özel oturumuna sadece “nöbetçi vekiller”le katılan;
Hadi daha ileri gidelim misal “milli parkları imara açan” yasa değişikliğinden neredeyse haberi olmayan;
Muhalefet, iktidarla bir uzlaşma yolu mu arıyor? Gündemdeki soru bu!
“Mutlak butlan tehdidi” böyle mi bertaraf edilmeye çalışılıyor bilmiyorum.
Ama bu tutum devam ettikçe ortaya çıkan tablo şu:
Asal Araştırma Şirketi vatandaşa şubat ayında sormuş, “Ülkeyi kim yönetsin?” diye. Yüzde 21,2’si Erdoğan, yüzde 14,5’i Ekrem İmamoğlu, yüzde 12,8’i Mansur Yavaş yanıtı vermiş. “Hiçbiri”nin oranı ise yüzde 31,4.

Bir başka örnek de İzmir’den vereyim. Hani şu “CHP’nin kalesi” olan İzmir’den…
Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı’nın (BAYETAV) son raporunda “İzmirlilere göre İzmir’de en beğenilen belediye başkanı kim?” sorusunun yanıtları CHP açısından vahim. İlçe belediye başkanları arasında memnuiyet oranı yüze 10’u bulan yok, “hiç biri başarılı değil” diyenlerin oranı ise yüzde 50’ye dayanmış. Meraklısı BAYETAV’ın sitesinden raporu inceleyebilir.