ERDAL AYDIN - EKONOMİST / YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİR
Hollanda Temsilciler Meclisi’nden geçen “Wet werkelijk rendement box 3” yasasıyla birlikte, 2001’den bu yana uygulanan varsayımsal getiri sistemi sona eriyor. Yeni model, yatırımcıların yalnızca nakde çevirdikleri kazançtan değil, portföylerindeki gerçekleşmemiş değer artışından da %36 oranında vergi ödemesini öngörüyor.
Düzenleme, 2021 tarihli “Kerstarrest” Yüksek Mahkeme kararı sonrası zorunlu hale geldi. Mahkeme, varsayımsal getiri üzerinden vergilendirmenin mülkiyet hakkıyla bağdaşmadığını hükme bağlamıştı. Ancak getirilen yeni sistem ekonomik açıdan daha sert tartışmaları beraberinde getiriyor.
Oran aynı, sistem değişiyor
Vergi oranı %36 olarak korunuyor. Ancak servet eşiği kaldırılıyor; yerine kişi başı 1.800 euro yıllık getiri muafiyeti geliyor. Artık servetin büyüklüğü değil, elde edilen getirinin tutarı esas alınacak.
Sistem hibrit yapıda olacak. Hisse senedi, tahvil, fon ve kripto gibi likit varlıkların yıllık değer artışları, satış yapılmasa bile vergilendirilecek. Gayrimenkul ve bazı start-up hisselerinde ise değer artışı satış anına kadar ertelenecek.
“Ekran görüntüsü” vergisi
Örneğin yıl başında 100 bin euro olan bir hisse portföyü yıl sonunda 150 bin euroya yükselirse, yatırımcı satış yapmasa bile 50 bin euro üzerinden vergi ödeyebilecek. Bu model Hollanda’da “vermogensaanwasbelasting” olarak tanımlanıyor; piyasada ise ekran görüntüsü vergisi olarak anılıyor.
Bu yaklaşım iki temel risk yaratıyor:
- Vergiyi ödemek için varlık satma zorunluluğu (likidite riski),
- Yıl sonu yüksek değer üzerinden vergi ödenip, ocak ayında sert düşüş yaşanması (zamanlama riski).
Kripto yatırımcıları için volatilite nedeniyle risk daha yüksek.
Hangi varlık nasıl etkilenecek?
- Hisse senetleri: Temettü ve fiyat artışı birlikte vergilendirilecek. Uzun vadeli “al ve tut” stratejisi maliyetli hale gelebilir.
- Tahviller: Kupon gelirine ek olarak fiyat değişimleri de vergilendirilecek. Zararlar yalnızca ileriye taşınabilecek.
- Fon/ETF: Dağıtılmamış kazançlar dahi vergiye tabi olacak.
- Kripto: Yüksek oynaklık nedeniyle en riskli alan.
- Gayrimenkul: Değer artışı satışa kadar vergilendirilmeyecek. Bu nedenle görece avantajlı görünüyor. Ancak kiraya verilmeyen mülkler için varsayımsal kira hesaplanacak.
- Start-up ve aile şirketleri: Rejim net değil. İleride değişiklik mümkün.
Bu yeni mevzuatın Hollanda da ilgili varlık sınıfları özetle aşağıdaki gibi etkilemesi beklenmektedir:
Hollanda’da yeni mevzuatın varlıklara beklenen etkisi
|
Varlık Sınıfı |
Beklenen Etki |
|
Hisse Senetleri |
Negatif |
|
Tahviller |
Negatif |
|
Fon/ETF |
Negatif |
|
Kripto |
Negatif (Yüksek Risk) |
|
Gayrimenkul |
Nötr/Pozitif |
|
Start-up, Aile Şirketleri |
Nötr/Belirsiz |
Uzun vadeli yatırım zayıflayabilir
Her yıl gerçekleşmemiş kazançtan vergi alınması, bileşik getiriyi aşındıracak. Simülasyonlar, uzun vadede klasik satış bazlı vergilemeye kıyasla ciddi servet farkları oluşabileceğini gösteriyor. Özellikle emeklilik planlaması yapan yatırımcılar için strateji değişikliği gündemde.
2028 kritik
Yasa 1 Ocak 2028’de yürürlüğe girecek şekilde planlandı. O tarihte tüm varlıklar piyasa değeriyle açılış bilançosuna alınacak. 2028 öncesi değer artışları yeni sisteme taşınmayacak.
Ancak Senato süreci tamamlanmış değil. Parlamento, 2029 itibarıyla tamamen satış bazlı modele geçiş seçeneğinin de incelenmesini talep etti. Bu nedenle sistemin nihai şekli henüz kesin değil.
OECD içinde istisnai model
Gerçekleşmemiş kazançların yıllık vergilendirilmesi OECD ülkelerinde yaygın değil. Çoğu ülke satış anında vergilendirme yapıyor. Bu durum Hollanda’da sermaye göçü, portföy taşınmaları ve gayrimenkule yönelimi tetikleyebilir.
Bu verginin Hollanda’nın iç konularına özgü olması ve yatırımcıları kaçırma durumu nedeniyle, diğer ülkelere sıçrama olasılığı zayıf görülüyor.
Sonuç
Hollanda, hukuki bir sorunu çözerken ekonomik açıdan yüksek riskli bir vergi deneyine giriyor. Yeni model yürürlüğe girerse yatırımcı için temel mesele artık sadece getiri değil, vergi zamanlaması ve nakit yönetimi olacak. Bu nedenle, 2028’e kadar Hollanda’da yatırım stratejilerinin yeniden yazılması gerekecek.
Bu verginin diğer ülkeler tarafından da benimsenmesi ve başka ekonomilere sıçraması ise şimdilik beklenmiyor.