Hazırlayan & Derleyen: Umut Özbağcı - Datassist CEO
İşgücü piyasasından yapay zekâ dönüşümüne, kariyer beklentilerinden genç istihdamına kadar çalışma hayatının gündemini şekillendiren öne çıkan gelişmeler bu ayın radarında.
Nisan ayı enflasyon yansımaları
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yıllık tüketici enflasyonu Nisan ayında bir önceki aya göre %4,18, bir önceki yılın aynı ayına göre %32,37 seviyesinde gerçekleşti.
Mikro emeklilik ve kariyer molaları
Çalışma hayatında yeni bir dönem başlıyor: çalışanlar artık yalnızca daha fazla kazanmayı değil, daha sürdürülebilir yaşamayı önceliklendiriyor.
Pandemi sonrası yükselen “Great Resignation”, quiet quitting ve burnout dalgası; klasik kariyer modelinin sorgulandığını gösteriyor. Bugün küresel işgücünün %59’u quiet quitting davranışı sergilerken, beyaz yakada burnout oranı %82’ye ulaşmış durumda.
Bu dönüşüm Türkiye’de de hissediliyor. EYT sonrası danışmanlık, freelance çalışma ve tempo düşürme eğilimleri artarken, çalışan devir oranı (turnover) %34 seviyesine çıktı.
Özellikle Z kuşağı için kariyer artık tek şirketli uzun yolculuk anlamına gelmiyor. Esneklik, anlam ve yaşam dengesi; maaş kadar belirleyici hale geliyor.
İşverenler açısından ise mesele yalnızca yetenek bulmak değil, çalışanı sürdürülebilir şekilde elde tutabilmek.
Türkiye’de NEET gerçeği
Türkiye’de genç işsizliği kadar kritik bir başka konu daha var: NEET oranı.
NEET; ne eğitimde, ne istihdamda, ne de mesleki eğitimde olan gençleri ifade ediyor. Türkiye’de 15-24 yaş grubunda bu oran %22,9 seviyesinde. Kadınlarda ise oran %30,1’e çıkıyor.
Asıl kırılma 20-24 yaş arasında yaşanıyor. Bu yaş grubundaki kadınların %40,2’si eğitim ve istihdam dışında kalıyor.
OECD verileri Türkiye’deki problemin yalnızca işsizlik olmadığını gösteriyor. Sorun daha çok işgücü dışına çıkan, sistemle bağlantısını kaybeden gençlerde yoğunlaşıyor.
Öne çıkan bir diğer veri ise staj ve erken iş deneyiminin etkisi. Okurken çalışma deneyimi olan gençlerin istihdam oranı %68,6’ya çıkarken, deneyimi olmayanlarda bu oran %55,8’de kalıyor.
Kısacası Türkiye’de mesele yalnızca gençlerin iş bulamaması değil; eğitimden işe geçiş sürecinde yaşanan kopuşun giderek derinleşmesi.
AI, giriş seviyesi işleri siliyor mu?
Yapay zekâ, iş dünyasında en büyük dönüşümü giriş seviyesi pozisyonlarda yaratıyor.
Eskiden kariyerin ilk adımı sayılan raporlama, araştırma, veri toplama ve operasyonel destek gibi görevler artık büyük ölçüde AI tarafından yapılabiliyor. Bu da şirketlerin entry-level rolleri yeniden düşünmesine neden oluyor.
Şirketlerin gelecekteki liderlik pipeline’ının zayıflaması, kurumsal bilgi aktarımının sekteye uğraması ve deneyimli çalışan maliyetlerinin artması da bekleniyor.
Yeni dönemde giriş seviyesi çalışanlardan artık yalnızca görev tamamlamaları değil; AI çıktısını yorumlamaları, hata kontrolü yapmaları, problem çözmeleri ve bağlam kurmaları bekleniyor.
Bu nedenle şirketler:
- görev bazlı rolleri yeniden tasarlıyor,
- beceri odaklı işe alımı öne çıkarıyor,
- onboarding süreçlerine AI okuryazarlığını ekliyor,
- eğitim yatırımlarını veriyle ölçmeye başlıyor.
Kısacası AI, giriş seviyesini ortadan kaldırmıyor; onu “iş yapan” rolden “karar destekleyen” role dönüştürüyor. İK ekipleri için asıl mesele ise bu dönüşümü yönetirken geleceğin yetenek havuzunu koruyabilmek.
Teknoloji sektöründeki işten çıkarmalarda en büyük neden: Yapay zekâ
Yapay zekâ, Nisan ayında işten çıkarmaların en büyük nedeni oldu. Ay boyunca açıklanan 21.490 işten çıkarma doğrudan AI kaynaklıydı ve bu sayı toplam işten çıkarmaların %26’sını oluşturdu. Ocak-Nisan döneminde ise ABD’li işverenler, AI odaklı dönüşüm süreçlerine bağlı olarak toplam 49.135 kişilik işten çıkarma planı açıkladı. Böylece AI kaynaklı işten çıkarmaların toplam içindeki payı mart ayında %13 seviyesindeyken bugün yaklaşık %16’ya yükseldi.
Sosyal medya platformu Snapchat’in sahibi olan Snap Inc., AI yatırımlarına odaklanmak amacıyla küresel işgücünün %16’sını azaltacağını ve 300’den fazla açık pozisyonu kapatacağını duyurdu.
Benzer şekilde Microsoft, 31 Mart’ta sona eren 2026 mali yılının üçüncü çeyreğinde çalışan sayısının yıllık bazda azaldığını açıkladı.
Öte yandan AI’ın iş gücü üzerindeki etkisine dair tartışmalar giderek büyüyor. Şirketlerin %54’ü yıl sonuna kadar AI yatırımlarını finanse edebilmek için çalışan ücretlerini azaltmayı, %26’sı ise işten çıkarma yapmayı planlıyor. Ücret kesintileri yalnızca maaşları değil; primleri, hisse ödüllerini, zamları ve yan hakları da kapsıyor.
Özel sektör işverenleri nisan ayında 109 bin yeni iş ekledi
Sağlık sektöründeki güçlü görünümün devam etmesiyle birlikte ticaret, ulaşım ve hizmet sektörlerindeki toparlanma, geçen ay işe alımlardaki hızlanmayı destekledi. Bu, Ocak 2025’ten bu yana görülen en hızlı istihdam artışı oldu.
ADP Baş Ekonomisti Nela Richardson:
“Küçük ve büyük ölçekli işverenler işe alım yapıyor, ancak orta ölçekli şirketlerde bir yavaşlama görüyoruz. Büyük şirketler kullanabilecekleri kaynaklara sahip, küçük şirketler ise daha çevik hareket edebiliyor. Karmaşık işgücü ortamında her iki avantaj da büyük önem taşıyor.”
İş değiştirmeyen çalışanların ücret artışı nisan ayında %4,4’e geriledi
Aynı işte kalan çalışanlar için ücret artış hızı hafif şekilde yavaşlayarak yüzde 4,4 oldu. İş değiştiren çalışanlarda ise yıllık ücret artışı yüzde 6,6 seviyesinde sabit kaldı.
Fikirlerinizi paylaşın, bu gönderileri birlikte tartışalım.