Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı (TEPAV) Maliye ve Para Politikası Araştırmaları Merkezi Direktörü Dr. M. Coşkun Cangöz, Hazine'nin son bir yıldaki performansını bir sosyal platformda “Hazinenin krizlerle imtihanı?” başlıklı yazısında inceledi. Cangöz’e göre Hazine’nin geçen yıldan aldığı dersler bu yılki krizde işe yaramış görünüyor. Cangöz’ün yazısını hayli özetleyerek aktarıyorum:
“Geçen yılın ilk çeyreği 19 Mart kriziyle tamamlanmıştı. Bu yıl ise Mart’ta ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik saldırılarıyla artan jeopolitik riskler öne çıktı. Ancak önceki yıldan çıkarılan dersler sayesinde daha kontrollü bir tablo oluştu.
Mart verileri, Hazine nakit dengesinde geçen yılın aynı dönemine göre iyileşme olduğunu gösteriyor. İlk çeyrekte gelirler yıllık yüzde 65 arttı, faiz dışı denge fazlaya döndü ve nakit açığı yüzde 31,5 azaldı. Görünüm güçlü bir mali performansa işaret ederken, faiz giderlerinin yaklaşık iki katına çıkması önemli risk olmaya devam ediyor.
Faiz ödemelerindeki artış, anapara geri ödemeleriyle birlikte özellikle kriz dönemlerinde finansman baskısı yaratıyor. 2025’teki siyasi gerilim döneminde Hazine, düşük iç borç itfasına rağmen dış borçları iç borçlanma ve kasa kullanımıyla karşılamış, kasa-banka mevcudu ciddi biçimde azalmıştı.
Bu yılın ilk çeyreğinde daha dengeli bir yapı var. İç borç anapara ödemelerinin sınırlı kalması ve dış borçlanmanın erken dönemde tamamlanması Hazine’yi rahatlattı. Mart’a güçlü bir nakit tamponuyla girilmesi, jeopolitik gelişmelere rağmen yönetimi kolaylaştırdı. Dönem sonunda kasa azalsa da tampon hala güçlü.
Bununla birlikte yılın geri kalanı daha temkinli olmayı gerektiriyor. Nisan- Haziran’da yoğun dış borç ödemeleri, yazın artan iç borç yükü ve Ekim’deki yüksek dış borç servisi finansman yönetimini zorlaştıracak. Küresel koşullar da yeni dış borçlanmayı sınırlayabilir.
Sonuç olarak 2026’nın ilk çeyreğinde Hazine’nin krizlere tepkisi daha güçlü ve kontrollü. Ancak artan faiz giderleri ve yoğun borç takvimi mali disiplini zorunlu kılıyor. Nakit tamponu avantaj sağlasa da sürdürülebilirliği dış gelişmelere bağlı.”