İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından geçen hafta Borsa İstanbul’da Avod Kurutulmuş Gıda ve Tarım Ürünleri Sanayi Ticaret A.Ş. (AVOD) hissesindeki manipülatif eylemleri nedeniyle gözaltına alınan şirket ortakları Nazım Torbaoğlu ve Burak Kızak, “piyasa dolandırıcılığı” ve “kara para aklama” suçlamalarıyla mahkemece tutuklandı. Kesinleşmiş mahkeme kararı çıkıncaya kadar masum olduklarını kabul edip Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kayıtlarından geçmişteki sicillerine baktım.
Sicilleri pek parlak değil. SPK, şirketin halka açıldığı 2011’den bu yana tüzel kişiliğine ve yöneticilerine çeşitli ihlaller nedeniyle idari para cezaları, işlem yasakları ve suç duyurusu yaptırımları uygulamış. İlk olarak yönetim kurulu başkanı Torbaoğlu’na 2013’te elindeki AVOD hisselerinin satışını zamanında kamuya duyurmaması (özel durum açıklaması yükümlülüğünün ihlali) nedeniyle para cezası verilmiş.
Ardından Ekim 2019’da yöneticiler hakkında şirket kârının veya malvarlığının mevzuata aykırı şekilde azaltıldığı, şirket kaynaklarının örtülü kazanç aktarımı yoluyla üçüncü kişi veya yöneticilere aktarıldığı şüphesiyle suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmiş. Ağustos 2019’da “Önemli nitelikte işlem” sayılan bir şirket satın alımıyla ilgili usulsüzlük incelemesi yapılmış.
2026 Mart’ta ise şirketin tüzel kişiliğine, iştiraki Planet-Scan AG şirketinin İsviçre Borsası'na yapacağı halka arz başvurusuna dair 2024’teki KAP duyurusuna rağmen, sürecin devamındaki gelişmelere yönelik "Özel Durumlar Tebliği" kapsamında yapılması zorunlu güncelleme açıklamaları yapılmadığı için 4.4 milyon TL idari para cezası kesilmiş.
Son olarak da tutuklama kararı öncesi AVOD hisselerindeki işlemler ve KAP duyurularında yatırımcıları yanıltmaya, fiyatı yapay şekilde etkilemeye yönelik "Piyasa Dolandırıcılığı" fiillerinin işlendiği tespitiyle suç duyurusu yapılması ve bu kişilere 2 yıl boyunca borsada işlem yasağı getirilmesi kararlaştırılmış. Mahkeme kararını bekleyelim ama sicilleri pek de “Sütten çıkmış ak kaşık” olmadıklarını gösteriyor.