Borsa İstanbul’da bugün bazı hisseler bana 1636-1637 yılları arasında Hollanda’da yaşanan "Lale Çılgınlığı" (Tulip Mania) olarak bilinen ve dünyanın ilk spekülatif ekonomik balonu kabul edilen finansal çöküşü hatırlatıyor. O dönemde lale soğanları gerçek değerlerinden koparak astronomik fiyatlara ulaşmış, herkes bunların yatırımcısı olmuş ve ardından da sert çöküş yaşanmıştı. Çok şükür ki bizim borsamızda ancak bazı hisseler için benzer bir çöküş söz konusu olabilir.
İsim açıklamadan bir örnek vereyim. Şirket şarküteri en ağırlıklı olarak süt ürünleri imalatı, yapıyor(du). Şarküteri ürünleri imalatı, paketlenmesi, iç ve dış satımı da diğer faaliyet alanlarıydı.
2024 Ağustos’unda 35 TL halka arz fiyatıyla borsaya geldi ve kısa sürede yüzde 3.286 yükselerek 1.185 TL’ye ulaştı. Ancak tartışmanın merkezinde yükselişin büyüklüğünden çok şirketin faaliyet yapısı yer alıyor.
Şirket halka arzdan 315 milyon TL kaynak sağladı. İzahnamede halka arz gelirinin yüzde 75’inin doğrudan ve dolaylı alımlarla süt tedarikine yönlendirileceğine ilişkin bilgi nedeniyle şirket "süt alacak parası olmadığı için halka açıldığı" gerekçesiyle o dönem "sıra dışı ve riskli bir halka arz modeli" olarak sert şekilde eleştirilmişti.
Şirket Şubat 2026'da aldığı kararla üretim faaliyetlerine son verdiğini, Manisa Salihli'deki fabrikasını ve tüm üretim varlıklarını halka arzı yapan patronun özel şirketine 407 milyon lira gibi “düşük” olduğu öne sürülen bir fiyatla sattığını açıkladı. Yani bu tarihten itibaren üretim yerine tamamen tarım ve gıda ürünleri ticaretine (alım-satım) yönelecekti. Halka arzdaki fiyat tespit raporlarında ve izahname projeksiyonlarında ise toplam şirket değeri 1,49 milyar TL olarak hesaplanmıştı.
Normal şartlarda böyle bir gelişmenin hisse üzerinde baskı yaratması beklenirdi. Çünkü yatırımcı açısından üretim yapan fabrikanın kapanması; küçülme, faaliyet daralması ve geleceğe dair soru işaretleri anlamına geliyordu.
Ama öyle olmadı. Açıklamanın yapıldığı gün 237 TL olan fiyat, sadece birkaç ayda 1.185 TL’ye yükseldi. Yani üretimi durdurma kararından sonra yüzde 400 prim yaptı. Biz merak ettik nasıl oluyor diye ama anlaşılan SPK bu işe hiç kafayı takıp patrona sormamış. İnşaallah bu şirket de “Lale soğanı”na benzemez.