Bir iş insanı olarak, hem mevcut yönetim sorumluluklarımı yerine getirirken hem de sosyal sorumluluk adına yaptığım çeşitli faaliyetlerde sürekli olarak farklı insanlarla tanışıyorum. Her insan farklı bir öykü demek benim için; bu sebeple yeni tanışmalara değer veririm; elbette iş dünyası dışından tanıştıklarım ve bende iz bırakanlar da oluyor. Yabancı bir devletin, ülkemizdeki en önemli şehir olan İstanbul’un Başkonsolosluğu görevini yürüten Sayın Aleksandre Jishkariani, gerek samimiyeti gerek donanımıyla ben de iz bırakan kişilerden. Kendisi Gürcistan’ın Dışişleri Bakanlığı’nda 23 seneyi aşkın deneyime sahip çok değerli bir diplomat.
Gürcü ulusunun tarihi MÖ 12. yüzyıla kadar uzanan köklü bir geçmişe, 337 yılındaki Hristiyanlığın kabulüyle şekillenen bir kültüre ve 11 ile 13. yüzyıllarda altın çağını yaşamış, Kafkasya'da güçlü bir krallık yapısına dayanır. Ben özellikle Gürcü tarihindeki Didgori Savaşının ve sonraki dönemde Kraliçe Tamar'ın çok değerli bir sembol olduğunu düşünüyorum. Malum Türk tarihinde, Gürcü Kraliçe Tamar'dan 1500 sene evvel yaşamış bir kadın lider vardır; Tomris. Aralarında çok uzun yıllar olsa da, her iki kadın liderin ortak yönleri olduğunu, kendi toplumlarına ve özellikle erkeklere çok önemli mesajlar verdiklerini düşünüyorum. Günümüzde dahi birçok devletin ve şirketin yönetiminde yeteri sayıda kadın yer almıyorken ve kapsayıcılık ilkesi ne yazık ki halen hakkıyla uygulanamıyorken, neredeyse 9 asır önce Gürcü bir kadın lider olan Tamar, ülkesini kendi zamanındaki birçok devletin başlarındaki krallardan çok daha iyi yönetmiştir. İran, Osmanlı ve Rus İmparatorlukları arasında geçen asırlar sonrası, 9 Nisan 1991'de Sovyetler Birliği'nden ayrılarak yeniden bağımsızlığına kavuşan Gürcistan'ın Kafkasya bölgesindeki istikrarın en önemli parçası olduğuna inanıyorum. Gerek Türk devletleri olan Türkiye ve Azerbaycan ile gerekse de diğer komşumuz Ermenistan ile geliştirilecek ekonomik ilişkiler ile bölgesel olarak, dört komşu ülkenin tamamı için uluslararası arenada çok daha güçlü bir konuma ulaşılabileceğini düşünüyorum.

Daha önce farklı platformlarda bir araya gelme fırsatını yakaladığımız Sayın Aleksandre Jishkariani'yi ziyaret ederek oldukça verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Sohbetimizde anlattıklarını aynen aktarıyorum.
Gürcistan’ın lojistik önemi, günümüz jeopolitik ortamında önemli ölçüde artmıştır. Tarihsel olarak ülke, Avrupa ile Asya arasında bir kavşak görevi görmüştür; ancak son yıllarda küresel tedarik zincirlerindeki değişimler ve bölgesel jeopolitik gelişmeler, Gürcistan’ın stratejik rolünü daha da güçlendirmiştir. 2024 yılında Gürcistan ile Türkiye arasındaki ikili ticaret hacmi, bir önceki yıla göre %16,2 artışla 3,233 milyar ABD dolarına ulaşmıştır. 2025 yılının ilk on ayında ise ticaret hacmi şimdiden 2,536 milyar ABD doları seviyesine gelmiştir. Türkiye, Gürcistan’ın en büyük ticaret ortağı olmaya devam etmekte olup bu durum iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin stratejik önemini ortaya koymaktadır.
Gürcistan, Doğu Asya ve Orta Asya’yı Güney Kafkasya ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayan Orta Koridorun (Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Rotası) kilit ülkelerinden biridir. Günümüzde bu koridor, Avrupa ile Asya arasındaki ticaret akışları için en verimli ve güvenli alternatif rotalardan biri olarak giderek daha fazla önem kazanmaktadır. Bu bağlamda, Bakü–Tiflis–Kars demiryolu hattı gibi altyapı projeleri kritik bir rol oynamış ve Hazar bölgesi ile Türkiye ve Avrupa pazarları arasında doğrudan demiryolu bağlantısı sağlamıştır.
Gürcistan hükümeti ayrıca ulaştırma altyapısına yönelik büyük ölçekli yatırımlar gerçekleştirmektedir. Bunlar arasında Doğu–Batı otoyolunun geliştirilmesi, demiryolu sisteminin modernizasyonu, Karadeniz limanlarının genişletilmesi ve Anaklia derin deniz limanı projesi yer almaktadır. Toplamda ulaştırma altyapısına yapılan yatırımlar yaklaşık 7 milyar ABD doları seviyesindedir. Gürcistan’ın Karadeniz limanları ve modern ulaşım ağı birlikte, denizyolu, demiryolu ve karayolu taşımacılığını bir araya getiren bir bütünleşmiş çoklu model lojistik platform oluşturmaktadır. Bu nedenle Gürcistan, Türk şirketleri için yalnızca komşu bir pazar değil; aynı zamanda Orta Asya, Güney Kafkasya, Karadeniz bölgesi ve Avrupa pazarlarına erişim sağlayan bölgesel bir lojistik merkezdir. Küresel tedarik zincirlerinin jeopolitik belirsizlikler nedeniyle artan baskı altında olduğu bir dönemde; istikrar, açıklık ve öngörülebilirlik temel rekabet avantajları haline gelmiştir ve Gürcistan, uluslararası ortaklarına tam da bu koşulları sunmaktadır.
Gürcistan, bölgede en liberal ve şeffaf yatırım ortamlarından birini sunmaktadır. Ülkenin ekonomik politikası, iş geliştirmeyi destekleme ve yabancı yatırımı çekme üzerine güçlü şekilde odaklanmıştır. Gürcistan’ın vergi sistemi, bölgedeki en rekabetçi sistemlerden biridir. Şirketler, yalnızca dağıtılan kâr üzerinden uygulanan %15 kurumlar vergisinden faydalanırken, yeniden yatırıma yönlendirilen kârlar vergilendirilmez. “Estonya modeli” olarak adlandırılan bu sistem, şirketlerin operasyonlarını büyütmek ve üretim kapasitelerini geliştirmek için daha fazla kaynağı yeniden yatırmasına imkân tanır. Bir diğer önemli avantaj ise tamamen dijital ve sadeleştirilmiş vergi idaresi sistemidir; bu sistem bürokratik süreçleri önemli ölçüde azaltmaktadır. Yatırımcılar ayrıca Tiflis, Kutaisi ve Poti’de bulunan Serbest Sanayi Bölgelerinden (FIZ) yararlanabilmektedir. Bu bölgelerde faaliyet gösteren şirketler şu teşviklerden faydalanır:
- İhracata yönelik üretimde %0 kurumlar vergisi
- KDV ve gümrük vergisi muafiyeti
- Sadeleştirilmiş idari süreçler
Uluslararası pazarlara erişim de eşit derecede önemlidir. Gürcistan’ın Avrupa Birliği, Türkiye, Çin, EFTA ülkeleri, BDT ülkeleri, Birleşik Krallık ve diğer birçok ortakla serbest ticaret anlaşmaları bulunmaktadır. Bu anlaşmalar, 2,3 milyardan fazla tüketiciye gümrüksüz erişim sağlamaktadır. Sonuç olarak Gürcistan’da üretim veya paketleme operasyonu kurmak, Türk şirketlerine yalnızca iç pazara hizmet etme değil, aynı zamanda Avrupa ve Orta Asya’ya gümrük avantajlı ihracat yapma imkânı da sunar. Yatırım eğilimleri de Türk iş dünyasının Gürcistan’a olan güçlü ilgisini teyit etmektedir. 2024 yılında Türkiye kaynaklı doğrudan yabancı yatırım yaklaşık 110 milyon ABD doları seviyesine ulaşırken, 2025’in ilk iki çeyreğinde bu rakam 81,44 milyon ABD doları olmuştur. 1 Ocak 2025 itibarıyla Gürcistan’da faaliyet gösteren Türk sermayeli aktif şirket sayısı 2.747’ye ulaşmış olup, bu durum iki ülkenin iş dünyaları arasındaki yüksek güven düzeyini ve uzun vadeli ortaklığı göstermektedir.
Gürcistan ekonomisi çeşitlendirilmiş bir yapıya sahiptir ve güçlü, sürdürülebilir bir büyüme performansı sergilemektedir. Ekonomik büyümenin başlıca itici güçleri; hizmetler, enerji, ulaştırma ve lojistik, imalat, tarım ve turizmdir. Son yıllarda Gürcistan ekonomisi güçlü bir büyüme trendi yakalamıştır. 2024 yılında ortalama büyüme oranı yaklaşık %9,4 seviyesinde gerçekleşirken, 2025’te ekonomi yaklaşık %7,5 büyümüştür. Bu oranlar, bölgedeki en yüksek büyüme oranları arasında yer almaktadır. Özellikle bazı sektörler öne çıkmaktadır: İmalat sanayi, özellikle elektronik, otomotiv ve havacılık sektörlerine yönelik bileşen üretiminde öncelikli alanlardan biridir. İlaç ve biyoteknoloji sektörleri de hem jenerik hem yenilikçi ilaçlara olan talebin artmasıyla hızlı gelişim göstermektedir.
Lojistik ve ulaştırma altyapısı bir diğer kritik alandır. Gürcistan’ın bölgesel transit merkezi rolü, modern lojistik merkezleri ve depolama tesislerinin geliştirilmesi için önemli fırsatlar sunmaktadır. Yenilenebilir enerji de önemli bir potansiyele sahiptir. Gürcistan, hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerjisi kaynakları açısından zengin olup yeni enerji projeleri için cazip fırsatlar sunmaktadır.
Son olarak, bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) ve dijital hizmetler; elverişli vergi politikaları ve nitelikli iş gücü sayesinde hızla büyümektedir. Majorel, Concentrix, EPAM, Viber, Godel Technologies ve Girteka gibi uluslararası şirketler hâlihazırda Gürcistan’da faaliyet göstermektedir.
Türk premium ve yenilikçi markalar içinde öne çıkan alanlar:
- Akıllı inşaat teknolojileri
- Mobilya ve iç mekân tasarımı
- İlaç ve medikal ürünler
- Yenilenebilir enerji teknolojileri
- Modern kentsel altyapı çözümleri
Doğrudan ihracat, yeni bir pazarı test etmek için etkili bir yöntem olabilir. Ancak Gürcistan’ı yalnızca bir pazar değil, aynı zamanda bölgesel bir operasyon merkezi olarak gören şirketler, genellikle yerel ortaklıklar ve ortak girişimlerden daha fazla fayda sağlamaktadır. Yerel ortaklıklar, şirketlerin pazar dinamiklerini daha iyi anlamasına, yerel hizmetler geliştirmesine ve bölgesel tedarik zincirlerine entegre olmasına imkân tanır. Bu yaklaşımın iyi bir örneği, Gürcistan’da 5,6 milyar ABD dolarını aşan projeler gerçekleştiren Türk inşaat şirketleridir. Bu durum, uzun vadeli yerel varlığın genellikle daha sürdürülebilir başarı getirdiğini açıkça göstermektedir.
Gürcistan’da başarılı olan Türk şirketleri genellikle şu temel özellikleri paylaşmaktadır: Uzun vadeli stratejik bakış açısı, yerel pazara uyum sağlama becerisi ve yerel ortaklarla etkin iş birliği. Bir diğer önemli unsur ise yerel iş gücünün entegrasyonu ve yüksek kalite standartlarına ile şeffaf iş yapma anlayışına olan bağlılıktır. Sadece satışa değil, yerel üretim ve hizmetlere de yatırım yapan şirketler daha sürdürülebilir sonuçlar elde etmektedir. Gürcü tüketiciler açısından Türk ürünleri uzun süredir erişilebilirlik, güvenilirlik ve fiyat/performans dengesi ile ilişkilendirilmektedir. Son yıllarda ise özellikle mobilya, tekstil, inşaat malzemeleri ve beyaz eşya gibi sektörlerde Türk premium markalarına olan ilgi artmaktadır.
Güney Kafkasya ve Karadeniz bölgesi, ekonomik ve kültürel iş birliği açısından hâlâ önemli ve büyük ölçüde kullanılmamış bir potansiyele sahiptir. Ekonomik açıdan öne çıkan alanlar şunlardır:
- Enerji taşımacılığı ve yenilenebilir enerji projeleri
- Orta Koridor’un geliştirilmesi
- Bölgesel lojistik merkezlerinin oluşturulması
- Dijital ve telekomünikasyon altyapısının genişletilmesi
İkili ekonomik ilişkilerin güçlendirilmesi açısından önemli bir adım, 30–31 Temmuz 2025 tarihlerinde Tiflis’te düzenlenen Türkiye–Gürcistan Ekonomik İş Birliği Hükümetler arası Komisyonu’nun 6. toplantısı olmuştur. Bu toplantıda taraflar, önümüzdeki yıllarda ikili ticaret hacmini 5 milyar ABD dolarına çıkarma hedefini bir kez daha teyit etmiştir. İş dünyaları arasındaki doğrudan etkileşim de büyük önem taşımaktadır. 2025 yılında Gürcü ve Türk şirketlerin katılımıyla iki üst düzey iş forumu düzenlenmiş ve özel sektör bağları daha da güçlenmiştir. Ekonomik iş birliğinin ötesinde, kültürel ve halklar arası bağlar da kritik rol oynamaktadır. Turizmin büyümesi ile eğitim ve kültürel değişim programları, toplumlarımız arasındaki karşılıklı anlayışı derinleştirmeye devam etmektedir.
Gürcistan ile Türkiye arasındaki güçlü siyasi ortaklık, coğrafi yakınlık ve ekonomik tamamlayıcılığın, önümüzdeki yıllarda iki ülke arasındaki iş birliğini daha da ileri taşıyacağına inanıyorum.