Ankara’nın eşel mobil sistemi ve bazı kimya ürünleri üzerindeki gümrük vergisini azaltarak enerji şokunun enflasyon üzerindeki etkisini sınırlaması, ihracatçı şirketler üzerindeki kurumlar vergisini azaltması hisse senedi piyasasını destekliyor.
ABD-İran barış görüşmelerinin iptal olması, enerji fiyatlarını ve tahvil getirilerini yukarı çekiyor, ama risk iştahında kalıcı bir bozulma görmüyoruz. Ateşkesin devam etmesi ve ABD blokajının ağır maliyeti, barış opsiyonunun halen masada olduğunu gösteriyor. Hiç kimsenin kazanamayacağı bir savaştansa, herkesin kazandığını iddia edeceği gecikmeli bir anlaşmayı baz senaryo olarak alıyoruz.
Enerji ve tahvil, jeopolitik şokta en çok dayak yiyen varlık grupları olmaya devam ediyor. Brent petrol 106 dolarda, barış görüşmesi ümidi ile gördüğü dip seviyelerin %17 yukarısında işlem görüyor. Barış görüşmelerinin gecikmesi jeopolitik risk primini önümüzdeki aylarda yüksek tutmaya devam edecek.
Hisse senetleri jeopolitik şoktan en az etkilenen varlık grupları arasında
ABD, Almanya, Japonya 10 yıllık tahvil getirileri savaş öncesine göre 30-35 baz puan yukarıda, enflasyon dinamikleri bozulan İngiltere getirilerindeki artış 60 baz puana yaklaşıyor. Orta-uzun vadeli tahvil getirilerindeki artışın kısa vadeden daha sert olması, savaştan ziyade kamu borçlanmasındaki artış endişesinin etkili olduğunu gösteriyor.
Hisse senetleri jeopolitik şoktan en az etkilenen varlık grupları arasında yer alıyor. Yapay zekâ teması yükselişin arkasındaki ana dinamik. Teknoloji ağırlığı yüksek ABD, Güney Kore, Tayvan, net enerji ihracatçısı Norveç ve Brezilya savaşı geride bırakan piyasalar. Ortadoğu’ya bağımlılığı yüksek Çin ve Hindistan geride kalıyor.
Merkez bankalarının enerji şoku nedeniyle manşet enflasyondaki yükselişe rağmen parasal sıkılaşmaya gitmeyeceği beklentisi piyasalardaki iyimser havayı destekliyor. Bu hafta yapılacak ABD, Avrupa, İngiltere, Japonya, Kanada para politikası kurulu toplantılarında piyasa oyuncuları faiz artışı beklemiyor. Haziran ayında bu tablo muhtemelen faiz artışı lehine değişecek.
Bölgeye yakın olan ama Ortadoğu’ya bağımlılığı sınırlı olan Türkiye hisseleri savaş öncesi gördüğü zirveye yakın seviyelerde işlem görüyor. Savaşın değerlemeler üzerindeki etkisi bankacılık dışında fazla hissedilmiyor. Elektrik, savunma, petrokimya, rafineri, telekomünikasyon jeopolitik şoktan az etkilenen veya yararlanan sektörler.
Ankara’nın eşel mobil sistemi ve bazı kimya ürünleri üzerindeki gümrük vergisini azaltarak enerji şokunun enflasyon üzerindeki etkisini sınırlaması, ihracatçı şirketler üzerindeki kurumlar vergisini azaltması hisse senedi piyasasını destekliyor.
Merkez Bankası, muhtemelen ikinci yarıda indirim döngüsüne devam eder
Nisan ayında beklenen sert enflasyon şokuna ve beklentilerdeki bozulmaya rağmen Merkez Bankası Nisan ayında bekle ve gör stratejsi uygulamaya devam etti. New York’ta uluslararası yatırımcılarla yapılan toplantılarda kullanılan güvercin dil sonrasında çoğu piyasa oyuncusu gibi biz de bu hamleyi bekliyorduk. Merkez Bankası muhtemelen Haziran ayında para piyasası faizlerini politika faizi seviyesine çekip, yılın ikinci yarısında faiz indirim döngüsüne kaldığı yerden devam edecek.
Kısa vadede yenilenebilir enerji, rafineri, savunma gibi jeopolitik riskten olumlu etkilenen sektörler pozitif ayrışmaya devam edebilir. Ancak asıl yükselişin barış görüşmelerinde gecikmeli de olsa ilerleme sağlanması ile bankacılık ve havacılık sektörlerinde olmasını bekliyoruz.