Yaşanan gelişmeler İran gemileri üzerinde abluka kalkmadığı müddetçe Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin şüpheli bakiye olduğunu gösteriyor. Bu durum devam ederken petrol fiyatlarındaki gerilemenin kalıcı olması zor.
Hürmüz Boğazının kapatılması ve İsrail’in ateşkes yaptığı Lübnan’a saldırması ile haftaya buruk başlıyoruz. İran Dışişleri Bakanı Araghchi’nin Hürmüz Boğazı açılacak açıklaması ve Başkan Trump’ın barış çok yakında sağlanacak iddiası ile cuma günü bayram sevinci yaşamıştık.
Ama Ortadoğu’da zemin kaygan. ABD’nin İran gemileri üzerinde blokajı kaldırmaması durumu değiştirdi. İran Devrim Muhafızları, cumartesi günü boğazın kapandığını açıkladı. Meclis Başkanı Ghalibaf, İran gemileri üzerinde abluka devam ederken boğazın diğer gemilere açılmasının mümkün olmadığını söyledi.
İsrail’in ateşkese rağmen Lübnan’a saldırması kısa zamanda barışın sağlanacağı ümidini zayıflatan diğer gelişme. İsrail saldırının sivil halka değil Hizbullah güçlerine yapıldığını söyleyerek kendini savunuyor.
Yaşanan gelişmeler İran gemileri üzerinde abluka kalkmadığı müddetçe Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalacağını, İsrail ile Lübnan arasındaki ateşkesin şüpheli bakiye olduğunu gösteriyor. Bu durum devam ederken petrol fiyatlarındaki gerilemenin kalıcı olması zor.
Petrolde açığın büyük kısmı eldeki stoklardan karşılandı
Hürmüz Boğazı’nın kapanması ile küresel arzdaki kesinti günlük bazda 2 milyon varil artarak 14 milyondan 16 milyon varile çıktı. Oluşan açığın büyük kısmı eldeki stoklardan karşılandı. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ikinci çeyrekte küresel talebin günlük 1,5 milyon varil azalacağını tahmin ediyor.
Mevcut piyasa fiyatlamaları söz konusu riskleri fiyatlamıyor. ABD ve İran’ın yeniden barış masasına oturduğu, Hürmüz Boğazı’nın kademeli olarak açıldığı iyi senaryoya dönmezsek piyasalardaki bahar havası bozulur. Hürmüz Boğazının uzun süre kapalı kalacağı bir senaryoda enerji fiyatlarında artış ve hisse fiyatlarındaki gerileme daha sert olur.
Türkiye için makro tahminlerimizi değiştirmek zorunda kaldık
Hangi senaryoya evrileceğimizi bilmiyoruz. Ama sorun iki aya yakın süredir devam ettiği için Türkiye için makro tahminlerimizde değişikliğe gitmek durumunda kaldık. Petrol fiyatlarında %30 artış varsaydığımız jeopolitik şok sonrasında, 2026 yılı büyüme tahminimizi 0,8yp azaltarak %2,7’ye, cari açık tahminimizi 0,9yp artırarak milli gelirin %2,7’sine, bütçe açığı tahminimizi 0,5yp artırarak milli gelirin %3,3’üne çektik.
2026 enflasyon tahminimizi 3 puan artırarak %27,5’e, politika faizi tahminimizi 3 puan artırarak %34’e yükselttik. Hürmüz Boğazı’nın ne zaman açılacağına ve barış görüşmelerinin seyrine bağlı olarak bu tahminler üzerinde aşağı ve yukarı yönlü risk olduğunu belirtelim. Türkiye varlıkları ile ilgili görüşümüzde farklılık yok.
Türk Lirası dışındaki tüm varlık grupları savaşın getirdiği riskleri fiyatlıyor. Piyasalardaki olası satışı alış için fırsat olarak kullanma eğilimindeyiz.