DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, kronik hale gelen enflasyon, artan iflaslar, büyüyen borç yükü, akaryakıt fiyatlarındaki artışlar ve Borsa İstanbul’da yaşanan gelişmelere ilişkin yaptıkları açıklamada, “Türkiye ekonomisinde artık uyarı sesleri değil alarm zilleri çalıyor” uyarısında bulunarak, TBMM’nin 1 Ekim’i beklemeden olağanüstü toplanması çağrısında bulundu. Yapılan yazılı açıklamada BIST 100’de yaşanan yüzde 6'dan fazla değer kaybını hatırlatarak, “Bu, son yılların en büyük kayıplarından birine yol açtı. Şimdi cevaplanması gereken sorular ortadadır: Bu riskler ne zamandır biliniyordu? Denetleyici kurumlar ne yaptı? Yatırımcıların zararının büyümesi neden engellenemedi? “ dedi. Borsa İstanbul'daki kaos ve vurgun, FED'in 16 Eylül'de gerçekleştirdiği faiz artışı, yüksek enerji fiyatları, bölgesel savaşların büyüttüğü küresel belirsizlik, artan borç yükü ve umutsuzlukla birleşince Türkiye ekonomisinin üzerindeki baskını daha da arttığı belirtilen açıklamada, “Bu tabloya karşı sorumluluk almak, 86 milyonun yararına gerekli kararları alıp uygulamak yalnızca iktidarın değil, TBMM'nin ve siyaset kurumunun tamamının acil ve asli görevidir. Bu krizin ve daha derindeki yapısal krizin nedenlerini ortadan kaldırmak, parti fark etmeksizin Meclis'in ortak sorumluluğudur” ifadelerine yer verildi.
DEM Parti Eş Genel Başkanları, ekonomik krize karşı alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
“Akaryakıtın yükünü küçük üreticinin sırtından alacak, çiftçinin ve küçük üreticinin kullandığı akaryakıtı sübvanse ederek üretim maliyetlerini düşürecek, kamu kaynaklarını rant ve ayrıcalık yerine emeğin ve üretimin desteklenmesi için kullanacak tedbirler almak, sermaye piyasalarında denetimi objektif ve sıkı biçimde gerçekleştirmek, başta bankalar olmak üzere faizden ve ranttan kazanç sağlayanlara yüksek vergi getirmek, kurumsal erozyona karşı liyakati esas alan kamu politikaları üretmek, şirketleri değil mağdurları, sermaye sahiplerini değil yurttaşı koruyan tedbirler almak, çiftçilerin, üreticilerin, KOBİ'lerin ve yurttaşların borçlarının faizlerini silerek yeniden yapılandırmak ve sübvanse etmek, bütçede devasa boyutlara ulaşan faiz yükünü azaltmak, vergide adaleti sağlamak, yoksulların ve emekçilerin insan onuruna yaraşır bir gelir elde etmelerini sağlayacak tedbirler almak gibi öncelikli adımları istişareyle ve ortak akılla atmanın zamanı gelmiştir.”
