Kural olarak, 14 yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocukların; fiziksel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişimlerine zarar vermeyen ve okula devamlarını engellemeyen hafif işlerde çalıştırılmaları mümkündür.
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte okulların kapalı olması vesilesiyle bir çok genç ve çocuk işletmelerde çalışma hayatına ilk adımlarını atmaktadır.
Çocukların ve gençlerin çalışma hayatında korunması; eğitim hakları, fiziksel ve zihinsel gelişimleri bakımından oldukça önemlidir. Henüz gelişim sürecini tamamlamamış bireylerin, yetişkin çalışanlarla aynı koşullarda çalıştırılması, sağlık ve güvenlik risklerinin yanı sıra eğitim hayatlarının aksamasına ve sosyal gelişimlerinin zarar görmesine yol açabilecektir.
Bu nedenle, 4857 sayılı İş Kanunu ve Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ile çocuk ve genç işçilerin çalıştırılabilecekleri işler, çalışma süreleri ve çalışma koşulları yetişkin çalışanlardan farklı olarak düzenlenmiştir.
Yönetmelik kapsamında 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış ve ilköğretimini tamamlamış kişiler “çocuk işçi”; 15 yaşını tamamlamış ancak 18 yaşını tamamlamamış kişiler ise “genç işçi” olarak kabul edilmektedir.
Yaz tatili serbest çalışma dönemi değil
Kural olarak, 14 yaşını doldurmuş ve zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış çocukların; fiziksel, zihinsel, sosyal ve ahlaki gelişimlerine zarar vermeyen ve okula devamlarını engellemeyen hafif işlerde çalıştırılmaları mümkündür.
14 yaşını doldurmamış çocuklar ise ancak sanat, kültür ve reklam faaliyetlerinde, yazılı sözleşme yapılması ve her faaliyet için ayrı izin alınması şartıyla çalıştırılabilir.
Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik ekinde ayrıntılı olarak çocuk ve genç işçilerin çalıştırılabilecekleri işler hüküm altına alınmıştır. Çocuk ve genç işçiler sağlıkları, güvenlikleri, gelişimleri ve eğitim durumları dikkate alınarak izin verilen işlerde çalıştırılabilirler. Çocuk işçilerin yalnızca hafif işlerde, genç işçilerin ise yaşlarına göre daha geniş kapsamlı işlerde çalıştırılması mümkündür. Mesleki ve teknik eğitimini tamamlamış 16 yaşından büyük genç işçiler ise sağlık, güvenlik ve ahlaki gelişimlerinin korunması şartıyla mesleklerine uygun işlerde çalıştırılabilirler.
Yaş küçüldükçe koruma artıyor
4857 sayılı İş Kanunu’nun 72’nci maddesi uyarınca 18 yaşını doldurmamış kişiler maden ocakları, kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer veya su altında yapılan işlerde çalıştırılamazlar. Kanun’un 73’üncü maddesi gereğince sanayiye ait işlerde 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece döneminde çalıştırılmaları da mümkün değildir.
Zorunlu ilköğretim çağını tamamlamış ve örgün eğitime devam etmeyen çocukların çalışma süresi günde 7 ve haftada 35 saatten fazla olamaz. Bu süre, 15 yaşını tamamlamış çocuklar bakımından günde 8 ve haftada 40 saate kadar artırılabilir.
Okula devam eden çocukların eğitim dönemindeki çalışma süreleri ise eğitim saatleri dışında olmak üzere günde en fazla 2 saat ve haftada en fazla 10 saat olabilir. Okulların kapalı olduğu dönemlerde de yaş grupları için belirlenen günlük ve haftalık azami çalışma sürelerinin aşılmaması esastır.
Çocuk ve genç işçilerin günlük çalışma düzenleri, 24 saatlik zaman dilimi içerisinde kesintisiz en az 14 saat dinlenmeleri gerekmektedir. Çocuk ve genç işçilere, çalışma süresine göre en az 30 dakika veya bir saat ara dinlenmesi verilmesi; hafta tatillerinin ise kesintisiz en az 40 saat olmalıdır.
Hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücretler çalışma karşılığı olmaksızın ödenir ve çocuk ve genç işçiler bu günlerde çalıştırılamazlar.
Yıllık ücretli izin süresi en az 20 gün olup iznin kesintisiz kullandırılması esastır. Ancak işçinin yararına olması ve talebi halinde en fazla ikiye bölünebilir. Eğitime devam edenlerin yıllık izinleri, okul ve eğitim programlarının tatil olduğu dönemlerde kullandırılır.
Sonuç olarak çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmasına ilişkin düzenlemeler, bu kişilerin çalışma hayatına katılımını tamamen engellemekten ziyade sağlıklarını, güvenliklerini, eğitimlerini ve gelişimlerini koruyacak özel şartlara bağlamaktadır.
Bu nedenle işverenlerin yalnızca yaş sınırlarını gözetmeleri yeterli olmayıp yaptırılacak işin niteliğini, çalışma ve dinlenme sürelerini, eğitim durumunu ve iş yerindeki riskleri birlikte değerlendirmeleri gerekmektedir.