Sanat çağlar boyunca bireyler ve genelde toplum üzerinde belirleyici bir güç oldu. Mağara duvarlarındaki resimlerden, yapay zeka algoritmalarıyla yapılan çalışmalara kadar, insanlığın ürettiği her çalışma ortak hafızamızın bir parçası oldu. Aristoteles, sanatın görevinin şeylerin iç anlamını göstermek olduğunu, Nietzche, hayatı yaşanabilir kıldığını, Adorno günlük yaşama anlam kattığını, Kant ise sanatın özgür düşünme yeteneğini geliştirdiğini savundular.
İstanbul Modern de filozofların dediği gibi bizleri sanatlar buluşturarak yıllardır ülkemize renk, farklı bakış açıları ve düşünme biçimleri sunuyor, hayatımızı güzelleştiriyor. İki yıldır, kapsama alanını daha da genişleterek, İstanbul dışındaki etkinliklerle sekiz farklı kentteki genç sanatçılara ulaşıyor. Onların yeteneklerini besleyen, hayallerini ateşleyen çalışmalar yapıyor.
İki yılda 8 ilde 200 genç sanatçıya ulaşan program
Geçen hafta İstanbul Modern’in Nescafé Gold ve Migros işbirliğiyle gerçekleştirdiği “Bu Fincan Sanat Yolunda” programının ayrıntılarını, sanatçıların ve eğitmenlerin deneyimlerini dinledik. Nestlé Türkiye İçecekler İş Birimi Genel Müdürü Umut Tavaşoğlu ve İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler Direktörü Neslihan Varol verdiği bilgiye göre, program 2025’te Nevşehir, Mardin, Trabzon ve Van’da başladı. 2026 yılı programı kapsamında Adana, Diyarbakır, Artvin ve Kars rotasındaki çalışmalar tamamladı. 25-35 yaş arası güzel sanatlar mezunlarına açık olan ve ücretsiz olarak yürütülen program kapsamında toplamda 200 katılımcı yüz yüze ve çevrim içi buluşmalarla üretim süreçlerini geliştirerek İstanbul Modern’den katılım belgesi almaya hak kazandı.
Nescafé olarak, gençleri her zaman odağa aldıklarını ve ihtiyaçlarına yanıt vermeyi önemsediklerini vurgulayan Nestlé Türkiye İçecekler İş Birimi Genel Müdürü Umut Tavaşoğlu projenin amacının, genç sanatçıların potansiyellerini ortaya koyabilecekleri gelişim alanları yaratmak olduğunu. İki yıl sonra gelinen noktada projenin, görünürlüğün ötesine geçen, öğrenmeyi, üretimi ve dayanışmayı destekleyen güçlü bir sosyal etki modeli haline geldiğini görmekten büyük mutluluk duyduklarını ifade etti.
Hedef: ”Sanat eğitimini farklı şehirlerde erişilebilir kılmak”
İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler Direktörü Neslihan Varol ise projenin eğitim misyonuna ve sürdürülebilir yapısına değindi. Varol Programın, doğrudan sanat alanına katkı sağlamayı amaçlayan bir eğitim projesi olduğunu ve sanat eğitimini yalnızca merkezde değil, farklı şehirlerde de erişilebilir kılmayı hedeflediklerini vurgulayan Varol, misyonlarını şu cümlelerle ifade etti:
“Genç sanatçıların üretim süreçlerini desteklerken çağdaş sanat tarihine ve kuramlarına dair birikimlerini güçlendirmeyi; üretime ilişkin yol ve yöntemleri paylaşarak sanatsal ifade becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Türkiye’nin farklı üniversitelerinden ve çeşitli sanat disiplinlerinden mezun gençlerin üretim pratiklerini ve çalışmalarını paylaşabilecekleri bir zemin sunuyor. Aynı zamanda farklı şehirlerde profesyonel sanat üretimi yapmanın imkânlarını ve fırsatlarını görünür kılıyor. İki yıl boyunca elde ettiğimiz olumlu sonuçlar, projenin sürekliliği konusundaki motivasyonumuzu artırıyor. Yeni dönemde de bu etkiyi daha da genişletmeyi hedefliyoruz”
8 şehirde sanat atölyeleri. Çevrimiçi dersler…
Peki “Bu Fincan Sanat Yolunda” projesi kapsamında neler yapıldı?
İstanbul Modern Eğitim ve Sosyal Projeler Direktörü Neslihan Varol’un verdiği bilgiye göre,
Projenin hayata geçirildiği ilk yıl olan 2025’te; Nevşehir'de Prof. Dr. Necla Rüzgâr ile “İnsan Etkisi”, Trabzon’da Prof. Dr. Alper Maral ile “Ses ve Kültür”, Mardin'de Sabire Susuz ile “Otantik Özne” ve Van'da Doç. Dr. Ali Asgar Çakmakcı ile “Doğa ve Sanat” başlıklarıyla atölyeler gerçekleşti.
2026'da ise rota Adana, Diyarbakır, Artvin ve Kars illerine uzandı. Bu dönemde Adana’da Neriman Polat ile “Bellek ve Kolektif Hafıza”, Diyarbakır'da Seçkin Pirim ile “Yeni Form Arayışları”, Artvin’de Ahmet Elhan ile “Nesneler ve Gölgeler” ve Kars’ta Bager Akbay ile “Kavramsal Sanat, Portfolyo ve Yapay Zekâ Destekli Araştırma” başlıkları etrafında şekillenen atölyeler başarıyla tamamlandı.
Yüz yüze gerçekleştirilen atölyelerin yanı sıra çevrimiçi dersler de uygulandı. Doç. Dr. Seda Yavuz ve Doç. Dr. Ebru Nalan Sülün tarafından yürütülen, modern ve çağdaş sanatı kronolojik bir perspektifle ele alan Sanat Tarihi Seminer Programı ile Doç. Dr. Fırat Arapoğlu tarafından yürütülen kuramsal çözümlemeye dayalı Panel Programı, proje kapsamında yıl boyunca devam etti.
Migros mağazalarında yer alan özel tasarım Nescafé Gold paketleriyle de desteklenen proje, sanat eğitimini ve üretimini daha geniş kitlelere ulaştırma hedefiyle önümüzdeki dönem çalışmalarını şekillendirmeyi sürdürecek.
