Boyner Vakfı ve UNICEF Türkiye, Türkiye genelinde ebeveyn destek sistemlerini güçlendirmeyi ve çocuklar için güvenli, besleyici ve koruyucu ortamları teşvik etmeyi amaçlayan ‘Zamanında Yanında’ projesini başlattı. Proje, çocukların aile, okul ve dijital ortamda korunmasına destek olmayı hedefliyor. Bu kapsamda, UNICEF desteğiyle farklı illerde kurulan 18 merkez ve 16 mobil ekip, uzman sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışarak 200 bin ebeveyn ve bakım verene ve 400 bin çocuğa ulaşacak.
Proje çalışmaları aracılığıyla ailelere ebeveynlik becerileri, çocuk gelişimi, akran zorbalığının önlenmesi, dijital güvenlik ve çocuk koruma konularında danışmanlık ve rehberlik desteği sağlanacak. Zamanında Yanında projesiyle aynı zamanda bir Sosyal Etki Platformu da kurulması amaçlanıyor.
İş dünyası ve STK’lara açık çağrı
Projenin İstanbul’daki tanıtım toplantısında konuşan Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, “Ebeveynlik bir ekip işidir” diyerek yani ‘Zamanında Yanında’ modeliyle bir güvenlik ağı kurmak için yola çıktıklarını ifade ederek bir açık çağrıda bulundu:.
“İş dünyası ve STK’ları da bu masanın etrafında, daha güvenli ve eşitlikçi yarınlar için sorumluluk almaya, destek olmaya çağırıyoruz. Bu yüzden daha çok ortak akla ihtiyacımız var. Bu proje aynı zamanda ev içindeki cinsiyet eşitsizliğini kırmak iletişim ve destek mekanizmalarını güçlendirmek açısından da önem taşıyor. Ebeveynlik bir ekip işidir. Bu program ev içindeki sorumluluğu paylaşan, ortak ebeveynlik yapan babaları da o ekibe dahil etmek için tasarlandı. Çünkü biliyoruz ki, her iki ebeveyn sürece aynı güçle dahil olduğunda çocuklarımız hayata çok daha güçlü hazırlanıyor.”
Zamanında Yanında projesi neden çok önemli?
- İlk 1000 gün çocuk gelişimi alanında en çok referans verilen dönemlerden birisi.
Bilişsel gelişim bebeklikte başlar. Çocukların düşünme ve öğrenme becerileri konusundaki öncü bilim insanlarından Jean Piaget (1896–1980)," Çocuklar küçük yetişkinler değildir” cümlesiyle çok önemli bir gerçeğin altını çizer.
Piaget'ye göre bilişsel gelişim, çocuğun dünyayı anlama ve düşünme biçiminin zaman içinde değiştiği dört temel evreden oluşur. 0-2 yaş duyu motor dönemidir. Bu dönemde bebek duyularını keşfeder. Görme, işitme, dokunma ve hareket yoluyla öğrenir. Neden sonuç ilişkilerini keşfeder. Yine bu dönemde nesne sürekliliği gelişir. Bir nesne gözden kaybolsa bile, bebek onun var olduğunu anlayacak bir kavrayış geliştirir. Düşünme becerileri yine bu yıllarda şekillendiği için, ilk 1000 gün çocuk gelişimi alanında en çok referans verilen dönemlerden biridir.
Beyin araştırmaları konusundaki araştırmalarıyla tanınan Jack Shonkoff da çocuk beyninin ilk yıllarda saniyede milyonlarca sinir bağlantısı kurduğuna ve ilk yaşlardaki deneyimlerin beynin yapısını inşa ettiğine dikkat çeker.
Nobel ödüllü ekonomist James Heckman’a göre çocuklara yapılan yatırım, geleceğe bırakılacak en kârlı ekonomik mirastır. Heckman’ın araştırmaları, erken çocukluk döneminde eğitime yapılan yatırımın uzun vadede topluma 7 ila 13 katı oranında geri döndüğünü kanıtlar.
- Çocuklar için kalıcı değişim yaratmak, ancak toplumun tüm kesimlerinin ortak çabasıyla mümkündür.
2025 yılı sonu Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi verilerine göre Türkiye'de toplam çocuk nüfusu 21.375.930. Bu grubun %22,7'sini oluşturan yaklaşık 4.852.336 kişi 0-4 yaş aralığında bulunuyor.
İrlanda, Finlandiya, Hırvatistan, Norveç, Slovenya, Malta gibi ülkelerin toplam nüfusuna yakın bir sayıdan söz ediyoruz. Rakam çok büyük, ihtiyaç daha da büyük. Dolayısıyla, tüm kesimlerin ortak bir biçimde çalışması gerekiyor.
Zamanında Yanında tam da bu bilinçle yola çıkmış olan bir platform. UNICEF Türkiye Millî Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki “Çocuklar için kalıcı değişim yaratmak, ancak toplumun tüm kesimlerinin ortak çabasıyla mümkün”olacağına dikkat çekiyor. Çalışmalar AÇEV, Maya Vakfı, GECD ve Suna'nın Kızları gibi çok önemli STK’larla birlikte yürütülecek. Proje kapsamında, ekipler 10 pilot ildeki yerel sivil toplum kuruluşlarıyla sahanın anlık ihtiyacına göre dönemsel iş birlikleri yapacak. Çalışmalar ilk yıl Adana, Ankara, Adıyaman, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Mardin ve Şanlıurfa illerinde yürütülecek.
- Büyük hedefler ve hızlı hareket gerekli
Erken Çocukluk Gelişimi Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Demet Gülaldı, yaşamın ilk yıllarında ebeveynlerin ve bakım verenlerin desteklenmesinin çocukların gelişimsel potansiyellerine ulaşmalarında kritik rol oynadığına dikkat çekiyor.
UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi “Ebeveyn destek sistemlerini güçlendirerek ve bakım verenleri bilimsel temellere dayanan bilgi, pratik beceriler ve ihtiyaç duydukları hizmetlere erişim konusunda destekleyerek, çocukların gelişmesine, öğrenmesine ve tam potansiyellerine ulaşmalarına yardımcı olabileceklerini” ifade ediyor.
"Zamanında Yanında” platformu büyük hedeflerle ilerleyecek bir alt yapıya sahip. Sahada Unicef tarafından desteklenen ve saha faaliyetlerini koordine eden 18 merkez bulunuyor.
Merkezlere uzak noktalardaki ailelere doğrudan ulaşmak için 16 mobil ekip sahada aktif görev yapıyor. İlk yılda 200 bin ebeveyn/bakım verene doğrudan ulaşılması ve 400 bin çocuğun desteklenmesi planlanıyor.
- 0-2 yaş grubunun dörtte birinin günde iki saatten fazla ekran başında kalması bir ihmal olarak görülüyor
Verilere göre, Türkiye'de 0-2 yaş grubundaki çocukların %23,6'sı günde iki saatten fazla ekran karşısında kalıyor. Uzmanlar çocuk gelişimi için çok kritik olan bu saatlerin eğitim olarak kullanılmamasını bir kayıp hatta ihmal olarak tanımlıyor.
Zamanında yanında çocuklarda beyin gelişiminin kritik aşaması olan erken çocukluk dönemine odaklanarak, ebeveynlere bu dönemde çocukların bilişsel ve duygusal gelişimine destek olacak bilgi ve donanımı sağlamayı hedefliyor.
- Babaların ve aile fertlerinin eğitime dahil olması kritik önem taşıyor.
Araştırmalara göre küresel ölçekte babaların erken çocukluk gelişimine katılım oranı %15'lerde kalıyor. Zamanında Yanında "ebeveynlik bir ekip işidir" diyerek babaları sürece dahil edip bu oranı yükseltmeyi amaçlıyor.
Maya Vakfı Genel Müdürü Emre Ünsal ise Bugün, ailelerin güçlendirilmesine yönelik her yatırımın aynı zamanda çocukların ruh sağlığına, güvenliğine ve geleceğine yapılan bir yatırım olduğuna inandıklarını belirterek Kendine güvenen, potansiyelini gerçekleştirebilen ve umutla geleceğe bakabilen nesiller yetiştirmenin yolu, çocukları ve aileleri birlikte desteklemekten geçtiğini belirtiyor. .
Türkiye Kalkınma Vakfı'ndan Ayşe Belgin Açıkgöz, "Bir çocuğun potansiyeline ulaşmasının yolunun onu büyüten yetişkinleri güçlendirmekten geçtiğini" ifade ediyor. Suna’nın Kızları Genel Koordinatörü Burcu Gündüz Maşalacı, sistemlerin birbirine bağlı olduğunu ve çocukların hayatında kalıcı değişim yaratmak için farklı aktörlerin tıpkı bir yapboz parçaları gibi birbirini tamamlayarak ortak bir amaç etrafında buluşması gerektiğinin altını çiziyor.
Özetle:
Zamanında Yanında çok iyi düşünülmüş bir proje. Ülkemizin geleceği için kritik öneme sahip. Bir milli mesele.
Ümit Boyner’in iş dünyası ve STK’ları, daha güvenli ve eşitlikçi yarınlar için sorumluluk almaya ve destek olmaya yönelik çağrısını burada bir kez daha yineleyelim. Hızla ilerleyelim. Çocuklarımıza sahip çıkalım.
(Soldan sağa) Erken Çocukluk Gelişimi Platformu’ndan Dr. Demet Gülaldı, Maya Vakfı Genel Müdürü Emre Ünsal, UNICEF Türkiye Milli Komitesi Genel Müdürü İnci Haseki, Boyner Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Boyner, UNICEF Türkiye Temsilcisi Paolo Marchi, Suna’nın Kızları Genel Koordinatörü Burcu Gündüz Maşalacı ve Ayse Belgin Açıkgöz
