Karaman'da paralel iki bölge ile Niğde Bor'da yine iki ayrı bölüm halinde devreye sokulacak sanayi bölgeleri, endüstriyel heyecanı artıracaktır. Yanı sıra Mersin liman bağlantısı, lojistik güç oluşturacaktır.
Mega endüstri bölgelerinin açıklanmasının ardından “Nereleri acaba?” diye baktığımda Ali Avcı’nın söyledikleri aklıma geldi: “Samsun, Tekirdağ ve Mersin’deki limanlarımızı lojistik merkez haline getirerek farklılaştık. İthalatta, lojistik merkezlerimiz ve depolama tesislerimiz ile maliyetleri düşürdük, hız kazandık. İhracatta yakın şehirlerdeki OSB’lerin dünyaya açılan kapısı olduk. Bölgesel üretim, ticaret ve istihdamı tetikleyen cazibe merkezi haline dönüştük.” diyerek farklılıklarının altını çizen Cey Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Avcı; bölgesel kalkınma vizyonlu, deneyimli bir isim olarak çeşitli bölgelerde ekonomik gelişmişliğin artırılması için yapılması gerekenleri anlatıyordu.
Ceyport'un lojistik modeli örnek oldu
Bir sanayi merkezi oluşturmaya başlanıldığında üretilen malı dünyaya ulaştırmak için gerekenlerin altını çizen Ali Avcı, limanların önemine dikkat çekiyordu. Üç denizde üç limana odaklanan Ceyport’un limanları, serbest bölgeleri, lojistik ve depolama merkezleri ile uyguladığı lojistik model bölgesel kalkınma için anahtar olmuştu.
Konya Karaman Afyon üçgenindeki sanayinin dünyaya açılması için yatırımını sürdürdükleri Mersin Taşucu Limanı’nın stratejik önem taşıdığını anlatan Ali Avcı; öncelikle Mersin Taşucu, Mersin Antalya yolunun birbirine bağlanması gerektiğine dikkat çekerek; “Konya'nın indiği tek yer Mersin'dir. Yani en yakın yer. Şimdi Mersin'e bakın 400 km. Ama 250 km düşecek ve Karaman 150 km olacak. Yani Konya-Karaman ve hatta yukarıdan Afyon hattına kadar inanılmaz bir sanayi var. Taşucu’ndaki liman Konya ve İç Anadolu'yu heyecanlandırıyor.” demişti.
Türkiye’nin her yönde koridor olarak lojistik üstünlüğe sahip olduğunu, bu alandaki yatırımların giderek artacağını anlatan Ali Avcı’nın öngörülerine paralel olarak Karaman’da birbirine yakın iki bölgeden oluşacak şekilde toplam 8 bin hektarlık iki alan sanayi merkezi olarak ilan edilmesi, ayrıca biraz daha doğuda Niğde Bor’da yine iki ayrı bölüm halinde toplam 7548 hektar büyüklüğünde iki ayrı sanayi merkezi ilan edilmesi de bu bölgesel heyecanı artıracaktır. Bölgede faaliyet gösteren sanayinin dünyaya Mersin yönündeki limanlardan açılması da kaçınılmaz bir zorunluluk gibi görünüyor.
Bu arada 12. Plan’da yer verilen iki önlemin, bölgenin önemine dikkat çeken bu görüşlerle paralel olduğunun da altını çizelim. Önlemlerden bincisinde “Doğu Akdeniz bölgesinde Ortadoğu ve Orta Asya ülkelerinin çıkış kapısı olacak, transit yük odaklı, bölgenin gelişmesine ve ihracatın artırılmasına katkı sağlayacak bir ana liman inşa edilecektir.” deniliyor. İkincisinde ise “Ankara-Konya-Mersin hattı ile İç Anadolu Bölgesindeki diğer illeri de kapsayacak şekilde, savunma sanayii, makine sanayii ve tarıma dayalı sanayi başta olmak üzere sanayinin Mersin Konteyner Limanı ile lojistik bağlantısı daha güçlü hale getirilecektir.” deniliyor.
Ali Avcı’nın heyecanlandığı bir diğer konu Hassa’nın Amanos dağlarının altından İskenderun’a bağlanmasıydı. Bölgesel kalkınma deneyimli bakış açısıyla İskenderun’daki demir çelik kümelenmesinin tünellerle Amanos’un altından Hassa’ya bağlanması gerektiğini söyleyen Ali Avcı, bu şekilde Gaziantep'in 90 kilometre kısalacağını, Kahramanmaraş’ın da limanlara yaklaşacağını söylüyordu. Hassa’nın volkanik verimsiz bir araziye sahip olduğunu, sanayiye ayrılması gerektiğini anlatan Ali Avcı burada kurulacak sanayinin limanlara çok yakın olacağını, Ortadoğu pazarına komşu olduğunu, burada yapılacak üretimin hem bölgeyi, hem Türkiye’yi daha fazla kalkındıracağını söylüyordu.
Mega Endüstri Bölgelerinden birinin Hassa’da kurulacağını 7121 hektar büyüklüğündeki bir alanın yeni bir sanayi merkezi olarak ilan edildiğini görünce Ali Avcı’nın Hassa konusundaki beklentilerinin bir bölümünün gerçekleşmesi için adım atıldığını, dediklerini hatırlayarak düşündüm.
“Kuşkusuz üretileni en düşük maliyetle, en hızlı olarak tüketilecek pazarlara nakletmeliyiz. Bunun için gerekenlerden biri de limanlar. Dolayısıyla limanlar bölgeleri ve şehirleri büyütüyor, üretimi hareketlendiriyor. Dünyanın her yerinde böyle. Liman olan her kent gelişmiştir. Yani bir kentte, bir bölgede, bir yerde liman varsa sanayi vardır, ticaret vardır, bölge gelişmiştir, bölge daha sosyaldir.”