Kadınların güçlenmesi ve gençlerin ekonomik ve sosyal hayata etkin katılımı, sürdürülebilir kalkınmanın en temel unsurları arasında yer alıyor. Bu alan, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları kapsamında özellikle Toplumsal Cinsiyet Eşitliği (SDG 5) ve İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme (SDG 8) hedefleriyle doğrudan ilişkili.
UN Women verilerine göre, kadınların ekonomik yaşama eşit katılımının sağlanamaması küresel ölçekte ciddi bir kalkınma kaybına yol açıyor. Cinsiyet uçurumunun kapanması halinde, küresel ekonominin yaklaşık 7 trilyon ABD doları büyüme potansiyeline sahip olduğu belirtiliyor. Kadınların eğitim, istihdam ve finansmana erişim yoluyla güçlenmesi; üretkenliği artırıyor, yerel ekonomileri çeşitlendiriyor ve daha kapsayıcı bir büyümeyi mümkün kılıyor.
Gençlerin desteklenmesi ise bu dönüşümün sürdürülebilirliği açısından stratejik bir yatırım alanı olarak görülüyor. Gençlerin nitelikli becerilere ve iş fırsatlarına erişimi, ekonomik büyümenin ve toplumsal refahın temel koşulları arasında yer alıyor.
Kadınların ve gençlerin güçlenmesi, yalnızca sosyal bir sorumluluk değil; kapsayıcı kalkınma ve sürdürülebilir değer yaratımında en önemli itici güçlerden biri.
Anadolu Efes kadınlara ve gençlere yönelik projeleriyle öne çıkan kuruluşların arasında yer alıyor. Geçtiğimiz hafta Excel İletişim İstanbul'da bir basın buluşması düzenledi. Toplantıda konuşan Anadolu Efes Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Başkanı Selda Susal bu alanda yaptıkları çalışmaları ayrıntılı bir biçimde paylaştı.
Soldan Sağa: Excel İletişim ve Algı Yönetimi CEO’su Burçak Taşkın Yurdakul, Anadolu Efes Kurumsal İletişim ve İlişkiler Direktörü Başkanı Selda Susal, Anadolu Efes Elif Kurumsal İletişim Yöneticisi Elif Uzun Alturan, Anadolu Efes Kurumsal İletişim Müdürü Zümre Yıldırım.
Susal konuşmasına “Anadolu Efes’in sürdürülebilirlik çalışmaları üç ana odakta yapılandırılıyor: “Çevre için sıfırlıyoruz”, “Sosyal etkimizi artırıyoruz” , “Fırsat eşitliği ile güçleniyoruz” cümlesiyle başladı. Bu alanlardaki öncelikleri, küresel riskler, sektörel dönüşümler ve paydaş görüşleri doğrultusunda düzenli olarak gerçekleştirilen önceliklendirme analizleriyle belirlediklerini ekledi. Anadolu Efes’in “seffaflık ve hesap verebilirlik” unsurlarına verdiği önemi vurgulayarak sorularımı yanıtladı:
Tarıma büyük yatırım yapıyorsunuz? Tarım sizin için neden önemli?
Tarım, hem iklim krizini etkileyen hem de iklim krizinden etkilenen, en kırılgan alanlardan biri olarak öne çıkıyor. FAO verilerine göre, bugün tarımsal faaliyetler dünyadaki emisyonların yaklaşık %13’ünü oluşturuyor, temiz su kaynaklarının da önemli bir bölümünü kullanıyor. Buna karşılık iklim krizinin de etkileriyle Soil Atlas 2024 verilerine göre, her yıl yaklaşık 75 milyar ton verimli toprak kaybediliyor; bu, her 5 saniyede bir futbol sahası büyüklüğünde verimli alanın yok olması demek. Oysa BM verilerine göre dünya nüfusunun beslenebilmesi için 2050’ye kadar tarımsal üretimin 2 katına çıkması gerekiyor.
Anadolu Efes’in dört ana ham maddesinin tamamı doğadan geliyor; ikisi doğrudan topraktan temin ediliyor. Bu nedenle tarım, şirket için yalnızca bir tedarik alanı değil; sürdürülebilirlik yaklaşımının temel bileşenlerinden biri olarak konumlanıyor.
Bu bağlamda, Anadolu Efes kendini sadece bir bira şirketi olarak değil aynı zamanda bir tarım şirketi olarak da görüyor. Şirket sadece 2025’te Türkiye’nin tarımsal ekonomisine yaklaşık 1.7 milyar TL katkı sundu.
Bu kapsamda neler yaptınız?
1982 yılında ‘Tarımsal Ürün Geliştirme Departmanı’nı kurduk. Anadolu Efes’in Tarımsal Ürün Geliştirme Departmanı’nda kendi ziraat mühendislerinin geliştirdiği tescilli 17 arpa tohumu ve 7 şerbetçi otu çeşidi bulunuyor. Araştırmacı Kuruluş Belgesi ve Tohum Üretici Belgesi’ne sahibiz. Türkiye’de maltlık arpa tohumu üreten ilk bira şirketi olarak aynı zamanda ülkemizde maltlık arpanın en önemli alıcısı konumundayız.
Ne ölçüde bir alım yapıyorsunuz?
2025 sezonunda Güneydoğu Anadolu ve İç Anadolu Bölgesi olmak üzere toplam 333 bin dekarlık (bir önceki yıla oranla %21 artış), yani yaklaşık 46 bin futbol sahası büyüklüğünde bir üretim alanından arpa tedarik ettik.
24 farklı ilden (Adıyaman, Afyon, Aksaray, Amasya, Ankara, Antalya, Çanakkale, Çorum, Diyarbakır, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Isparta, İstanbul, Kahramanmaraş, Kayseri, Kırşehir, Konya, Kütahya, Mardin, Sivas, Şanlıurfa, Tekirdağ, Yozgat) arpa alımı gerçekleştiriyoruz.
Kaç kişiye ulaşıyorsunuz?
Türkiye’de tarımsal faaliyetleri vesilesiyle doğrudan ya da dolaylı olarak, yaklaşık 13 bin kişiye geçim kaynağı sunuyoruz.
Çiftçileri desteklemek için neler yapıyorsunuz?
Çiftçilerimizi desteklemek ve maltlık arpa üretiminin sürdürülebilirliğini güvence altına almak için 2025’te 158,5 milyon TL ‘Çiftçi Teşvik Paketi’ sunduk. Bu sayede çiftçilere gübre, mazot gibi ihtiyaçları için finansal destek sağladık.
Anadolu Efes’in en önemli odak alanları arasında kuraklığa daha fazla dayanıklı tohum çeşidinin geliştirilmesi, verimliliğin artırılması ve tohumlarının uluslararası standartlarda kimliklendirilmesi bulunuyor. 2018 yılından beri Akıllı Tarım uygulamalarımız var. Bu kapsamda, 2024 yılında Anadolu Meraları iş birliği ile "Tarladan Şişeye Onarım" programını başlattık. Program, onarıcı tarım ve bütüncül yönetim anlayışını tedarik zincirine entegre ederek ekolojik, ekonomik ve sosyal açılardan sürdürülebilir bir altyapı oluşturmayı hedefliyor.
Bu işbirliği neleri içeriyor?
İş birliği, Anadolu Efes'in üreticilerinin onarıcı tarıma yönelik kapasitelerini geliştirmeyi ve çiftçilerin üretimlerini daha verimli hale getirmeyi hedefliyor. Program kapsamında pilot olarak seçilen 3 ilde (Adıyaman, Urfa ve Konya) kapsamlı toprak analizleri yapıldı. Anadolu Efes’in tarımsal paydaşlarının onarıcı tarım pratikleri konusunda bilgi, beceri ve yetkinliklerini artırmak için onarıcı tarım kılavuzu yayınlandı. Bu kılavuz, toprağı iyileştirme ve ekosistem onarımı için uygulanabilir yöntemler sunarak, geleceğin tarımı için bir rehber niteliği taşıyor.
Tarım ve Gençler konusuna gelelim. Bu alanda hangi çalışmalarınız var?
Sürdürülebilir Tarım ve Etki Girişimciliği eğitim programı, Anadolu Efes ve Sürdürülebilirlik Akademisi iş birliğiyle gençlerin tarım sektörüne kazandırılması ve tarımın sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla 2024-2025 yıllarında hayata geçirildi. Program, mevcut ve gelecek nesillerin refahını güvence altına alan, doğayla uyumlu gıda üretimine yönelik sürdürülebilir bir yaklaşım kazandırmak ve gıda krizine karşı sürdürülebilir tarım uygulamaları vasıtasıyla yenilikçi fikirler geliştirmek amacıyla tasarlandı.
Kaç öğrenci katıldı?
Ücretsiz ve online eğitim programı ile üniversite öğrencilerine ve Anadolu Efes’in paydaşı çiftçilerin ailelerine sürdürülebilir tarım konusunda bilgi, farkındalık ve yetkinlik kazandırılması hedeflendi. 4500’ün üzerinde başvuru geldi, 450 kişi sertifika almaya hak kazandı.
Başka hangi projeleriniz var?
Gençlerin sürdürülebilir tarım alanındaki potansiyelini ortaya çıkarmak ve tarım alanında yenilikçi çözümler geliştirmek amacıyla Anadolu Meraları iş birliğiyle “Anızı Dönüştür, Toprağı Yaşat” fikir maratonunu hayata geçirdik. 2025 yazında gerçekleşen fikir maratonunda, anız yakmanın toprak sağlığına ve biyoçeşitliliğe olan olumsuz etkilerine dikkat çekilerek döngüsel ekonomi yaklaşımıyla alternatif çözüm önerileri geliştirildi. Türkiye’nin dört bir yanından başvuran gençler arasından seçilen 30 katılımcı, iki gün boyunca uzman mentorluk desteğiyle projelerini geliştirme fırsatı buldu.
Jüri değerlendirmesi sonucunda dereceye giren projelere toplam 225 bin TL ödül verildi. Yarışma kapsamında ödül alan projeler, sürdürülebilirlik kriterleri ve uygulanabilirlik potansiyelleri göz önünde bulundurularak seçildi. Seçilen projelerden en az 1 tanesi pilot olarak 2026 yılında uygulamaya alınacak.
Tarım ve Kadının Güçlenmesi alanında neler yapılıyor?
2025 yılında Avrupa Birliği destekli EWA Programı’nın kurumsal ilk paydaşı olarak, tarım alanında çalışan kadın girişimcilerin gelişimine katkı sunuldu. Ham madde temin edilen bölgelerde kadınların güçlenmesi amacıyla UNDP ile iş birliğiyle hasat sonrası tarlada kalan arpa saplarına yönelik bir döngüsel ekonomi iş modeli üzerine çalışıyoruz. . Projenin deprem bölgesi olan Adıyaman’da pilot olarak başlatılmasını hedefliyoruz.
Kültür sanat alanındaki desteklerinizden söz edelim…
Kültür-sanat, günümüzde toplumsal dayanışmayı güçlendiren, yaratıcı düşünmeyi teşvik eden ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen kritik bir toplumsal etki alanı olarak öne çıkıyor.World Economic Forum verilerine göre sanat projeleri, toplumlarda sosyal uyumu %30 oranında artırarak daha kapsayıcı bir sosyal yapı oluşmasına katkı sağlıyor.Tam da bu nedenle Anadolu Efes olarak kültür-sanatın desteklenmesine, genç sanatçıların güçlenmesine ve kültürel yaşamın sürdürülebilirliğine katkı sunan projeleri hayata geçiriyoruz.
Bu kapsamda neler yapılıyor?
İKSV ile 39 yıllık bir yol arkadaşlığımız var. İstanbul Film Festivali kapsamında her yıl düzenlenen Köprüde Buluşmalar programına ana destek sağlanırken, İKSV ile yürütülen iş birliği çerçevesinde Caz Festivali de desteklenen kültür-sanat etkinlikleri arasında bulunuyor.
Gençlere yönelik destekleriniz…
Uzun yıllar farklı tiyatrolara verilen desteklerle 1000’in üzerinde tiyatro oyununun sanatseverlerle buluşmasına destek olduk. 2018 yılında Anadolu Efes Mavi Sahne Platformu’nu kurduk. Platform, sahne bulmakta zorlanan alternatif tiyatro topluluklarını desteklemek ve başta üniversite öğrencileri olmak üzere tiyatroyu daha erişilebilir kılmak amacıyla DasDas’ta hayata geçirildi. 2018 yılından bu yana DasDas sahnesinde 100’ün üzerinde oyuna ev sahipliği yapan Mavi Sahne, yaklaşık 19 bin tiyatroseveri ağırladı. 2026 sezonunda da üniversite öğrencileri Mavi Sahne kapsamındaki oyunları uygun fiyatlı biletlerle izleme imkânı buluyor. (Öğrenci 200 TL,Tam 230 TL)