Ankara NATO zirvesi öncesinde adeta hareketli. Başkentteki "teyakkuz" hali, siyasi partilere de sirayet etmiş durumda. Zirvenin Ankara'da yapılacak olmasını "fırsat" olarak gören siyasi liderler, toplantı öncesinde görüşlerini hem hükümete, hem de halka iletmeyi de bu açıdan önemsiyorlar.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da, eski bir Dışişleri ve AB Bakanı olması vesilesiyle, bu konularda çokça kafa yoran liderlerden. Babacan, zirveye sadece günler kala, bir grup gazeteci ile yaptığı sohbet çerçevesinde NATO'da Türkiye'nin dikkat etmesi gereken unsurlardan, İttifak'ın geleceğine, Türkiye'nin önündeki ekonomik zorluklardan fırsatlara kadar her konuda görüşlerini açıkladı.
Babacan'ın sohbetteki en vurucu cümlelerinden biri, hem ekonomiyi hem de teknolojik gelişmeyi "milli güvenlik meselesi" olarak anmasıydı. DEVA Lideri, "eskiden teknoloji ağır ağır ilerlerdi. Ancak yapay zeka ve dron teknolojileri ile bu değişti. Artık geride kalan kaybeder. Hem ekonominin, hem de teknolojinin artık milli güvenlik meselesi olarak görülmesi gerekir" diye konuştu.
Çin'e ve Finlandiya'ya yakın zamanda ziyaretlerde bulunup, toplantılara katılmış olan Babacan, buradaki izlenimlerini de aktardı. Babacan, özellikle Helsinki'de küresel yatırımcılarla biraraya geldiği toplantıda ana gündem maddesinin dron teknolojileri olduğunu vurgulayarak, şu örnekler verdi; "Ukrayna'da bir dönem yılda 2 bin dron üretiliyordu. Şimdi sadece tek bir tesis günde beş bin drun üretiyor. Hatta moskito-sinek dron denilen küçük araçları üretmek için kurulmuş fabrikanın kapasitesi yılda 7 milyon drona kadar varmış durumda. Türkiye'nin de sadece İHA ve SİHA gibi daha yüksek kalibreli dronlar dışında, bu küçük ve amaca yönelik bu dron üretimine yönelmesi elzem" dedi.
NATO zirvesinin Ankara'da yapılacak olmasının önemli olduğunu, bunun Türkiye'ye yeni fırsat pencereleri de açacağını kaydeden Babacan, toplantıda hassasiyetle üzerinde durulması gereken unsurları ise şöyle sıraladı;
■ ABD'nin NATO'ya ilişkin bakışı ve yönelimi
■ Terörle mücadele meselesinin NATO gündeminde tutulmaya devam etmesi
■ Karadeniz'in güvenliği
■ Baltıklar ve Rusya ile doğrudan sınırı olan ülkeler hakkında çıkacak kararlar
■ Nükleer silahların yeniden konuşlandırılmasına ilişkin olası kararlar
■ Avrupa-NATO ilişkisi ve Avrupa savunma sisteminde Türkiye'nin yeri.
Bu unsurlara Türkiye ile ABD arasındaki "müttefiklik hukukuna uymayan" unsurları da ekleyen Babacan, özellikle savaş uçağı motoru ve savaş uçağı alımında Washington'un adım atması gerektiğini vurguladı.
"BATI HALA İRAN'IN KAYBET-KAYBET STRATEJİSİNİ ANLAMADI..."
İran savaşı ve Hürmüz Boğazı meselesine de değinen Babacan, gelinen noktanın "ABD'nin muazzam askeri gücünün coğrafyaya takılması" olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle dedi;
"Batılılar hala İran'ın kaybet-kaybet gibi bir kültürü olduğunu anlayamadılar. O yüzden Hürmüz Boğazı'nın merkezindeki çatışma böyle sonuçlandı."
"İKTİDARIN EKONOMİYİ KALICI OLARAK DÜZELTMESİ İMKANSIZ"
Türkiye'nin mevcut iş yapma iklimi değişmezse, iktidarın ekonomiyi kalıcı olarak düzeltmesini "imkansız" olarak gördüğünü söyleyen Babacan, seçime doğru halk kesimlerini rahatlatmak için bazı adımlar atılabileceğini, ancak bunun geçici olacağını söyledi ve ekledi; "Tabi bu adımları atabilmek için uluslararası yatırımcıları ikna edebilirlerse"
İzlenen ekonomik programı da sert sözlerle eleştiren Babacan, "3.5 yıllık program sonrasında geldiğimiz noktada yıl sonu enflasyonu konusundaki en iyimser tahmin yüzde 26. Yapabildiğiniz ancak enflasyonu yüzde 10 kadar indirmek. O da büyük sosyal maliyetlerle. Bu kafayla ekonomide kalıcı düzelme imkansız."
"PARTİ DEĞİŞTİREN BELEDİYE BAŞKANLARI AK-LANIYOR"
Ana muhalefet partisi CHP'nin içinde bulunduğu duruma ilişkin ise, eğer belediyelerde yolsuzluk varsa, bunun üzerine parti gözetmeksiniz gidilmesi gerektiğini belirten Babacan, "mesele rantsa, rantta çok çabuk birleşiliyor" dedi.
Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasına prensipte itiraz ettiklerini kaydeden Babacan, CHP'nin içinde bulunduğu durumu ise "birbirlerini öğüte öğüte ilerliyorlar" olarak niteledi. Parti değiştirip iktidar cephesine katılan belediye başkanları konusunda ise Babacan, bir kelime oyunu ile "Belediye başkanları parti değiştirince AK-lanıyorlar" ifadesini kullandı.
