İstanbul Sanayi Odası’nın açıkladığı Türkiye’nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması, Kocaeli adına yine dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Geçen yıl kentimizde üretim yapan 79 firma listede yer alırken, bu yıl bu sayı 85’e yükseldi.
Türkiye’nin dört bir yanından binlerce sanayi kuruluşunun yer almak için yarıştığı bir tabloda, Kocaeli’nin üretim yapan firma sayısını artırması küçümsenecek bir başarı değildir. Otomotivden rafineriye, kimyadan metale, gıdadan yapı malzemelerine kadar uzanan geniş üretim ağıyla Kocaeli, Türkiye sanayisinin merkezi olma özelliğini bir kez daha ortaya koymuştur. Ancak rakamların bize anlattığı hikaye yalnızca bundan ibaret değil.
Firma sayısı artmış olsa da geçen yıl listede yer alan kuruluşların önemli bir bölümünün sıralamalarda geriye düştüğünü görüyoruz. Başka bir ifadeyle, daha fazla firmayla temsil ediliyoruz ama mevcut şirketlerimizin büyük kısmı eski konumlarını korumakta zorlanıyor.
Bu durumun nedenlerini yalnızca yerel ekonomik göstergelerde aramak da eksik olur.
Şu bir aşikârdır ki, son yıllarda dünyada yaşanan savaşlar, jeopolitik gerilimler ve ticaret yollarındaki belirsizlikler küresel ekonomiyi derinden etkiliyor. Rusya-Ukrayna savaşıyla başlayan süreç henüz tam anlamıyla sona ermemişken, Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler enerji maliyetlerinden lojistik hatlarına kadar pek çok alanda yeni riskler oluşturuyor. Küresel pazarlardaki talep daralması ve korumacı politikalar da ihracatçı sanayicinin hareket alanını daraltıyor.
Bütün bunlara yüksek finansman maliyetleri, enflasyon baskısı, artan üretim giderleri ve nitelikli iş gücü ihtiyacını da eklediğimizde ortaya daha anlaşılır bir tablo çıkıyor. Yani mesele, üretimden vazgeçilmesi değil; üretimin çok daha ağır şartlar altında sürdürülmek zorunda kalınmasıdır.
Yıllardır dile getirdiğimiz, yazılarımızda bahsettiğimiz bir başka önemli nokta ise bu 85 firmanın tamamının vergi daireleri Kocaeli’de bulunmamasıdır. Ancak üretimlerini, yatırımlarını ve istihdamlarını bu kentte gerçekleştiriyorlar. Dolayısıyla burada asıl ölçülmesi gereken şey, şirket merkezlerinin adresi değil, Kocaeli’nin Türkiye ekonomisine sunduğu üretim gücüdür.
Fakat önümüzdeki dönemde yalnızca kaç firmamızın listede yer aldığıyla yetinmemek gerekiyor. Asıl hedef, bu firmaların ulusal sıralamalarda yeniden yukarı yönlü bir ivme yakalaması olmalıdır. Çünkü gerçek başarı, sadece sayısal büyüme değil, aynı zamanda rekabet gücünü artırabilmek, daha yüksek katma değer üretebilmek ve küresel dalgalanmalara rağmen güçlü kalabilmektir.
85 firmalık temsil gücüyle gurur duymalıyız, ama aynı zamanda bu verilerin bize verdiği mesajı da doğru okumalıyız. Kocaeli sanayisi büyümeye devam ediyor; ancak artık daha sert bir küresel rekabetin, savaşların gölgesinde şekillenen yeni ekonomik düzenin ve belirsizliğin içinde yol alıyor. Bundan sonraki başarı hikayesi, sadece daha fazla üretmekten değil, daha dayanıklı, daha verimli ve daha yüksek katma değerli üretim yapabilmekten geçecek.