Ekonomide bazı rakamlar vardır; yalnızca bir istatistik değildir, bir kentin üretim gücünü, rekabet kapasitesini ve geleceğe dair potansiyelini anlatır. İstanbul Sanayi Odası'nın açıkladığı "Türkiye'nin İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" ve "Türkiye'nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu" araştırmaları da bu açıdan yalnızca şirket sıralamalarından ibaret değildir. Bu listeler, şehirlerin sanayi performansını gösteren en önemli göstergelerden biridir.
Bu yıl Kocaeli açısından dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Kentte üretim yapan 85 firma İSO İlk 500 Büyük Sanayi Kuruluşu listesinde yer alırken, 55 firma da İSO İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu arasına girmeyi başardı. Böylece Kocaeli, Türkiye'nin ilk bin büyük sanayi kuruluşu içinde toplam 140 firmayla temsil edilerek bugüne kadarki en yüksek sayısına ulaştı.
Geçen yıl tablo biraz daha farklıydı. İlk 500 listesinde 79, İkinci 500 listesinde ise 51 Kocaeli firması bulunuyordu. Bir yıl içinde her iki listede de yaşanan artış, yalnızca sayısal bir yükseliş olarak değerlendirilmemeli. Bu tablo, üretim kapasitesinin büyüdüğünü, yatırımların karşılık bulduğunu ve orta ölçekli sanayi kuruluşlarının büyüme konusunda önemli mesafe katettiğini gösteriyor.
Geleceğin İlk 500'ü Kocaeli'nden çıkıyor
Kocaeli uzun yıllardır Türkiye sanayisinin lokomotif kentlerinden biri olarak gösteriliyor. Otomotivden kimyaya, metalden makineye, plastikten enerjiye kadar birçok stratejik sektörün üretim merkezi konumunda. Türkiye ihracatına yaptığı katkı, liman altyapısı, organize sanayi bölgeleri, lojistik avantajı ve nitelikli üretim ekosistemi sayesinde bu unvanını yıllardır koruyor. Ancak bu yıl ortaya çıkan 140 firmalık tablo, mevcut gücün korunduğunu değil, daha da ileri taşındığını ortaya koyuyor.
Asıl üzerinde durulması gereken nokta ise İkinci 500 listesi. Çünkü bu liste, geleceğin İlk 500 adaylarını barındırıyor. Bugün bu listede yer alan şirketlerin önemli bir bölümü birkaç yıl sonra ilk 500’e yükselme potansiyeline sahip. Kocaeli'nin bu yıl 55 firmayla temsil edilmesi, sanayi tabanının genişlediğini ve yeni başarı hikayelerinin yazıldığını gösteriyor.
Elbette bu başarı kendiliğinden oluşmadı. Organize sanayi bölgelerinin yıllar içinde oluşturduğu güçlü altyapı, liman yatırımları, tedarik zincirlerinin gelişmesi, üniversite-sanayi iş birlikleri ve ihracata odaklanan üretim anlayışı bu sonucun temel taşlarını oluşturuyor.
Ancak rekorlar, aynı zamanda yeni sorumluluklar da getirir. Kocaeli'nin önünde artık sadece üretimi artırmak değil, yüksek katma değerli üretimi büyütmek, teknoloji yoğun sektörlerde daha fazla yer almak ve markalaşmayı güçlendirmek gibi hedefler bulunuyor. Sayısal başarıyı niteliksel başarıyla desteklemek, kentin küresel rekabet gücünü daha da yukarı taşıyacaktır.
Kocaeli bu yıl kendi rekorunu kırdı. Şimdi asıl soru şu: Önümüzdeki yıl bu rakam 150'yi aşabilecek mi? Mevcut üretim dinamizmine bakıldığında bunun hiç de uzak bir ihtimal olmadığı görülüyor. Kocaeli'nin Z Raporu bugün bunu söylüyor; üretim devam ediyor, sanayi büyüyor ve Türkiye'nin üretim üssü unvanı her geçen yıl daha da güçleniyor.