Hayat Kimya’nın bebek bakım kategorisindeki markası Molfix’in 7 yıldır sürdürdüğü Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, güvenli bağlanmanın yalnızca bireysel değil, aynı zamanda ailenin korunması ve güçlendirilmesi, eğitim, toplumsal refah ve kalkınma açısından da kritik bir konu olduğu anlayışıyla yeni bir döneme giriyor.
Erken ya da sağlıksız doğan bebeklere ve ailelerine güven temelli bir bağ kurmalarında destek olmak amacıyla 2019’da başlayan Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, ilk fazında çok başarılı sonuçlar elde etti. Program yeni döneminde, sadece yeni doğan annelerine değil, tüm anne adaylarına, 0-3 yaş arası bebeği olan ailelere ve birincil bakım verenlere ulaşmayı hedefliyor.
T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle etki alanını genişletecek olan platform, ailelerin iyi olma halini desteklemeyi, ebeveynlik becerilerini güçlendirmeyi ve çocukların sağlıklı gelişimine katkı sunarak güçlü ailelerin, daha mutlu ve daha sağlıklı nesillerin gelişimine katkıda bulunmayı amaçlıyor.
Geçtiğimiz hafta, projenin ikinci fazının tanıtım toplantısına katıldım. T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan ve Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar yaklaşımlarının temelinin “Bugün doğan her çocuk yarının geleceği” ilkesi olduğunun altını çizdiler.
Kamu, akademi ve sivil toplum iş birliğiyle bilimsel temellere dayanan, ölçülebilir fayda sağlayan toplumsal yatırım modeline örnek olan Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı, yeni dönemde de büyük hedeflere sahip. Projenin lansmanında da bulunmuş bir gazeteci olarak, ilk dönem sonuçlarını büyük bir memnuniyetle dinledim. Emeği geçen tüm ekipleri kutluyorum.
Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı nasıl ortaya çıktı?
The Lancet’in 2024 yılında yayımladığı "Erken Çocukluk Gelişimi ve Sonraki 1000 Gün” (Early Childhood Development and the Next 1000 Days) araştırma serisine göre, düşük ve orta gelirli ülkelerde yaşayan 3-4 yaş grubundaki çocukların yalnızca %25,4’ü gelişimlerini destekleyen yeterli bakım ve destek ortamlarına erişebiliyor.
Yaklaşık 182 milyon çocuk ise sağlıklı gelişimlerini riske atabilecek koşullar altında büyüyor. Araştırma, yaşamın ilk yıllarında sağlanan duyarlı bakım, güvenli ilişkiler ve erken öğrenme fırsatlarının çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişiminde belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.
Bu iç görüden hareketle Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı güvenli bağlanmanın yalnızca doğum anında değil, çocuğun ilk yıllarını ve aile yaşamını kapsayan kritik bir gelişim süreci olduğu anlayışını odağına koyuyor.
İlk dönemde hangi sonuçlar elde edildi?
2019-2023 arasındaki çalışmalarla 195.000 ebeveyne, 5.500 sağlık çalışanına ulaşıldı. Toplamda 4.700 eğitim verildi. 31 ilde, 40 hastaneye toplam 350 birim hayati ekipman bağışı yapıldı.
Ebeveynlerin Çocuk Gelişimi konusunda bilgi artış oranı: %61; Ebeveynlerin Güvenli Bağlanma konusunda bilgi artış oranı: %64; Ebeveynlerin Evde Bakım konusunda bilgi artış oranı: %61 ve Eğitimlerden memnuniyet oranı: %98 olarak gerçekleşti.
Yeni dönem hedefleri neler?
İlk yılda, 10 pilot ilde (Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Samsun ve Şanlıurfa) 10 binden fazla aileye ulaşılması hedefleniyor. Programlar anne adaylarına, 0-3 yaş arası bebeği olan ailelere ve birincil bakım verenlerin ihtiyaçları doğrultusunda hazırlanacak. Bu eğitimlerin etkisi, bilimsel ölçümleme metodolojileriyle değerlendirilecek; elde edilen sonuçlar sosyal etki raporu aracılığıyla Bakanlık ve kamuoyuyla paylaşılacak.
Hangi konularda eğitim verilecek?
Güvenli Bağlanma ve Aile; Anne Baba Olma Süreci, Anne Baba Olmak ve Stres Yönetimi, Duyarlı Bakım ve Bebek Gelişimi, Aile İçi Etkili İletişim Eğitimleri başlıklı eğitim içerikleri hazırlanacak.
Ayrıca anne baba-bebek etkileşimini destekleyen teknikler, aile içi etkili iletişim, sağlıklı iletişim modelleri, iletişim engelleri ve çatışma faktörlerine ilişkin farkındalık oluşturulması gibi konular da programın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
0-3 yaş neden çok önemli?
Araştırmalara göre, beynin mimarisi yalnızca genetik program tarafından değil, bebeğin bakım verenleriyle kurduğu ilişkiler tarafından da şekilleniyor. Hayat Bağım toplantısında konuşan Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar şu cümlelerle ifade ediyor.
“Hayat Bağım” adı, çok güçlü bir gerçeği içinde barındırıyor. İnsan yaşamı bağ ile başlar. Bir bebeğin dünyaya geldiğinde ilk ihtiyacı yalnızca beslenmek ya da korunmak değildir. Onun aynı zamanda görülmeye, anlaşılmaya, sakinleştirilmeye ve güvende hissetmeye ihtiyacı vardır. Modern nörobilim ve gelişim psikolojisi bize şunu söylüyor: Bir bebeğin beyni ilişkiler içinde şekillenir. Bebekler yalnızca büyümezler; ilişkiler aracılığıyla gelişirler. Bugün sizlere bağlanmanın neden yalnızca bireysel bir mesele değil, aynı zamanda halk sağlığı, eğitim, ekonomi ve toplumsal kalkınma meselesi olduğunu anlatmak istiyorum. Bir bebeğin yaşamında ilk 1.000 günü hayatın temellerinin atıldığı dönem olduğunu söyleyebiliriz. Yani gebelikten yaklaşık üçüncü yaşın sonuna kadar olan dönem, insan gelişiminin en hızlı ve en hassas dönemidir. Bu dönemde saniyede yüz binlerce yeni sinirsel bağlantı oluşur. Beynin mimarisi yalnızca genetik program tarafından değil, bebeğin bakım verenleriyle kurduğu ilişkiler tarafından da şekilleniyor. “
“Duyarlı bakım” konusu neden kritik bir role sahip?
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan ise güvenli bağlanmanın çocuk gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaparak şunları söylüyor:
‘’Duyarlı bakım sayesinde çocuğun temel güven duygusu gelişir, dünyayı güvenli bir yer olarak algılar. Bu da çocuğun gelişiminde sosyal ilişkilerini ve empati becerilerini, çevresini güvenle keşfetmesini, olumlu benlik algısı ile özgüven geliştirmesini ve duygularını düzenlemesini etkiler. Bu program, bebeğin gelişim yolculuğunda en önemli kalkanı olan güvenli bağlanmasını destekleyecek ailelere verilen duyarlı bakım güvenli bağlanma eğitimini içermesi açısından büyük önem taşıyor. İlk yıllarda kurulan bağ, çocuğun yaşam boyu gelişimini etkiliyor. Kökleri derinde olan ağaçlar, fırtınalardan korkmazlar. Güvenli bağlanma, bir çocuğun ruhuna bırakılan en güçlü köktür. Bunu da sağlayacak olan ailedir.’’
Hayat Bağım Yanında Projesinin uluslararası boyutu da var.
Molfix’in bebeklerin sağlıklı ve mutlu gelişimini destekleme misyonuyla hareket ettiğini belirten Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın’ın verdiği bilgiye göre hayat Bağım 2025 yılında Cezayir’de, 2026’da ise Mısır’da uygulandı.
Cezayir’de 7.500 anne ve yenidoğan bebeğe ve 250 sağlık profesyoneline ulaşıldı. 5 bölgede 20 ili kapsayan eğitimler gerçekleştirildi. 25 adet tıbbi ekipman desteği sağlandı. Bu yıl 5 bölgede 10 ili kapsayan eğitimlerle 5.000 anne ve yenidoğan bebek ve 250 sağlık profesyoneline ulaşılması hedefleniyor. Mısır’da ise 7 ildeki eğitimlerle, 5.000 anne ve yenidoğan bebek ve 500 sağlık personeline ulaşıldı.
