Sert yükselen akaryakıt fiyatları, üretimin yanı sıra lojistik maliyetlerini yukarı çekiyor. Antalya Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncular Derneği Başkanı Nevzat Akcan’a göre “meyve sebzenin kendisi değil, lojistiği pahalı” hale geldi. Akcan, “Antalya’dan domatesi bedava alsanız dahi paketleme, işçilik, nakliye eklendiğinde İstanbul’a kilogram giriş maliyeti 18-20 lirayı buluyor” dedi.
Malatya'dan sezonun son 6 ayında yapılan 50 bin ton kuru kayısı ihracatına karşılık 240 milyon 57 bin dolar gelir elde edildi.
Yaş meyve sebze ve mamullerinde ihracat tutarının 6 milyar doları aştığını dile getiren sektör temsilcileri, tarım ürünlerinde yurt dışından dönen ürünleri önlemenin yolunun üretim aşamasında yapılacak çalışmalardan geçtiğini ifade ettiler.
Reis Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, bu yıl Ramazan ayı sonuna kadar fiyatlarda bir artış beklemediklerini söyledi.
TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, “Avrupa Birliği kanunlarına bağlıyız ancak kota konusunda da sıkıntı yaşıyoruz. Kotanın kaldırılması noktasında çaba sarf etmemiz gerekiyor.” diye konuştu.
Hububat ihracatında Avrupa Birliği (AB) kotasından şikayet eden TİM Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar Sektör Kurulu Başkanı Ahmet Tiryakioğlu, “Avrupa Birliği kanunlarına bağlıyız ancak kota konusunda da sıkıntı yaşıyoruz. Kotanın kaldırılması noktasında çaba sarf etmemiz gerekiyor” dedi.
AHBİB Başkanı Veysel Memiş, tarihte sayısız medeniyetin temel gıda ürünü olan bakliyatın yüksek protein değerlerinin yanı sıra daha az suya ve gübreye ihtiyaç duyması, havadaki azotu, potasyumu toprağa aktarması gibi çevreye katkıları nedeniyle küresel iklim değişikliğinin etkilerini azaltmaya yönelik doğal bir kalkan olduğunu belirtti.
Türkiye, 1980’lerde 2 milyon ton olarak ürettiği bakliyatın 1.3 milyon tonunu ihraç ediyordu. Üretim, bugün 1.3 milyon tona geriledi. Pazar payını artırabilmek için Türkiye, üretimini mutlaka artırmak zorunda. En büyük şansını ise modern tesislere sahip şirketleri oluşturuyor.
Ramazan ayı öncesi bazı kentlerde et fiyatlarının sabitlemesi, üretici ve kasapların tepkisine neden oldu. Sektör temsilcileri kesim ücretlerinin 400 TL’ye ulaştığı bir dönemde bu kararın kasaplara ve yerli üreticilere zarar vereceğini belirttiler.