VEYSEL AĞDAR
Geçen yıl beyaz et fiyatlarında bir artış yaşanmadığını aksine gerileme olduğunu kaydeden İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Müjdat Sezer, üreticilerin Ramazan öncesi artan maliyetleri fiyatlarına yansıtmak zorunda kaldıklarını söyledi. Sezer, iç piyasada tüketici fiyat artışlarının önüne geçmenin ihracat kısıtlamasıyla değil üretimi artırmakla mümkün olacağını söyledi.

Mısırın tonuna 2 haftada 100 dolara yakın zam geldi
Savaş nedeniyle hammadde, akaryakıt, lojistik ve ambalaj maliyetlerinde ciddi artışlar yaşandığını kaydeden İstanbul Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Başkanı Müjdat Sezer, özellikle yem olarak kullanılan mısırın tonunun son 2 haftada 100 dolar artarak 250 dolardan 350 dolara kadar yükseldiğini söyledi. İhracat kısıtlamasının Türkiye’nin “güvenilir tedarikçi” imajına zarar verdiğini vurgulayan Sezer, “Kısıtlamalarla fiyat düşüremeyiz. Üretim arttıkça arz artar, fiyatlar doğal olarak dengelenir” dedi. Bunun en önemli göstergesi 2025-2026 yılında yaşandığının altını çizen Sezer, “Fiyat artışını bırakın aksine yüzde 3’lük bir düşüş yaşandı. Nedeni ise üretimde yaşanan artış, üretim artınca arz yükseldi, talep sabit kaldı ve fiyatlar geriledi” diye konuştu. 2026 yılı itibarıyla girdi maliyetlerindeki artışı fiyatlara yansıtmak zorunda kaldıklarını ifade eden Sezer, üreticinin yüzde 15 zammının perakendeye yansımasının yüzde 20-25 civarında olduğunu söyledi.
Güven kaybı yarattı, pazarı Brezilya ve Ukrayna kaptı
Daha önce uygulanan kota sisteminin en azından mevcut müşterileri elde tutmaya yardımcı olduğunu hatırlatan Sezer, tamamen kapatma kararıyla pazar kaybı yaşadıklarını kaydetti. İhracata getirilen kısıtlamanın sektör üzerindeki en önemli etkisinin güven kaybı olduğunu belirten Sezer, “Yurt dışındaki müşterilerimizle belirli programlar dahilinde çalışıyoruz. Bağlantılarını 6 ay önceden belli miktarlarda tonajlarda yapıyorlar. Bir anda getirilen yasak, tedarik zincirini kırdı. En büyük pazarlarımızdan Ortadoğu ve Körfez ülkelerinin tedarikte öncelikleri bizim yerimize Brezilya ve Ukrayna gibi rakip ülkelere yöneldi. Biz ikinci planda tercih edilen ülke konumuna düştük. Rekabet avantajımızı kaybediyoruz ” dedi.
Özellikle orta ve alt gelir grubunda tavuk etinin en önemli protein kaynağı olmaya devam ettiğini kaydeden Sezer, yaz aylarında mangal sezonunun başlamasıyla birlikte tavuk ürünlerine talebin artacağına dikkat çekerken talebe bağlı olarak fiyat artışı olacağını ifade ederken, tüketici fiyatlar arttıkça tüketimini kısmak zorunda kalacağını söyledi.
Fiyatlar 1,5 ayda yüzde 15 ila 30 arasında zamlandı
Maliyet kalemlerindeki yükseliş fiyatlara da yansıdı. Son 1,5 aylık süreçte beyaz et ürünlerinde perakende fiyatlarında yaklaşık yüzde 15 ila yüzde 30 arasında değişen oranlarda artış yaşandı. Bütün tavukta kilogram fiyatı 85 TL’den 105 TL’ye, baget 119 TL’den 145 TL’ye, But fiyatı da 110 TL’den 145 TL seviyesine çıktı. Yaz aylarında daha çok rağbet gören tavuk kanadının fiyatı 230 TL’den 279 TL’ye yükselirken, ızgaralık ürünlerde de 250 TL’den 279 TL’ye çıkış yaşandı. Pirzola ve göğüs etinde ise fiyatlar 160 TL’den 189 TL seviyesine geldi.