














Bu yılın ilk ayında basılan Cumhuriyet altını adedi 1 milyon 392 bini aşarak son bir yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Ocak ayında çeyrek altın üretimi de 943 bin adedi bularak 2025’in aynı dönemini geçti.
Yılbaşından bu yana kazancı yüzde 50’yi aşıp 14 yılın en yüksek seviyesine gelen gümüş kendine hedef olarak tüm zamanların rekorunu koydu. Altının gölgesinden çıkan gümüş, doların çöküşü ve Fed’in hamleleriyle 50 dolar yolunda ilerliyor.
Fed’in faiz indirimi beklentileri ve doların zayıflamasıyla altın yeni rekor kırarken, bakır fiyatları 15 ayın zirvesine yükseldi. Yatırımcılar, merkez bankasının bu hafta atacağı adımların küresel emtia piyasalarına etkisine odaklandı.
Fed’den beklenen 25 baz puanlık indirim, altın ve gümüşte yeni rekorların habercisi olabilir. Kanada da gevşeme patikasını yönelirken, İngiltere bekle-gör tutumu izleyebilir.
QNB ekonomistlerinin hazırladığı analiz Türkiye’de yastık altı altın yatırımlarının bu yılın ilk 8 ayında 51 ton artışla 3 bin 100 tona çıktığını ortaya koyarken, son altın fiyatlarıyla hesaplandığında yastık altındaki altın yatırımı 363 milyar doları buldu.
TÜİK'in ağustos verilerine göre, TÜFE ile indirgendiğinde en yüksek aylık reel getiri yüzde 4,6 ile BIST 100 endeksinde gerçekleşti. Bu dönemde mevduat faizi (brüt) yüzde 1,21, DİBS yüzde 1,15 ve külçe altın yüzde 0,10 reel getiri sağlarken, dolar yüzde 0,52, Euro da yüzde 0,96 kayba yol açtı. Yıllık veride ise külçe altın, yüzde 22,80 ile yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.
Merkez bankalarının ABD hazine kağıtları yerine altına yönelmesi, sarı metalde rekorları tetikledi. Çin başta olmak üzere gelişmekte olan ekonomiler rezervlerini çeşitlendirmek için altın alımlarını artırırken, doların gücü sorgulanıyor.
Piyasalar yükseliyor ama yatırımcının asıl tercihi belli oldu, altın ve gümüş. Kıymetli metallerdeki ralli uzmanlara göre doların prestij kaybının ve paraya olan güvenin eridiğinin işareti. Yatırımcı, güvenli liman olarak en çok altın ve gümüşe sarılıyor.
Fed’in yaklaşan faiz indirimi, merkez bankalarının alımları, arz tarafında yaşanan sorunlar ve Çin’den beklenen teşvikler üç metalin yatırımcı gözündeki cazibesini artırıyor. 2025’in ikinci yarısı ve 2026 için fiyat beklentileri yükseliş eğilimine işaret ediyor.