IMF'nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'nda, küresel ekonominin bu yıl yüzde 3 ve 2027'de yüzde 3,4 oranında büyümesinin tahmin edildiği bildirildi. Rapora göre IMF, Türkiye ekonomisi için büyüme tahminini, bu yıl için yüzde 3,4'ten 2,9'a düşürürken, gelecek yıl için yüzde 3,5'ten 3,6'ya yükseltti.
Dünya Bankası, Türkiye ekonomisinin büyüme tahminini bu yıl için yüzde 3,6'dan yüzde 3,7'ye ve 2027 için yüzde 4,2'den yüzde 4,4'e yükseltti.
Pandemiyle başlayan, savaşlar, ticaret çatışmaları ve son olarak Venezuela ve İran gerilimiyle artan jeopolitik riskler yatırımcı için geçici bir şok olmaktan çıktı. Petrolden altına, bakırdan gümüşe kadar emtia artık kalıcı bir risk primiyle fiyatlanıyor.
ABD’nin İran’a olası müdahalesi, Tahran’ın dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birini sekteye uğratma riskini artırdığı için Hürmüz Boğazı bir kez daha gündeme geldi.
2026’ya güçlü arz koşullarıyla giren tarım emtia piyasalarında yılın ilk çeyreğinde genel bir yön birliğinden ziyade ürün bazlı fiyatlamalar öne çıkıyor. Buğday fiyatlarında düşüş eğilimi beklenirken, mısırda yukarı yönlü görünüm hakim.
Altın sembolik olarak yeni bir kırılma noktasına daha geldi. Yükselen fiyatlar ve jeopolitik riskler altını yeniden küresel rezervlerin merkezine taşıdı. Sarı metal, ABD tahvillerini aşarak dünyanın en büyük rezerv varlığı oldu. Analistler bu eğilimi, “dolarizasyondan arınma” sürecinin parçası olarak değerlendiriyor.
Bakır tarihi zirveleri test ederken, nikel Londra’da 3 haftada yüzde 30'un üzerinde prim yaparak ton başına 18.700 doların üzerine çıktı ve metal rallisinde bayrağı devraldı.
Venezuela’da yaşanan siyasi kırılma petrol piyasasını dalgalandırırken, Brent ve WTI yön arayışını sürdürüyor.
Jeopolitik belirsizlikler, para politikaları ve enerji dönüşümü metal piyasalarını desteklemeye devam edecek. Ocak-mart döneminde altın ve bakırda rekor, alüminyumda ise 6 yılın en yüksek seviyesi bekleniyor.