YENER KARADENİZ/İSTANBUL
Yüksek faiz, artan maliyetler ve satın alma gücündeki gerilemeyle mücadele eden perakendede, şimdi de fon krizinin etkileri hissediliyor. Zincir Mağazalar Derneği’nin (ZMD) bu yıl 13’üncüsünü düzenlediği Perakende Teknolojileri Konferansı’nda sorularımızı yanıtlayan ZMD Başkanı Serhan Tınastepe, son 2-3 haftada iç talepte sert daralma gözlemlediklerini söyleyerek, finansmana erişimi kolaylaştıracak adımlar atılması gerektiğini aksi halde şirketlerde yapısal krizler görülebileceğini belirtti. Hazır giyimden yapı markete, gıdadan kozmetiğe uzanan üyeleriyle 3 trilyon TL seviyesinde ciroyu, 55 bin satış noktasını ve 400 binden fazla çalışanı temsil eden derneğin başkanı, son çeyreğe ilişkin toparlanma beklentisinin zayıfladığını kaydetti. Eylül ayıyla birlikte şirketlerin KGF ve devlet destekli krediler, tüketicilerin ise daha uygun faizli kredi ve kredi kartı maliyetlerinde düşüş beklediğini anlatan Tınastepe, “Biz bu tedbirleri beklerken fon krizine uyandık" dedi. Krizin doğrudan etkisinin yaklaşık 800 milyar TL’lik kaynağın donması olduğunu belirten Tınastepe, fonların yatırım yaptığı bazı hisselerde de yatırımcıların çıkış yapmakta zorlandığını söyledi. Tınastepe, kendi parasının da kullanılamaz hale gelmesinden endişe eden tüketicilerin davranışlarının, talepteki daralmayı büyüttüğünü ifade etti.

Kastan değil, yağdan erisin
Enflasyonda düşüşün talepteki sert daralmadan kaynaklanmasının sektör açısından sağlıklı olmayacağını vurgulayan Tınastepe, eylül enflasyonunun beklentilerin altında kalmasında fon krizinin belirleyici olduğunu düşündüğünü söyledi. Genişleyici adımlar atılmaması halinde ekim ayı enflasyonunun negatif çıkabileceğini öne sürerek yaşanan daralmanın boyutunu anlatan Tınastepe, “Enflasyonla mücadele ederken yağdan erisin istiyoruz, kastan erisin istemiyoruz” ifadelerini kullandı. Fon krizine yönelik sürecin şu ana kadar iyi yönetildiğini düşündüğünü belirten Tınastepe, iç talepteki gerilemenin şirketler ve hane halkında yapısal sorunlar yaratmaması için önümüzdeki bir-iki haftanın önem taşıdığını dile getirdi. Fonlara ilişkin ödeme yapılması, faizlerin düşmesi, KGF kredileri ve tüketici kredisi imkanlarının artırılmasını beklenen adımlar arasında saydı. KOBİ kredilerinin karşılık oranlarına ilişkin düzenlemenin bankalardaki yansımalarını henüz yeterince göremediklerini söyleyen Tınastepe, “Şirketlerin ve tüketicilerin cebine para girmesi lazım” dedi.
3 yıldır üst üste yüksek faiz
Sektörün fon krizi öncesinde de güçlü bir seyir izlemediğini vurgulayan Tınastepe, üç yıldır uygulanan yüksek faiz ve kontrollü kur politikasının iç talebi baskıladığını, şirketlerin kazançlarını faiz giderlerine harcadığını belirtti. “Son 3 yıldır yüksek faiz ve kontrollü kur süreci devam ediyor. Bu süreç zaten iç talebi önemli ölçüde azaltmıştı. Bu, şirketlerin baş etmekte güçlük çekeceği bir durum. 2001 krizinden beri hiçbir dönem biz böyle 3 yıl boyunca yüksek faize maruz kalmadık. Dolayısıyla bu zaten iç talebi düşürmüştü. Şirketlerin işleri de iyi değildi. Şimdi de fon krizi başladı” diyen Tınastepe, sürecin kötü yönetilmesi halinde etkinin başka alanlara yayılarak domino etkisi yaratabileceği uyarısında bulundu.
Giyim ve ayakkabıda belirgin küçülme
Kategoriler arasında farklılaşma olduğunu anlatan Tınastepe, kozmetik ve tüketici elektroniğinin büyüdüğünü, gıdanın yatay seyrettiğini, yeme içmede ise sınırlı artış bulunduğunu söyledi. Hazır giyim ve ayakkabıda belirgin küçülme yaşandığını kaydeden Tınastepe, büyük harcamalardan kaçınan tüketicilerin kozmetik, dışarıda yemek ve küçük ev aletleri gibi alanlara yöneldiğini ifade etti. Markaların da yabancı ve yerli olarak ikiye ayıran ZMD Başkanı Tınastepe, “Yabancılar Sermayelerini dışarıdan getiriyor ya da dışarıdan çok daha düşük faizlerle borçlanıyorlar. Fiyatlarını arttırırken kurun artış oranını dikkate alıyorlar ve yerliye göre daha rekabetçi oluyorlar. Çünkü fiyatlarını daha az arttırıyorlar. Yerli ise yüzde 50-55 ticari kredi faizi ile karşı karşıya. Yerliler, artan kira, işletme maliyetleri, çalışan maliyetleri derken daha yüksek oranda zam yapmak durumunda kalıyor. Bu sefer satışları düşüyor. Az yaptığı zaman zarar ediyor. Dolayısıyla yerli yabancı arasında da bir ayrışmanın olduğunu görüyoruz. Bu 3 yıl süren yüksek faiz dönemi şirketlerde yapısal sorunlar yaratmaya başlama aşamasına geldi. Dolayısıyla bir an önce bu politikadan biraz daha kontrollü genişlemeci bir politikaya geçilmesini bekliyoruz” dedi.
Perakende Teknolojileri Konferansı’nın 13’üncüsü düzenlendi
Bu yıl 13’üncüsü düzenlenen Perakende Teknolojileri Konferansı'nda perakendenin geleceği; yapay zeka, verimlilik, Agentic Commerce ve yeni nesil mağazacılık ekseninde ele alındı. Konferansın açılışında konuşan Serhan Tınastepe, tüketicinin satın alma gücündeki gerilemenin karar süreçlerini zorlaştırdığını kaydetti. Özellikle gıda dışı perakendede tüketicinin daha fazla karşılaştırma yaptığını, kampanyaları izlediğini ve acil olmayan ihtiyaçları için beklediğini anlatan Tınastepe, “Tüketici bugün bir ürünü yalnızca istediği için satın almıyor. Fiyatını, alternatifini, faydasını ve zamanlamasını daha fazla sorguluyor” dedi. Tınastepe, turizmdeki yavaşlama ve Türkiye’nin yabancı ziyaretçiler açısından daha pahalı algılanmasının, yabancı tüketici harcamalarından beslenen kategorileri ayrıca zorladığını ifade etti.