İMAM GÜNEŞ
İhracatçıların uzun süredir dile getirdiği rekabetçilik sorunlarına rağmen Türkiye’nin ihracatı eylülde geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,4 artarak 26 milyar dolara yaklaşırken, son 12 aylık ihracat 283,7 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı. Ancak ihracatın dolar bazındaki güçlü performansına miktar artışı eşlik etmedi. Eylülde miktar yüzde 0,6, ocak-eylül döneminde ise yüzde 2 geriledi. EKONOMİ’ye konuşan sektör temsilcilerinin değerlendirmeleri de rekor rakamların arkasında her sektörde daha fazla üretim ve satış olmadığını; fiyat artışları, emtia hareketleri, ürün kompozisyonu ve bazı sektörlere özgü gelişmelerin toplam değeri yukarı taşıdığını ortaya koyuyor.
Eylülde toplam ihracat geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık 3,5 milyar dolar arttı. Artışta özellikle mücevher, kimya ve elektrik-elektronik öne çıktı. Bu üç sektörün ihracatındaki toplam artış 2,2 milyar dolara yaklaştı. Ancak sektörlerin detayına inildiğinde değer artışı ile miktar performansı arasında önemli farklılıklar görülüyor.
Külçe artışı rekoru getirdi, katma değere etkisi sınırlı oldu
Mücevher ihracatındaki güçlü artışın sektörün üretim ve istihdam performansı olarak okunmaması gerektiğini belirten Mücevher İhracatçıları Birliği (MİB) Başkanı Mustafa Özcan, yükselişin önemli bölümünün külçe altın ihracatından kaynaklandığını söyledi. Külçe ihracatının işçilik ve katma değer açısından sektöre katkısının çok sınırlı olduğunun altını çizen Özcan, “Türkiye’de yastık altında bulunan altının sisteme girip ihraç edilmesi rakamları yükseltiyor. Bunun mücevher sanayisine ve istihdama katkısı yok. Bizim için esas önemli olan ürettiğimiz mücevheri ihraç edebilmek” dedi.
Mücevher ihracatında ise gerileme olduğuna dikkat çeken Özcan, altın ithalatındaki kotanın da sektörün üretim ve ihracat kabiliyetini zorladığını belirterek, “İstikrarı sağlamak için kotanın kalkması gerekiyor. Kotadan kaynaklanan kontroller ihracatı da zorlaştırıyor. Yarım günlük teslimatlar 20 güne kadar çıkabiliyor. Kota varken kapanan atölyelerimizin yeniden açılması kolay değil” diye konuştu.
Kimya ihracatını, fiyat ve yakın pazar avantajı taşıdı
Kimya ihracatındaki değer artışında fiyatların önemli rol oynadığını belirten İstanbul Kimyevi Maddeler ve Mamulleri İhracatçıları Birliği (İKMİB) Başkanı Vefa İbrahim Aracı, miktar tarafında aynı ölçüde yükseliş bulunmadığını söyledi. Aracı, “Fiyatlar ihracattaki değer artışını etkiliyor, miktarsal olarak çok fazla artış yok. Bunun yanında Avrupa açısından Türkiye’nin lojistik avantajı öne çıkıyor. Bölgemizdeki savaşlar, deniz yolundaki sorunlar ve gümrüklerdeki beklemeler nedeniyle Avrupa birçok ürünü yakınlığı dolayısıyla Türkiye’den alıyor” dedi. Yılı 35 milyar dolarlık ihracatla tamamlamayı hedeflediklerini kaydeden Aracı, miktarda sınırlı artış beklediklerini, değer bazında ise hedefi yakalayabileceklerini ifade etti.
Elektrik-elektronikte değer miktardan hızlı büyüdü
Elektrik-elektronik ihracatında eylül ayında miktarın yüzde 7,9, değerin ise yüzde 36,2 arttığını belirten Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği (TET) Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, ana rakamların alt sektörlerdeki farklılaşmayı gizleyebildiğine dikkat çekti. Eylülde beyaz eşya ihracatının miktar bazında yüzde 4,3, değer bazında yüzde 1,5 gerilediğini aktaran Kavaklıoğlu, kablolarda miktarın yüzde 1,5 artmasına karşılık değerdeki yükselişin yüzde 35’i bulduğunu söyledi. Elektrik ve elektrik üretim-dağıtım ekipmanlarında ise miktarın yüzde 24,5, değerin yüzde 40,6 arttığını belirten Kavaklıoğlu, elektronikte miktar artışının yüzde 43,5, değer artışının yüzde 77’ye ulaştığını kaydetti. Elektronikteki yüksek artışın eylül ayına özgü güneş paneli ihracatından kaynaklandığını vurgulayan Kavaklıoğlu, bu nedenle tek aylık performansın sektörün genel eğilimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti.
Dokuz aylık verilerin daha farklı bir tablo ortaya koyduğuna işaret eden Kavaklıoğlu, elektrik-elektronik sektörünün ocak-eylül döneminde miktar bazında yüzde 5 gerilemesine rağmen değer bazında yüzde 14 büyüdüğünü söyledi. Aynı dönemde beyaz eşyada miktarın yüzde 14,4, değerin yüzde 8 düştüğünü; elektronikte ise miktarın yüzde 24,7 gerilemesine rağmen değerin yüzde 19,2 arttığını belirten Kavaklıoğlu, kablolarda da yüzde 1,4’lük miktar artışına karşılık değer artışının yüzde 24,6’ya ulaştığına dikkat çekti.
Emtia fiyatlarındaki yükseliş ihracat rakamlarına yansıdı

Miktar ile değer arasındaki farkta emtia fiyatlarının önemli rol oynadığını vurgulayan Elektrik ve Elektronik İhracatçıları Birliği (TET) Başkanı Mehmet Kavaklıoğlu, “Örneğin geçen yıl 10 bin dolar seviyesinde olan bakır bu yıl 14 bin dolara çıktı. Hammadde fiyatındaki bu artış kablonun satış fiyatına ve dolayısıyla ihracat değerine yansıyor. Bu, tek başına daha yüksek katma değerli satış yaptığımız anlamına gelmiyor. Dünyada enflasyon yükseldiği için hammadde, emtia ve satış fiyatları da yükseliyor” dedi.
İhracat performansının yalnızca dolar bazındaki rakamlarla değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Kavaklıoğlu, “Dünya ticaretinden aldığımız paya da bakmamız lazım. Aldığımız pay büyüyorsa iyi gidiyoruz demektir. Asıl ölçüm bu olmalı. Sadece rakam olarak bakmak yanlış olur. Büyürken büyümenin kalitesine önem vermeli; kontrollü, sağlıklı ve sürdürülebilir bir büyüme modeli oluşturmalıyız” diye konuştu. Yılın son çeyreğinde devreye alınacak projelerle dokuz aylık ortalamanın üzerinde bir performans beklediklerini belirten Kavaklıoğlu, yılı 20 milyar dolarlık ihracatla ve miktar bazında yüzde 1-2 artışla tamamlamayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.
TİM Başkanı Gültepe'den miktar uyarısı
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, ağustos ayı ihracat rakamlarının açıklandığı toplantıda ihracatta yalnızca değer artışına değil, miktar performansına da bakılması gerektiğine dikkat çekmişti. Eylül verilerinde de aynı noktaya vurgu yapan Gültepe, ihracatın değer bazında yüzde 15,4 artmasına rağmen miktarda yüzde 0,6 gerilediğini, ocak-eylül döneminde ise değer yüzde 5,2 artarken miktarın yüzde 2 düştüğünü söyledi.
İhracatın sağlıklı ve sürdürülebilir büyümesi için iki göstergenin birlikte yükselmesi gerektiğini vurgulayan Gültepe, “Biz değerin yanı sıra miktarın da artması gerektiğine inanıyoruz” dedi. Rekabetçilikte yaşanan zorlukların devam ettiğini belirten Gültepe, ağustos itibarıyla yıllık tüketici enflasyonu yüzde 31,5 olurken dolar kurundaki artışın yüzde 17,2’de kaldığına, aradaki 14 puanı aşan makasın ihracatçı üzerindeki baskıyı sürdürdüğüne dikkat çekti.