İstanbul’da düzenlenen 3. Yeşil Çelik Zirvesi’nde sektörün ortak mesajı, “Türkiye yarışa avantajlı başladı ancak yalnız bırakılırsa bu üstünlüğü kaybedebilir” oldu.
Asya çelik piyasası 2025’in son çeyreğinde zayıf talep, yükselen korumacı politikalar ve artan stok baskısı hissediyor. Çin, Hindistan ve Güneydoğu Asya ülkelerinde hem yurt içi tüketimin yavaşlaması hem de ihracata getirilen yeni engeller, fiyatları aşağıya itiyor.
Dünyanın en büyük demir cevheri yatağı üretime hazırlanıyor. Afrika’da yükselen 23 milyar dolarlık Simandou projesi, 3 milyar tonluk rezerviyle demir cevheri piyasasında yeni bir dönem başlatıyor. Çin’in ağırlığını artıran maden, fiyatları düşürüp küresel güç dengelerini sarsabilir.
Emlak yatırımlarındaki durgunluk ve zayıf sanayi talebi Çin’in çelik üretiminde tabloyu tersine çeviriyor. Tarihi üretim eşiğinin altına düşüş bekleniyor.
Türkiye Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Veysel Yayan, "Dünyanın ham çelik üretiminde eylülde olduğu gibi ocak-eylül döneminde de yüzde 1,6 düşüş görüldü. Türkiye'nin 9 ayda üretimi yüzde 1 arttı ve ülkemiz Hindistan ve ABD ile birlikte üretimi büyüyen ülkeler arasında yer aldı." dedi. Yayan, "Ciddi ithalat artışları yaşadığımız ülkelere karşı kota uygulanması, kotayı aşan ithalat için ABD ve AB'nin uyguladığına benzer oranlarda vergi ihdas edilmesi önem taşıyor." açıklaması yaptı.
Çin çelik yatırımlarını sınır ötesine taşıyor. Çinli şirketler, Pekin’in getirdiği üretim kısıtlamalarından kurtulmak amacıyla içinde Türkiye, Nijerya, Suudi Arabistan gibi ülkelere uzanan yeni bir çelik ekseni oluşturuyor. Ülkenin sınır ötesi üretiminin 2 yıl içinde 50 milyon tonu bulması bekleniyor.
Nikel fiyatları, 2025’in son çeyreğinde arz fazlası endişeleriyle baskı altında kalmaya devam ediyor. Özellikle Endonezya kaynaklı üretim artışı, dengeleri bozuyor. Paslanmaz çelik talebinde toparlanma sinyalleri görülse de pil sektöründeki kaymalar ve ticaret politikalarındaki belirsizlik, nikelin yönünü muğlaklaştırıyor.
Enerji fiyatları, belirsizlikler ve teşvik eksikliği dönüşüm sürecini yavaşlatıyor. Şubat 2025 itibarıyla AB’de ilan edilen 33 adet “neredeyse sıfır emisyonlu çelik” projesinin yalnızca küçük bir bölümü planlandığı şekilde ilerliyor.
Eylül başında tonu 600 lira artan hurda demir fiyatı ton başına 300 lira geriledi.