FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) tarafından ‘’Bu Bir Ekmek Meselesi’’ temasıyla Türkiye’de ilk kez Ekmek Zirvesi düzenlendi.
Zirveye, Türkiye ve Antalya’daki un sanayicileri ve üreticileri katıldı. Ekmek Zirvesi'nde, ekmeğin tarım ekonomisinden gıda güvenliğine, insan sağlığından kültürel mirasa kadar uzanan çok boyutlu yapısı ele alındı.
ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, dünyada gıda, su ve enerji güvenliğinin stratejik öneminin her geçen gün arttığını söyledi. Hacısüleyman, ‘’Buğdayımıza sahip çıkmak zorundayız. Ekmeğimize sahip çıkmak zorundayız" dedi.
Ekmeğin Türk kültüründeki özel yerine dikkat çeken Hacısüleyman, şunları kaydetti:
‘’Ekmek sadece bir gıda ürünü değil, emeğin, paylaşmanın, üretmenin ve dayanışmanın sembolüdür. Ekmek, yalnızca sofralarda yer alan bir gıda ürünü değil, aynı zamanda büyük bir ekonomik zincirin ürünüdür. Tohumun toprağa düşmesinden başlayarak çiftçimizin alın teri vardır. Değirmencinin, fırıncının emeği vardır. Soframıza ulaşana kadar yüzlerce insanın katkısını içinde taşır. Bu nedenle ekmek, büyük bir emeğin sonucudur."
"Gıda güvenliği stratejik mesele haline geldi"
Tüketici alışkanlıklarının değiştiğini ve ekmek konusunda yeni hassasiyetlerin ortaya çıktığına dikkat çeken Hacısüleyman, şöyle devam etti:
‘’Dünyada yaşanan gelişmeler buğdayın stratejik önemini yeniden ortaya koydu. Uluslararası gerilimlere baktığımızda geleceğin en önemli üç başlığının gıda, su ve enerji olacağı sıkça dile getiriliyor. Enerjiyle ilgili gelişmeleri yakından takip ediyoruz ancak gıda ve su güvenliği de en az enerji kadar kritik hale gelmiştir. Ukrayna-Rusya savaşı başladığında dünyanın gündeminde buğday vardı. Limanlarda bekleyen milyonlarca ton buğdayın ihtiyaç sahibi ülkelere nasıl ulaştırılacağı konuşuluyordu. Savaşan taraflar bile buğdayın güvenli sevkiyatı konusunda uzlaşmak zorunda kaldı. Bu tablo, buğdayın ve ekmeğin ne kadar stratejik bir değer olduğunu açıkça göstermiştir.’’
"Türkiye 14 yıldır dünya un ihracat şampiyonu"
Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Mesut Çakmak ise Türkiye'nin 14 yıldır dünya un ihracat lideri olduğunu söyledi. Türkiye’nin ihraç ettiği unun 160'tan fazla ülkenin sofrasında yer aldığını vurgulayan Çakmak, şöyle konuştu:
‘’Türkiye un sanayisinde küresel gücüne sahip. TUSAF bünyesinde 8 bölge derneği ve 300'den fazla üye var. Un sektörü yalnızca Türkiye'nin değil dünyanın gıda arzına katkı sunmaktadır. Türkiye, 14 yıldır aralıksız olarak dünya un ihracat lideri ve şampiyon. Bugün sadece Türkiye'nin sofrasında değil, 160'tan fazla ülkenin sofrasında yer alıyoruz. Bu başarı üreticimizin emeği, sanayicimizin yatırımı ve sektörümüzün yıllara dayanan tecrübesinin sonucudur."
"Sosyal medyada ekmek kötüleniyor"
2026 hasat dönemine girildiğini ve iklim koşullarının yakından takip edildiğini anlatan Çakmak, şöyle devam etti:
‘’Her şeye rağmen üreticimizin emeği, sanayicimizin yatırımı ve sektörümüzün deneyimiyle ülkemizin buğday ve un tedarikinde güçlü yapısını koruyacağına inanıyoruz. Ekmek bir memleket meselesidir. Sosyal medyada yayılan yanlış bilgiler toplumda kafa karışıklığı oluşturuyor. Bugün teknoloji sayesinde bilgiye ulaşmak çok kolay. Ancak sosyal medyayı doğru kullanmak ve alanında uzman kişilerden bilgi almak büyük önem taşıyor. Bizler de TUSAF olarak sosyal mecralarda ekmeğin kötülenmesine ve zararlı gösterilmesine karşı bilinçlendirme çalışmaları başlattık. Çünkü ekmek sadece bir gıda ürünü değildir. Ekmek emektir, berekettir, toplumsal hafızamızın ortak değeridir. Ve ekmek bir memleket meselesidir."