FİKRİ CİNOKUR/ANTALYA
ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş, 4 yıldır devam eden Rusya Ukrayna savaşı ile enflasyonun yüksek seyretmesi, döviz kurunun düşük seyretmesi ve maliyetlerinin aşırı düzeyde artması hem turizm işletmelerini olumsuz etkilemeye devam ediyor. ‘Türkiye pahalı’ algısıyla birlikte Avrupalı turist daha ucuz olan tatil ülkeleri tercih yaptı.
Otelciler, maliyetlerinin yüzde 50’nin üzerinde arttığını, gelirlerinin ise döviz kuru baskısı nedeniyle istenilen düzeyde olmadığını belirterek, tur operatörlerinin daha fazla fiyat indirim taleplerine yanıt veremeyeceklerini dile getiriyorlar.
Hürmüz boğazındaki savaşın küresel petrol fiyatlarına yansıması domino etkisi yaratarak havacılık ve turizm sektörünü de olumsuz etkileyerek uçak biletlerinin artmasına yol açtı.
Akdeniz Turistik Otelciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, küresel havacılıkta yeni bir dönem yaşandığını, artan yakıt maliyetlerinin turizm rekabetini yeniden şekillendirdiğini söyledi. Kavaloğlu, şunları kaydetti:
‘’Orta Doğu’da yaşanan jeopolitik gelişmeler ve Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiğinde meydana gelen aksamalar, küresel havacılık sektörünün en önemli maliyet kalemi olan jet yakıtını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Küresel jet yakıtı üretiminin yaklaşık yüzde 14’ünü karşılayan Körfez bölgesindeki arz riskleri ve Asya rafinerilerindeki üretim baskısı, havayolu sektöründe maliyetleri artırırken, uluslararası turizm hareketlerinin de önümüzdeki dönemde yeni bir dengeye oturacağı öngörülüyor.’’
Jet yakıtı fiyatlarındaki yükselişin yalnızca ham petrol fiyatlarından değil, rafineri kapasitesindeki daralma ve tedarik zincirindeki aksaklıklardan da kaynaklandığını anlatan Kavaloğlu, ‘’Uzmanlar, maliyet artışlarının önümüzdeki aylarda kademeli olarak bilet fiyatlarına yansıyacağını ve bazı hatlarda kapasite planlamalarının yeniden gözden geçirileceğini değerlendiriyor’’ dedi.
Küresel turizmde yeni rekabet dönemi
Bu gelişmelerin sadece kısa vadeli maliyet artışı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Kavaloğlu, küresel turizmde yeni bir rekabet döneminin başladığını söyledi.
Yakıt fiyatlarındaki artışın yalnızca havayollarının maliyet sorunu olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çeken Kaan Kavaloğlu, şunları söyledi:
‘’Enerji maliyetlerinin uzun süre yüksek seyretmesi, havayollarının filo yatırımlarından uçuş ağlarına, kapasite planlamasından destinasyon tercihlerine kadar birçok stratejik kararı yeniden şekillendirecek. Bunun etkilerini sadece bu sezon değil, önümüzdeki birkaç yıl boyunca küresel turizm hareketlerinde göreceğiz. Enerji maliyetleri küresel turizmde yeni bir seçici mekanizma oluşturacak. Yüksek yakıt maliyetleri uzun vadede küresel turizm akışlarını yeniden şekillendirecek’’ dedi.
Savaş bitti, otelci ve tur operatörü arasında fiyat savaşı başladı
LMX Touristik Türkiye Koordinatörü Serdar Bayraktar da, ABD-İsrail ve İran savaşının ardından, turizm sektöründe yeni bir mücadele dönemi başladığına dikkat çekti.
Otelciler ile tur operatörleri arasında fiyat savaşı başladığını vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
‘’Fiyatlarını düşüren ve daha rekabetçi teklifler sunan oteller, henüz hedeflenen rezervasyon sayılarına ulaşamamış olsalar da mevcut talebi kendi taraflarına çekmeyi başarıyorlar. Bununla birlikte, geçen yıla göre özellikle Orta Avrupa pazarında rezervasyon akışında belirgin bir düşüş yaşanıyor. Türkiye’de konaklama maliyetlerinin her geçen gün artması ve döviz kurlarının aynı oranda yükselmemesi sektörün rekabet gücünü olumsuz etkiliyor. Buna ek olarak yüksek enflasyon, turizm sektöründe yaşanan nitelikli personel sıkıntısı ve bu yıl yürürlüğe giren yangın yönetmeliğinin getirdiği ek yükümlülükler de işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturmaktadır. Tüm bu gelişmeler sonucunda, oldukça iyi başlayan erken rezervasyon döneminin ivmesi ne yazık ki sürdürülememiştir.’’
"Gelecek sezon rekabet daha da sertleşecek"
Küresel turizm pazarında rekabet şartlarının değiştiğini, fiyat avantajının farklı destinasyonların eline geçtiğine dikkat çeken Bayraktar, ‘’Önümüzdeki dönemde fiyat rekabetinin daha da sertleşmesi bekleniyor. Uçak garantisi bulunan tur operatörleri, bir yandan uçuş risklerini azaltmak amacıyla satış fiyatları üzerinde baskı kurarken, diğer yandan otellerden daha avantajlı fiyatlar alabilmek için pazarlıklarını artıracaklardır. Sonuç olarak, doğru satış fiyatını yakalayan tur operatörleri pazarda avantaj sağlayacaktır’’ diye konuştu.
‘’Kârdan değil gelecekten zarar ediyoruz’’
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçıoğlu ise Türk turizminin derin bir çıkmaz içinde bulunduğunu söyledi. Maliyetlerin iki katına çıktığını, kur baskısı yüzünden Türkiye’nin yurt dışında ‘pahalı’ hale gelindiğini ifade eden Saatçioğlu, ‘’Bu şartlar altında 2027'de otellerimizi yenileyemeyeceğiz. Sektörde acilen devlet destekli bir üst akla ve ‘her şey dahil’ sisteminde reforma ihtiyaç var’’ dedi.
Tur operatörlerinin ‘Türkiye pahalı’, otelcilerin ise ‘Maliyetlerden dolayı daha fazla fiyat indiremeyiz’ restleşmesini değerlendiren Saatçıoğlu, turizmcinin enflasyona karşı savaş yaşadığını bildirdi.
Otelcilerin artık seçime kadar sabredeceğini ifade eden Saatçioğlu, özetle şunları kaydetti:
‘’Giderler TL, gelirler döviz. Bu duruma seçime kadar sabredeceğiz. Ülkedeki durum belli, turizmci her alanda kötü durumda. Bir sonraki seçimlere kadar kurun bu şekilde kontrollü artırılmasından dolayı turizmci her geçen gün daha da zor duruma düşecek. Çünkü bütün gelirlerimiz döviz (Euro/Dolar) bazında, giderlerimiz ise tamamen Türk Lirası. Gelirlerimiz enflasyon karşısında yeniliyor ve yurt dışında pahalı kalıyoruz. Burada yapacak bir şey yok, seçime kadar hepimiz sabredeceğiz."
"2027’de oteller yenilenmeyecek"
2026 turizm sezonunun savaşların da etkisiyle ciddi kayıplarla ve beklendiği gibi geçmediğini anlatan Hakan Saatçioğlu, özetle şöyle konuştu:
‘’Şu anda kardan çok ciddi şekilde zarar ediyoruz. Bizim amacımız kar edip otellerimizi yenilemektir. Fakat bu şartlar altında 2027 için otellerimizi yenileyemeyeceğiz gibi gözüküyor. Oteller ister istemez eskiyor ve bizi en çok düşündüren, korkutan konu bu. 2027'de bu tablodan farklı bir senaryo olmayacak. Dayanabilen olacak, dayanamayan olacak. Küçük oteller zor durumda kalacak ve sektörde el değiştirmeler çoğalabilir. Fiyat indirim taleplerine de kapıyı kapatıyoruz. Zaten yüzde 15 ila yüzde 40 arasında indirim yapanlar var. Bu karları tamamen yok ediyor. Daha fazla fiyat indiremeyiz. Eskiden 5 yıldızlı, ‘her şey dahil’ bir otelin kişi başı günlük maliyeti (cost) 30 Euro civarındaydı, şimdi ise 55 Euro oldu. Bir otelin kara geçebilmesi için 100 Euro’nun aşağısında satmaması gerekir.’’
"Gelecek sezona eksi 1 milyon euro ile başlıyor"
Antalya’da kış sezonunda otellerin yüzde 70’inin kapandığına dikkat çeken Saatçioğlu, ‘’Otellerin gizli kış gideri var. Antalya’daki otellerin yüzde 70’i kışın kapanıyor. Bu oteller Ocak-Nisan döneminde cepten yiyor ve 1 Nisan'da kapıyı açtığında sezona otomatik olarak eksi 1 milyon Euro ile başlıyor. İşletmenin yaz aylarında hem bu zararı kapatması hem de kara geçmesi lazım. Umut ‘son dakika’ rezervasyonlarında’’ dedi.