ABDULLAH SÖNMEZ / ESKİŞEHİR
34 milyon metrekarelik alan büyüklüğüyle Türkiye’nin en büyük ikinci organize sanayi bölgesi olan Eskişehir OSB, kent sanayisinin yaklaşık yüzde 80’ine ev sahipliği yapıyor. 916 firması, 53 bini aşan çalışan sayısı ve yüksek teknolojiye dayalı, katma değerli üretim yapısıyla EOSB; savunma, havacılık, makine, raylı sistemler, beyaz eşya, otomotiv ana ve yan sanayi ve ileri teknoloji alanlarında ülke ekonomisine stratejik katkılar sunuyor. Eskişehir OSB, yalnızca bir üretim alanı değil; aynı zamanda planlı büyüme, lojistik avantaj, nitelikli iş gücü ve sosyal yaşamı birlikte ele alan bütüncül bir sanayi modeli ortaya koyuyor.
Eskişehir OSB Yönetim Kurulu Başkanı Nadir Küpeli, organize sanayi bölgelerinin Türkiye’nin üretim ve kalkınma modelindeki kritik rolüne dikkat çekerek, “Organize sanayi bölgeleri bugün Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturuyor. Üretimin planlı yapılması, sanayinin sürdürülebilir şekilde büyümesi ve küresel rekabet gücünün artırılması açısından OSB’ler stratejik bir görev üstleniyor. Eskişehir OSB de bu büyük yapının güçlü halkalarından biridir. Eskişehir OSB’nin bugünkü gücü, uzun vadeli planlama ve sürdürülebilir büyüme vizyonunun somut bir sonucudur. Mevcut alanın 23 milyon metrekareden fazlası dolmuş durumda olup, yatırımcı ilgisi her geçen yıl artarak devam etmektedir. İmişehir 1. Gelişme Bölgesi’nde parsellerin yüzde 99’unun tahsis edilmiş olması, bölgeye duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Kalkanlı 2. Gelişme Bölgesi ve Hasanbey raylı sistemler odaklı ihtisas alanı ise Eskişehir OSB’nin geleceğe yönelik büyüme hamlelerinin önemli parçalarıdır” dedi.
Eskişehir OSB’nin üretim kapasitesiyle yalnızca bölgesel değil, ulusal sanayi sistemi içinde önemli bir konumda yer aldığını vurgulayan Küpeli, “Bugün ulaştığımız üretim gücümüzle ve sanayi büyüklüğümüzle, 2030 yılı hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Her geçen gün gelişin sanayimiz il ve bölge ekonomisine büyük katkılar sağlarken, aynı zamanda Türkiye sanayisinin geleceğine yönelik sorumluluklar da yüklüyor” diye konuştu. Türkiye’nin sanayi üslerinin rekabet gücünün; lojistik altyapı, enerji erişimi ve ulaşım entegrasyonu ile doğrudan ilişkili olduğuna işaret eden Küpeli, “Sanayicinin küresel pazarlarda rekabet edebilmesi için güçlü lojistik ağlara ihtiyacı var. Halen yatırımı devam eden ve 2026 yılının ikinci çeyreğinde devreye girmesini beklediğimiz Hasanbey Lojistik Merkezi ile OSB’mizi birbirine bağlayan demiryolu hattı, Türkiye genelinde sanayi–lojistik entegrasyonuna örnek teşkil edecek projelerden biridir. Bu tür yatırımlar, ihracat odaklı büyümenin altyapısını oluşturuyor” ifadelerinde bulundu.
Güçlü üretim, güçlü ihracat, nitelikli istihdam
Küpeli, Türkiye’nin sanayi üslerinde en az altyapı kadar önemli bir diğer başlığın nitelikli insan kaynağı olduğunu vurgulayarak, “Sanayide dönüşüm; teknolojiyle birlikte insan kaynağını da dönüştürmeyi gerektiriyor. Mesleki ve teknik eğitim yatırımları, Türkiye’nin sanayi üslerinin sürdürülebilirliği açısından hayati öneme sahip. Eskişehir OSB olarak bu alanda sadece kendi bölgemiz için değil, ülke sanayisi için model oluşturan projeler yürütüyoruz. EOSB Meslek Lisemiz, mesleki eğitim merkezimiz MEGEM, Belgelendirme merkezimiz ESBEM, Ar-Ge ve teknolojinin üretim merkezi ATAP ve ETİM ile Eskişehir sanayisini her yıl daha iyiye taşırken, rekabet gücümüzün artmasına katkı sağlıyoruz” dedi. Küpeli, Eskişehir OSB’nin gelecek vizyonu hakkında ise, “Yeni sanayi alanlarının planlanması, ulaşım ve çevre yolu yatırımlarının hızlandırılmasıyla birlikte, Eskişehir OSB Türkiye’nin sanayi üsleri arasında stratejik konumunu daha da güçlendirecek. Hedefimiz; üretimde derinleşen, ihracatta güçlenen ve nitelikli istihdam yaratan bir sanayi ekosistemini kalıcı hale getirmektir” şeklinde konuştu.